Gözlük Numaranız Sık Değişiyorsa Dikkat
Gözlük numarasının kısa aralıklarla değişmesi, yeni gözlüğe rağmen net görülememesi, gece ışıklarında kamaşma ve görüntüde bozulma keratokonusun işaretleri arasında yer alabiliyor. Uzmanlar, özellikle gençlerde erken tanının önemine dikkat çekiyor.
Gözlük numarasındaki her değişiklik ciddi bir göz hastalığı anlamına gelmiyor. Ancak numaranın sık değişmesi, astigmatın giderek artması veya yeni gözlüğe rağmen görmenin istenen düzeye ulaşmaması durumunda ayrıntılı göz muayenesinin ihmal edilmemesi gerekiyor.
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Evcimen, bölgede keratokonus vakalarının dikkat çekici düzeyde görüldüğünü belirterek özellikle gençlerin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Keratokonus nedir?
Keratokonus, gözün ön bölümünde bulunan ve ışığın odaklanmasında önemli rol oynayan korneanın incelerek normal kubbe şeklini kaybetmesi ve öne doğru sivrileşmesiyle ortaya çıkan bir göz hastalığıdır.
Korneadaki bu şekil değişikliği, ışığın göz içinde düzgün biçimde odaklanmasını zorlaştırabilir. Bunun sonucunda miyopi ve düzensiz astigmatizma gelişebilir; görüntü bulanıklaşabilir veya bozulabilir.
Hastalık çoğunlukla ergenlik döneminde ya da genç yaşlarda ortaya çıkıyor ve kişiden kişiye değişen hızlarda ilerleyebiliyor.
Bu belirtiler göz ardı edilmemeli
Keratokonusun erken döneminde belirtiler sıradan bir gözlük numarası değişikliğiyle karıştırılabiliyor. Aşağıdaki durumlar yaşanıyorsa göz hastalıkları uzmanına başvurulması önem taşıyor:
-
Gözlük numarasının kısa aralıklarla değişmesi
-
Astigmat derecesinin giderek yükselmesi
-
Yeni gözlüğe rağmen yeterince net görememe
-
Görüntüde gölgelenme veya çiftleşme
-
Gece görüşünde belirgin azalma
-
Araç farları ve parlak ışıklar çevresinde kamaşma
-
Işığa karşı hassasiyet
-
Bir gözün diğerinden daha bulanık görmesi
Bu belirtiler yalnızca keratokonusa özgü değil. Kesin tanı, göz muayenesi ve gerekli ölçümler sonucunda göz hastalıkları uzmanı tarafından konulabiliyor.
Gençlerde daha yakından takip gerekiyor
Keratokonus genç yaşlarda daha hızlı ilerleyebildiği için çocuk ve gençlerde sık gözlük değişiminin “numarası büyüyor” denilerek geçiştirilmemesi gerekiyor.
Özellikle 20 yaşın altındaki kişilerde görme düzeyinin kısa sürede değişmesi, gözlükle yeterli görme sağlanamaması veya astigmat değerlerinde düzensiz artış görülmesi durumunda korneanın ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi önem taşıyor.
Hastalığın erken belirlenmesi, ilerlemenin takip edilmesine ve gerekli görüldüğünde koruyucu tedavilerin zamanında planlanmasına imkân sağlıyor.
Tanıda kornea haritasından yararlanılıyor
Standart göz muayenesine ek olarak kornea topografisi veya tomografisi, korneanın ön ve arka yüzeyinin ayrıntılı haritasını çıkarıyor. Bu ölçümler sayesinde korneadaki dikleşme, incelme ve şekil düzensizlikleri değerlendirilebiliyor.
Erken evrede görme düzeyi iyi olsa bile kornea haritasında keratokonusa ait bulgular görülebiliyor. Bu nedenle yalnızca gözlük numarasına bakılması her zaman yeterli olmayabiliyor.
Ailesinde keratokonus bulunanların ve sık gözlük numarası değişen gençlerin düzenli kontrol edilmesi erken tanı açısından önem taşıyor.
Gözleri ovuşturmak riski artırabilir
Uzmanlar, gözleri sert ve sürekli biçimde ovuşturmanın keratokonusun ortaya çıkması veya ilerlemesiyle ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor. Amerikan Oftalmoloji Akademisi de keratokonusu bulunan kişilere gözlerini ovuşturmaktan kaçınmalarını öneriyor.
Özellikle alerjik göz hastalıklarında ortaya çıkan kaşıntı, kişiyi gözlerini sık sık ovuşturmaya yöneltebiliyor. Kaşıntının devam etmesi halinde kendi kendine ilaç kullanmak yerine göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor.
Tedavi hastalığın durumuna göre belirleniyor
Keratokonus tedavisi hastanın yaşı, görme düzeyi, kornea yapısı ve hastalığın ilerleyip ilerlemediğine göre planlanıyor.
Erken veya hafif vakalarda gözlük yeterli olabilir. Gözlükle istenen görme sağlanamadığında sert gaz geçirgen, hibrit veya skleral kontakt lenslerden yararlanılabilir. Bu lensler korneanın şeklini değiştirmez veya hastalığın ilerlemesini durdurmaz; görme kalitesinin artırılmasına yardımcı olur.
İlerlemenin belgelendiği uygun hastalarda korneal çapraz bağlama, yaygın adıyla “cross-linking”, kornea dokusunu güçlendirerek hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak veya durdurmak amacıyla uygulanabilir. Bu işlemin temel amacı gözlük numarasını ortadan kaldırmak değil, korneadaki ilerlemeyi kontrol altına almaktır.
Daha ileri vakalarda kornea içi halka uygulamaları veya kornea nakli gibi farklı seçenekler değerlendirilebilir. Hangi yöntemin uygun olduğuna yalnızca ayrıntılı muayene sonrasında karar verilebilir.
Van ve Doğu Anadolu için dikkat çeken açıklama
Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Evcimen, keratokonusun Van ve çevre illerde Türkiye ortalamasından daha sık görüldüğünü ifade etti. Bölgedeki göz alerjilerinin ve buna bağlı göz ovuşturma alışkanlığının bu tabloda etkili olabileceğini belirtti.
Bununla birlikte uzmanların temel uyarısı önemini koruyor: Gözlük numarası sık değişiyor, yeni gözlük yeterli görüş sağlamıyor veya gece kamaşmaları giderek artıyorsa yalnızca gözlüğü yenilemekle yetinilmemeli; kornea yapısını da kapsayan ayrıntılı bir göz muayenesi yaptırılmalı.




