Değerli meslektaşlarım,
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından, kontak lenslerin internet üzerinden satışına ilişkin uygulama esaslarını belirlemek amacıyla hazırlanan kılavuz taslağı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği aracılığıyla ilgili odalara ve derneklere iletilmiştir ve görüşleri istenmiştir.
Uzun yıllardır optik sektörünün içinde olan bir meslektaşınız olarak, bu düzenlemenin bağımsız optisyenlik müesseseleri, toptancılar, dağıtıcılar ve kontak lens kullanıcıları açısından doğurabileceği olumsuz sonuçlara dikkat çekmek istiyorum. Söz konusu kaygılarımı ve yeniden değerlendirme talebimi, Kuruma sunmak üzere hazırladığım aşağıdaki dilekçede ayrıntılı olarak ele aldım.
Bazı meslektaşlarımızın internetten kontak lens satışına izin verilmesini yeni bir fırsat olarak gördüğünü biliyorum. Ancak herkese aynı satış izninin verilmesi, herkesin eşit koşullarda rekabet edebileceği anlamına gelmiyor. Tedarik gücü, dijital altyapı, reklam bütçesi ve lojistik imkânları arasındaki farklılıkların, özellikle bağımsız optik mağazalarını nasıl etkileyeceğini birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. Yönetmeliğe aykırı olmasına rağmen yıllardır internet üzerinden kontak lens satışı yapanlar, müşteri portföylerini çoktan oluşturmuş durumda. Dolayısıyla bu alana yeni girecek bağımsız optik mağazalarının rekabete ciddi bir dezavantajla başlayacağını ve pazarda yer edinmekte zorlanacağını düşünüyorum.
Üstelik konu yalnızca sektörün ticari geleceğiyle sınırlı değildir. Kontak lens kullanıcılarının güvenliği, doğru bilgilendirilmesi, reçete doğrulama süreçleri ve etkin denetim de bu değerlendirmenin merkezinde olmalıdır. Optisyenlik mesleğinin sürdürülebilirliği ile toplumun göz sağlığının korunması birbirinden ayrı düşünülemez.
Sizlerden ricam, aşağıdaki dilekçeyi sonuna kadar okumanız ve düzenlemeyi bu yönleriyle de değerlendirmenizdir. Konuya ilişkin Danıştay’da devam eden yargı sürecinin yanı sıra, sektörün sahadaki deneyimlerinin ve kaygılarının da dikkate alınmasını önemli buluyorum.
Temennim, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun bu düzenlemeyi kamu sağlığı, tüketici güvenliği, eşit rekabet ve mesleğimizin geleceği bakımından yeniden değerlendirmesi ve internetten satışa izin veren yaklaşımdan vazgeçmesidir. Olası mağduriyetler ortaya çıkmadan önce dile getirdiğimiz hususların dikkate alınması, sektörümüzün tamamı adına büyük önem taşımaktadır.
Saygılarımla,
H. Erol Harbi
T.C.
SAĞLIK BAKANLIĞI
TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU BAŞKANLIĞI’NA
KONU : Kontak lenslerin internet üzerinden satışına ilişkin düzenleme ve uygulamanın; kamu sağlığı, tüketici güvenliği, ölçülülük, eşit rekabet ve optisyenlik mesleğinin sürdürülebilirliği yönlerinden yeniden değerlendirilmesi talebimizdir.
AÇIKLAMALAR :
Opak Lens San. ve Tic. A.Ş. olarak uzun yıllardır Türkiye optik sektöründe faaliyet gösteren; oftalmik cam ve Kontak lens alanlarında üretim, tedarik ve dağıtım faaliyetleri bulunan bir kuruluşuz. Türkiye genelinde çok sayıda optisyenlik müessesesiyle yıllara dayanan ticari ve mesleki ilişkilerimiz nedeniyle sektörün ekonomik ve fiilî koşullarını yakından takip etmekteyiz.
Şirketimiz, faaliyet gösterdiği süre boyunca yalnızca kendi ticari faaliyetlerinin gelişimine değil, bağımsız optisyenlik müesseselerinin ayakta kalmasına, optisyenlik mesleğinin korunmasına ve sektörün sürdürülebilir biçimde gelişmesine de katkı sağlamayı önemsemiştir. Bu nedenle aşağıda açıkladığımız hususlar yalnızca ticari bir menfaat değerlendirmesi olmayıp, doğrudan sektörün ve kamu sağlığının geleceğine ilişkin saha gözlemlerimize dayanmaktadır.
