“İyi Görüyorum” Demek Gözlerinizin Sağlıklı Olduğu Anlamına Gelmeyebilir

Görme sorunları çoğu zaman yavaş ilerlediği için kişi değişime farkında olmadan uyum sağlayabiliyor. Uzmanlar, belirgin bir şikâyet oluşmasını beklemeden düzenli göz doktoru muayenesinden geçmenin önemine dikkat çekiyor.

Telefon ekranını okuyabiliyor, günlük işlerinizi zorlanmadan yapıyor ve gözünüzde herhangi bir ağrı hissetmiyor olabilirsiniz. Ancak bunların hiçbiri gözlerinizde henüz fark edilmemiş bir sorun bulunmadığını göstermiyor.

Big Issue’da yayımlanan ve Specsavers iş birliğiyle hazırlanan bir yazı, insanların göz ve işitme kontrollerini ertelemesine neden olan yaygın yanlış inanışları ele aldı. Yazının göz sağlığıyla ilgili verdiği temel mesaj oldukça açık: Belirti ortaya çıkmasını beklemek, bazı göz hastalıklarının erken tanı fırsatının kaçırılmasına neden olabilir.

Yanlış inanış: “Telefonumu okuyabiliyorsam gözlerim iyidir”

Görme her zaman aniden azalmaz. Değişiklikler yavaş geliştiğinde kişi ekranı biraz yaklaştırarak, daha güçlü ışık kullanarak veya gözlerini kısarak yeni duruma uyum sağlayabilir.

Bu nedenle günlük işlerin hâlâ yapılabiliyor olması, görmenin ve göz sağlığının tamamen normal olduğu anlamına gelmez.

Özellikle glokom gibi bazı hastalıklar erken dönemde belirgin bir şikâyet oluşturmadan ilerleyebilir. Glokom, göz ile beyin arasındaki görsel iletişimi sağlayan optik sinire zarar vererek geri dönüşü olmayan görme kaybına yol açabilir.

ABD Ulusal Göz Enstitüsü de glokom belirtilerinin fark edilmeyecek kadar yavaş başlayabileceğini ve erken tanı için kapsamlı göz muayenesinin önem taşıdığını belirtiyor.

Yanlış inanış: “Göz muayenesi yalnızca gözlük numarasını belirler”

Göz doktoru muayenesinin amacı yalnızca kişinin miyop, hipermetrop veya astigmat olup olmadığını belirlemek değildir.

Muayene sırasında gözün ön ve arka bölümleri, retina, damar yapıları ve optik sinir değerlendirilebilir. Böylece glokom, katarakt, makula hastalıkları ve diyabete bağlı retina hasarı gibi göz sağlığını tehdit eden durumların bulguları fark edilebilir.

Diyabet, yüksek tansiyon ve bazı damar hastalıkları da göz dokularında değişikliklere neden olabilir. Bu nedenle kapsamlı bir göz muayenesi, yalnızca daha net görmeyi sağlayacak reçetenin belirlenmesi açısından değil, genel sağlık açısından da değer taşır.

Yanlış inanış: “Bir sorun olursa zaten hissederim”

Göz hastalıklarının tamamı ağrı, kızarıklık veya ani görme kaybıyla başlamaz. Bazı hastalıklar uzun süre sessiz ilerleyebilir.

Kişi sorunu fark ettiğinde hastalık ilerlemiş, görme alanı daralmış veya tedaviyle korunabilecek görme düzeyi azalmış olabilir. Bu nedenle yalnızca şikâyet ortaya çıktığında muayeneye gitmek yeterli değildir.

Muayene sıklığı herkes için aynı olmayabilir. Yaş, aile öyküsü, diyabet, yüksek tansiyon, kullanılan ilaçlar ve mevcut göz hastalıkları kontrol aralığını değiştirebilir. Kişiye uygun takip programı göz doktoru tarafından belirlenmelidir.

Gözlük ihtiyacı ile göz sağlığı birbirinden ayrılmamalı

Bir kişinin gözlük numarasının değişmemesi de göz sağlığında sorun bulunmadığını kanıtlamaz. Görme keskinliği iyi olduğu hâlde retina veya optik siniri etkileyen bir hastalık gelişebilir.

Aynı şekilde yalnızca otomatik ölçüm yaptırmak ya da görme taramasından geçmek, kapsamlı göz doktoru muayenesinin yerini tutmaz. Tarama ve numara ölçümü olası sorunları belirlemeye yardımcı olabilir; hastalıkların tanı ve değerlendirmesi için göz doktoruna başvurulması gerekir.

Muayene sonucunda gözlük reçete edilmesi hâlinde cam ve çerçeve seçimi, optik merkezleme, montaj, yüz ayarı ve kullanım sonrası hizmetler yetkili optik mağazada gerçekleştirilmelidir.

Bu belirtileri göz ardı etmeyin

Aşağıdaki değişikliklerden biri yaşanıyorsa rutin kontrol zamanı beklenmeden göz doktoruna başvurulmalıdır:

Özellikle ani başlayan görme değişiklikleri acil değerlendirme gerektirebilir.

Şikâyet oluşmasını beklemeyin

Göz sağlığının korunmasında en büyük yanılgılardan biri, “İyi görüyorum, dolayısıyla muayeneye ihtiyacım yok” düşüncesidir.

Oysa düzenli göz doktoru muayenesi yalnızca yeni bir gözlüğe ihtiyaç duyulup duyulmadığını göstermez. Henüz belirti vermeyen hastalıkların erken dönemde fark edilmesine, gerekli tedavinin zamanında başlamasına ve kalıcı görme kaybı riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir.

Gözleriniz ağrımıyor olabilir, ancak bu kontrol edilmeye ihtiyaçları olmadığı anlamına gelmez.

Kaynaklar

Big Issue – Four Myths That Stop People Getting Their Eyes and Ears Tested

ABD Ulusal Göz Enstitüsü – Glokom

CDC – Göz muayeneleri neden önemlidir?