HER GÖZ SEĞİRMESİ MASUM OLMAYABİLİR
Kısa süreli göz kapağı seğirmeleri çoğunlukla yorgunluk, stres veya uykusuzlukla ilişkili olsa da uzun süren ve gözleri açık tutmayı güçleştiren kasılmalar blefarospazm belirtisi olabilir.
Göz kapağında zaman zaman ortaya çıkan seğirmeler; yorgunluk, stres, uykusuzluk ve yoğun ekran kullanımı gibi günlük etkenlerle ilişkili olabilir. Genellikle kısa süren bu hareketler çoğu zaman kendiliğinden geçer.
Ancak göz kapaklarının istemsiz biçimde tekrar tekrar kasılması, gözleri açık tutmayı güçleştirmesi ve kişinin günlük yaşamını etkilemesi durumunda tablo basit bir göz seğirmesinden farklı olabilir. Göz çevresindeki kasları etkileyen bu istemsiz kasılmalar “blefarospazm” olarak adlandırılıyor.

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Aziz Serkan Topaloğlu, göz çevresindeki her istemsiz hareketin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, uzun süren veya günlük yaşamı etkileyen kasılmalarda altta yatan nedenin araştırılmasının önem taşıdığını söylüyor.
Basit Göz Seğirmesi ile Blefarospazm Aynı Değil
Halk arasında “göz seğirmesi” olarak bilinen göz kapağı miyokimisi, çoğunlukla göz kapağında hafif, kısa süreli ve kendiliğinden geçen kas hareketleri şeklinde görülüyor.
Blefarospazmda ise kasılmalar daha belirgin ve tekrarlayıcı olabiliyor. Genellikle iki göz çevresini etkileyen bu istemsiz hareketler, bazı kişilerde göz kapaklarını açık tutmayı güçleştirecek seviyeye ulaşabiliyor.
Op. Dr. Aziz Serkan Topaloğlu, iki durum arasındaki farkı şöyle açıklıyor:
“Ara sıra meydana gelen hafif göz kapağı seğirmeleri ile blefarospazmı birbirinden ayırmak gerekir. Blefarospazmda istemsiz kasılmalar daha belirgin ve tekrarlayıcıdır. Kasılmalar kişinin görsel işlevlerini ve günlük aktivitelerini etkiliyorsa göz hastalıkları değerlendirmesi önem taşır.”

Işık Hassasiyeti ve Sık Göz Kırpma Görülebilir
Blefarospazmın başlangıç döneminde göz kırpma sıklığında artış görülebiliyor. Zaman içerisinde göz çevresindeki kasılmalar daha belirgin hale gelebiliyor.
Parlak ışığa karşı hassasiyet, gözleri açık tutmakta zorlanma, istemsiz kasılmalar, göz yüzeyinde batma ve kuruluk hissi de tabloya eşlik edebiliyor. Stres, yorgunluk ve parlak ışık gibi bazı çevresel etkenler belirtilerin daha belirgin hissedilmesine neden olabiliyor.
Bununla birlikte belirtilerin şiddeti ve hastalığın seyri kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor.
Göz Kuruluğu Yakınmaları Artırabilir
Blefarospazmın kesin nedeni her hastada belirlenemeyebilir. Hareketlerin kontrolünde rol oynayan sinir sistemi mekanizmalarındaki değişikliklerin hastalığın gelişiminde etkili olabileceği düşünülüyor.
Göz yüzeyindeki tahriş ve göz kuruluğu gibi durumlar da göz kırpma ve kasılma yakınmalarına eşlik edebiliyor. Bu nedenle değerlendirme sırasında yalnızca göz kapağındaki kasılmaların değil, göz yüzeyinin ve kişinin diğer yakınmalarının da dikkate alınması gerekiyor.
Op. Dr. Aziz Serkan Topaloğlu, “Blefarospazm değerlendirilirken göz yüzeyinin durumu da göz önünde bulundurulur. Kuruluk, irritasyon veya göz yüzeyini etkileyen başka bir problem varsa bunun belirlenmesi, hastanın yakınmalarının bütüncül olarak değerlendirilmesine yardımcı olur.” ifadelerini kullanıyor.

Blefarospazm Nasıl Tedavi Ediliyor?
Blefarospazmda tedavi yaklaşımı; kasılmaların sıklığına ve şiddetine, kişinin günlük yaşamının ne ölçüde etkilendiğine, göz yüzeyinin durumuna ve eşlik eden sağlık sorunlarına göre belirleniyor.
Tedavide kullanılabilen yöntemlerden biri botulinum toksini enjeksiyonlarıdır. Botulinum toksini, hekim tarafından belirlenen kas bölgelerine uygulanarak sinir ile kas arasındaki iletişimi geçici olarak azaltmayı ve istemsiz kasılmaları hafifletmeyi amaçlıyor.
Tedavinin etkisi kalıcı olmadığı için uygulamanın tekrarlanıp tekrarlanmayacağı ve uygulama aralıkları her hastanın klinik durumuna göre hekim tarafından değerlendiriliyor.
“Botulinum toksini uygulamasında amaç göz çevresindeki istemsiz kas aktivitesini azaltmaktır. Uygulanacak noktalar, doz ve takip süreci kişiye göre belirlenir. Bu nedenle blefarospazm şüphesi bulunan kişilerin öncelikle ayrıntılı bir göz muayenesiyle değerlendirilmesi gerekir.”
Uygulama öncesinde kişinin göz ve göz kapağı yapısı, göz yüzeyinin durumu, mevcut hastalıkları ve kullandığı ilaçlar değerlendiriliyor. Uygulama sonrasında kişiden kişiye değişebilen ve çoğunlukla geçici olan bazı etkiler görülebileceği için tedavinin uzman hekim tarafından planlanması ve takip edilmesi önem taşıyor.

Uzun Süren Kasılmalar Göz Ardı Edilmemeli
Kısa süreli ve hafif göz kapağı seğirmeleri çoğunlukla geçici etkenlerle ilişkili olabiliyor. Buna karşılık kasılmaların uzun süre devam etmesi, sıklaşması, her iki göz çevresinde belirginleşmesi veya gözleri açık tutmayı güçleştirmesi durumunda tıbbi değerlendirme gerekebiliyor.
Op. Dr. Aziz Serkan Topaloğlu, “Her göz seğirmesi blefarospazm anlamına gelmez. Burada önemli olan kasılmaların süresi, sıklığı, şiddeti ve günlük yaşam üzerindeki etkisidir. Tekrarlayan veya gözlerin açık tutulmasını güçleştiren kasılmalarda nedenin belirlenmesi için göz muayenesi yapılması uygun olacaktır.” diyerek sözlerini tamamlıyor.