03.07.2026 tarihinde yapılan mevzuat değişikliği ile belirli şartlar altında Kontak lenslerin internet ortamında satışına imkân tanınmış; bu kapsamda internet üzerinden satışın usul ve esaslarının belirlenmesi amacıyla “Optisyenlik Müesseselerinin İnternet Üzerinden Kontak Lens Satışına İlişkin Kılavuz Taslağı” hazırlanmıştır. Taslağın sektör paydaşlarının görüşüne sunulduğu da tarafımızca takip edilmiştir.
Kurumunuzca hazırlanan taslakta reçete doğrulaması, ÜTS kayıtları, ürün izlenebilirliği, mesul müdür sorumluluğu, teslimat ve denetim gibi önemli güvenlik mekanizmalarının öngörülmüş olmasını olumlu karşılamakla birlikte, internet üzerinden satış modelinin kendisinin kamu yararı ve ölçülülük bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.
I. DÜZENLEMENİN DEĞERLENDİRİLMESİNDE TEMEL HUKUKİ ÖLÇÜT KAMU SAĞLIĞI OLMALIDIR
5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’un 1. maddesi, Kanunun amacını açık biçimde fertlerin ve toplumun sağlığını korumak olarak belirlemektedir. Aynı Kanun’un 4. maddesinde reçeteli lens satışı optisyenlik mesleğinin faaliyet alanı içinde düzenlenmiş; 6. maddesinde ise optisyenlik faaliyetinin sınırları belirlenmiştir.
Dolayısıyla Kontak lenslerin internet üzerinden satışına ilişkin ikincil düzenlemeler değerlendirilirken esas alınması gereken temel ölçüt, yalnızca satışın teknik olarak mümkün olup olmadığı değil, bu satış modelinin sağlık hizmetinin niteliği ve toplum sağlığının korunması amacıyla ne ölçüde bağdaşabildiğidir.
Nitekim Kontak lensler doğrudan kornea üzerine yerleştirilen tıbbi gereçlerdir. Kılavuz taslağında da reçete doğrulaması kapsamında kimlik, reçete tarihi, sağ ve sol göz değerleri, BC, DIA ve diğer teknik bilgilerin kontrol edilmesi öngörülmektedir. Ayrıca doğrulama yapılmadan ürünün gönderilmesine izin verilmemektedir.
Bu hükümler dahi Kontak lens satışının sıradan bir tüketim malının internetten satışından farklı, özel uzmanlık ve sağlık güvenliği gerektiren bir faaliyet olduğunu ortaya koymaktadır.
Kanaatimizce reçetenin elektronik ortamda doğrulanabilmesi, internet satışının doğurabileceği tüm sağlık risklerini kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır. Zira ürünün teknik özelliklerinin değerlendirilmesi, tüketicinin doğru ürün konusunda bilgilendirilmesi ve gerekli profesyonel yönlendirmenin sağlanması da sağlık güvenliğinin bir parçasıdır.
Ezcümle, “Kılavuz Taslağı”nda reçetenin sadece bir fotoğraf veya belge yüklemesi yoluyla sunulabilmesine açık kapı bırakılması, dijital ortamda sahteciliği ve tarih tahrifatını sıradanlaştıracaktır. Reçete doğrulaması doğrudan e-Nabız, e-Reçete veya ÜTS entegrasyonu ile yapılmadığı sürece, ekran başındaki bir mesul müdürün belgenin orijinalliğini teyit etmesi fiilen imkansızdır.
II. İNTERNETTEN SATIŞ HAKKININ TANINMASI, FİİLÎ OLARAK EŞİT REKABET KOŞULLARI YARATMAMAKTADIR
Anayasa’nın 48. maddesi özel teşebbüslerin serbestçe kurulmasını güvence altına almakta; aynı maddede Devlete özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alma görevi verilmektedir.
Bu çerçevede düzenleyici işlemlerin yalnızca “herkese aynı hukuki izin veriliyor mu?” sorusu üzerinden değil, bu iznin piyasada doğuracağı fiilî ekonomik sonuçlar üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.
Çünkü;
Her optisyen internet sitesi açabilir; ancak her optisyen internet ortamında eşit şartlarda rekabet edemez.
İnternet satışında rekabet edebilmek için yalnızca teknik olarak bir web sitesi oluşturmak yeterli değildir. Arama motorlarında görünürlük, SEO, dijital reklam, marka bilinirliği, müşteri edinme maliyeti, yazılım ve teknik altyapı, lojistik anlaşmaları ve ödeme sistemleri gibi çok sayıda maliyet bulunmaktadır.
Özellikle uzun yıllardır internet üzerinden faaliyet gösteren işletmelerin mevcut müşteri portföyleri, marka bilinirlikleri, arama motoru sıralamaları ve dijital altyapıları bulunmaktadır. Yeni internet satışına başlayacak bağımsız optisyenlik müesseseleri ise aynı pazara sıfırdan girmek durumunda kalacaktır.
Bu durum, hukuken aynı imkânın tanınmasına rağmen ekonomik olarak aynı rekabet şartlarının oluşmaması sonucunu doğurabilecektir.
Dahası, geçmiş dönemde internet üzerinden mevzuata aykırı şekilde satış yaptığı değerlendirilen işletmelerin bugün sahip oldukları dijital müşteri portföyü, arama motoru görünürlüğü ve marka bilinirliği, kurallara uygun biçimde yalnızca fiziki mağazasında faaliyet gösteren işletmelere kıyasla önemli bir başlangıç avantajı oluşturabilecektir.
Bu nedenle düzenlemenin yalnızca “internet satışına izin verilip verilmemesi” açısından değil, piyasada adil ve dengeli rekabet koşullarını nasıl etkileyeceği bakımından da değerlendirilmesi gerekmektedir.
III. EKONOMİK YÜKLER, ÖZELLİKLE BAĞIMSIZ OPTİSYENLİK MÜESSESELERİ AÇISINDAN ORANTISIZ SONUÇ DOĞURABİLECEKTİR
İnternet üzerinden satışa başlanması, fiziki mağaza faaliyetlerinin yerine geçen sıfır maliyetli bir satış kanalı değildir.
Bağımsız bir optisyenlik müessesesinin internet satışında rekabet edebilmesi için;
* web sitesi ve teknik altyapı,
* dijital reklam ve SEO,
* müşteri edinme maliyetleri,
* kargo ve lojistik,
* kredi kartı/POS komisyonları,
* ödeme sistemi ve teminat maliyetleri,
* personel ve operasyon giderleri
gibi ilave maliyetlere katlanması gerekecektir.
Kılavuzda öngörülen KVKK ve veri güvenliği altyapılarının (güvenli ödeme sistemleri, sızma testleri, sunucu maliyetleri) kurulumu ve sürdürülmesi, standart bir e-ticaret sitesinin çok ötesinde devasa IT (bilişim) yatırımları gerektirmektedir. Ayrıca günümüz e-ticaret ekosisteminde 'ücretsiz kargo' beklentisi, düşük hacimli işlem yapan bağımsız optisyenlerin kar marjını tamamen sıfırlayacaktır.
Özellikle yüksek işlem hacmine sahip işletmelerin bankalar, ödeme kuruluşları ve kargo firmalarıyla daha avantajlı ticari koşullar elde edebilmesi mümkünken, düşük işlem hacmine sahip yeni bir işletmenin aynı ekonomik koşullara ulaşması her zaman mümkün olmayacaktır.
Bunun sonucunda yeni başlayan bir işletme bakımından;
düşük sipariş hacmi → yüksek birim kargo ve ödeme maliyeti → yüksek müşteri edinme maliyeti → düşük kârlılık
şeklinde bir ekonomik yapı ortaya çıkabilecektir.
Kılavuz taslağında gönderilerin takip edilebilir olması, taşıma sırasında ürünlerin uygun koşullarda korunması ve tüketicinin bilgilendirilmesi gibi yükümlülükler de öngörülmektedir.
Dolayısıyla internet satışına hukuken izin verilmesi, ekonomik açıdan her optisyenlik müessesesinin bu pazarda yaşayabilir bir şekilde faaliyet gösterebileceği anlamına gelmemektedir.
IV. TEDARİKTE HACİM İSKONTOLARI VE BAĞIMSIZ MÜESSESELERİN FİYAT REKABETİNDE TASFİYE EDİLMESİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİDİR.
Sektörümüzün temel ticari gerçekliklerinden biri de alım hacmine dayalı fiyatlandırma ve iskonto politikalarıdır. Yüksek sermayeli zincir işletmeler, çok yüksek adetlerde (toplu) alım yaparak tedarikçilerden ciddi oranlarda hacim iskontoları elde etmektedir. Bu durum, büyük firmaların tüketiciye sunduğu perakende satış fiyatlarının, çoğu zaman yerel ve bağımsız bir optik mağazasının toptan ürün alış maliyetine denk veya ondan daha düşük olması sonucunu doğurmaktadır.
Fiziki mağazacılıkta yerel optisyenler, bu fiyat dezavantajını hastaya sundukları yüz yüze iletişim, mesleki tecrübe, güven ve kişiselleştirilmiş hizmet ile dengeleyebilmektedir. Ancak satın alma kararının tek bir tıkla ve tamamen en düşük fiyatı filtreleme güdüsüyle verildiği internet ortamında, bu hizmet dengesi tamamen ortadan kalkacaktır.
Kılavuz taslağında ürün fiyatlarının sunumu ve ticari iletişim uygulamalarına (kampanya/promosyon sınırlarına) dair birtakım kısıtlamalar öngörülmüş olsa da işletmelerin temel tedarik maliyetleri arasındaki bu devasa uçurum idari kurallarla kapatılamaz.
Dolayısıyla, internetten satışın meşrulaştırılması; yerel optik mağazalarını tüketici gözünde yalnızca, lens numarası öğrenilen veya deneme yapılan bedava danışma merkezlerine dönüştürecek, satışlar ise en düşük fiyatı veren birkaç dev zincir mağazaya kayacaktır. Bu durum Anayasa'nın piyasalarda tekelleşmeyi önleme ve esnafı koruma ilkelerine aykırı şekilde, pazarın kısa sürede birkaç büyük sermaye grubunun elinde tekelleşmesine zemin hazırlayacaktır.
V. FİZİKİ OPTİSYENLİK MÜESSESELERİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ DE KAMU YARARI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMELİDİR.
Türkiye’de yaklaşık 9.500 civarında bağımsız ve küçük ölçekli optisyenlik müessesesi bulunmaktadır.
Bu işletmelerin önemli bir bölümü kira, personel, enerji, stok finansmanı ve benzeri sabit giderlere katlanmakta; buna karşılık sınırlı bir ürün ve müşteri hacmi üzerinden faaliyetlerini sürdürmektedir.
Kontak lens satışlarının önemli bir kısmının internet kanalına yönelmesi halinde, fiziki mağazaların ciro ve brüt kârlılıklarında meydana gelebilecek düşüş, sabit giderlerin devam etmesi nedeniyle işletmelerin ekonomik sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyebilecektir.
Buradaki mesele yalnızca işletme sahiplerinin ticari menfaati değildir.
Optisyenlik müesseselerinin ekonomik olarak zayıflaması veya kapanması;
çalışanların istihdamı → yerel tedarikçiler → toptancılar → distribütörler → üreticiler → lojistik hizmet sağlayıcıları
şeklinde sektörün tamamına yayılan bir ekonomik etki yaratacaktır.
Ayrıca her yıl optisyenlik programlarından mezun olan gençlerin istihdam edilebileceği veya kendi işletmelerini kurabileceği ekonomik olarak sürdürülebilir işyerlerinin azalması, mesleğin geleceği bakımından da dikkate alınması gereken bir sonuçtur.
VI. DÜZENLEMENİN ÖLÇÜLÜLÜK VE KAMU YARARI BAKIMINDAN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKMEKTEDİR
İdarenin düzenleme yetkisinin temel amacı kamu yararının gerçekleştirilmesidir. Bu yetkinin kullanılmasında getirilen düzenlemenin ulaşılmak istenen amaç bakımından elverişli, gerekli ve orantılı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda internet üzerinden Kontak lens satışına izin verilmesinin gerekçesi; tüketicinin ürünlere erişiminin kolaylaştırılması, teknolojik gelişmelere uyum sağlanması veya kayıt dışı satışın kontrol altına alınması ise, bu amaçlara ulaşmak için internet satışını serbestleştirmek dışında daha az riskli ve daha dengeli alternatiflerin bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.
Özellikle;
* kamu sağlığı bakımından ortaya çıkabilecek riskler,
* bağımsız optisyenlik müesseselerinin ekonomik yapısı,
* mevcut internet satıcılarının pazara giriş avantajları,
* dijital reklam ve müşteri edinme maliyetleri,
* lojistik ve ödeme sistemi maliyetleri,
* istihdam üzerindeki muhtemel etkiler
birlikte değerlendirildiğinde, düzenlemenin mevcut haliyle doğuracağı sonuçların amaçlanan kamu yararı ile orantılı olup olmadığının yeniden incelenmesi gerektiği kanaatindeyiz.
VII. İDARİ BELİRLİLİK İLKESİ VE TAŞRA TEŞKİLATINDA DOĞACAK UYGULAMA FARKLILIKLARI GÖZÖNÜNDE BULUNDURULMALIDIR.
Kılavuzda internet satış izni verme yetkisinin Kurum tarafından müdürlüklere devredilebileceği belirtilmiştir. Ancak web sitesinin taşıması gereken siber güvenlik standartları, teknik altyapı kriterleri ve KVKK uyum ölçütleri somut ve sayısal olarak (örneğin TSE veya ISO bilişim standartları referans alınarak) belirlenmemiştir.
Bu muğlaklık, 81 ilde birbirinden tamamen farklı değerlendirmelere, yerel rekabet eşitsizliklerine ve idari uyuşmazlıklara yol açacaktır.
VIII. DİJİTAL DENETİMİN FİİLİ İMKANSIZLIĞI VE MEVCUT DENETİM KAPASİTESİNİN DURUMU DİKKATE ALINMALIDIR
Kılavuz taslağının "Denetim, Yasaklar ve İdari İşlemler" başlıklı bölümünde, Kurumunuzca internet sitelerinin, satış süreçlerinin ve reçete doğrulama sistemlerinin denetleneceği düzenlenmiştir. Ancak, idari bir düzenlemenin hayata geçirilmesindeki en önemli unsur, o düzenlemenin sahada denetlenebilir olup olmadığıdır.
Halihazırda Türkiye genelinde faaliyet gösteren 9.500 civarı fiziki optisyenlik müessesesinin rutin denetimlerinde dahi, Kurumunuzun ve İl Sağlık Müdürlüklerinin personel, zaman ve lojistik kapasitesi itibarıyla ciddi zorluklar yaşadığı; sahada yeterli sıklıkta ve etkinlikte fiziki denetim yapılamadığı bilinmektedir.
Fiziki mağazaların denetiminde dahi kapasite sınırları zorlanırken, ileride kaç tanesinin faaliyet göstereceği öngörülemeyecek farklı web sitesinin e-ticaret süreçlerini, arka plandaki dijital veri (log) akışlarını, çapraz kargo hareketlerini, sahte siteleri, sosyal medya yönlendirmelerini ve manuel yüklenen reçetelerin doğruluğunu anlık olarak takip edecek bir "dijital denetim altyapısı" Kurum bünyesinde mevcut değildir.
İnternet gibi sınırları belirsiz, anlık değişime ve manipülasyona son derece açık bir mecrayı, konvansiyonel denetim yöntemleriyle kontrol etmeye çalışmak piyasayı tamamen denetimsiz bir karaborsaya çevirebilecektir. Devletin fiilen denetleyemeyeceği büyüklükte bir dijital alanı yasal olarak serbest bırakması, hukukun ve kamu sağlığının ihlallerine açıkça zemin hazırlamak anlamına gelecektir.
X. TALEP
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1. Kontak lenslerin internet üzerinden satışına ilişkin mevcut düzenleme ve buna bağlı olarak hazırlanmakta olan Kılavuzun kamu sağlığı, tüketici güvenliği, eşit rekabet, ölçülülük ve optisyenlik mesleğinin sürdürülebilirliği yönlerinden yeniden değerlendirilmesini,
2. Düzenlemenin bağımsız optisyenlik müesseseleri üzerindeki muhtemel ekonomik ve istihdam etkilerinin ayrıca değerlendirilmesini,
3. Geçmişten gelen dijital pazar avantajlarının ve yüksek sermayeli işletmeler ile bağımsız optisyenlik müesseseleri arasındaki fiilî rekabet farklılıklarının düzenleme yapılırken dikkate alınmasını,
4. Kontak lenslerin internet üzerinden satışına ilişkin mevcut yaklaşımın, kamu sağlığının korunması ve sektörün sürdürülebilirliği bakımından yeniden ele alınmasını ve mevcut uygulamadan vazgeçilmesi seçeneğinin değerlendirilmesini,
5. Nihai düzenleme tesis edilmeden önce sektörün tamamının, özellikle bağımsız optisyenlik müesseselerinin, ekonomik ve mesleki koşullarının dikkate alınmasını,
Opak Lens San. ve Tic. A.Ş. olarak saygılarımızla arz ve talep ederiz.
Opak Lens San. ve Tic. A.Ş.





