20 Dakikada Kişiye Özel Kontak Lens Üretimi Mümkün Olabilir
Kanadalı araştırmacılar 3D baskı teknolojisiyle kişiye özel kontak lens üretiminde dikkat çekici bir adım attı
Kanada'daki University of Waterloo araştırmacıları tarafından geliştirilen yeni bir 3D baskı teknolojisi, gelecekte kişiye özel kontak lenslerin yalnızca 20 dakika içinde üretilebilmesinin önünü açabilecek önemli bir yenilik olarak değerlendiriliyor.
Araştırma ekibi, geliştirdikleri yeni silikon malzeme ve dijital üretim platformu sayesinde, hastanın kornea yapısına özel olarak tasarlanan kontak lenslerin tek bir muayene sırasında tasarlanıp üretilebileceğini belirtiyor.
Günümüzde Kişiye Özel Lens Üretimi Zaman Alıyor
Bugün piyasadaki yumuşak kontak lenslerin büyük bölümü standart çap ve eğrilik seçenekleriyle üretiliyor.
Ancak özellikle;
-
düzensiz kornea yapısına sahip hastalar,
-
keratokonus gibi kornea hastalıkları bulunan kişiler,
-
özel sert gaz geçirgen (RGP) veya skleral lens kullanan hastalar
için uygun lensin bulunması çoğu zaman haftalar hatta aylar sürebiliyor.
Yeni teknoloji, bu süreci önemli ölçüde kısaltmayı hedefliyor.
Yeni Nesil 3D Baskı Sistemi Nasıl Çalışıyor?
Araştırmacılar tarafından geliştirilen sistem üç temel bileşenden oluşuyor:
-
Hastaya özel lens tasarım yazılımı
-
3D baskıya uygun yeni hidrofilik silikon malzeme
-
Hassas dijital üretim teknolojisi
Sistem önce hastanın kornea geometrisini analiz ediyor.
Ardından:
-
iç yüzey tamamen korneaya uyacak şekilde,
-
dış yüzey ise gerekli optik numarayı sağlayacak şekilde
kişiye özel olarak tasarlanıyor.
Sonrasında lens yaklaşık 20 dakika içinde 3D yazıcıyla üretilebiliyor.

Yeni Silikon Malzemesi En Büyük Sorunu Çözüyor
Kontak lens üretiminde silikon;
-
yüksek oksijen geçirgenliği,
-
biyouyumluluğu,
-
güvenli kullanımı
nedeniyle uzun yıllardır tercih edilen temel malzemelerden biri.
Ancak klasik silikonların büyük bölümü 3D baskıya uygun değil.
Waterloo Üniversitesi araştırmacıları bu sorunu çözmek amacıyla, hem 3D baskıya uygun hem de kontak lenslerde kullanılabilecek özellikleri koruyan yeni bir hidrofilik silikon formülasyonu geliştirdi.
Daha Pürüzsüz ve Şeffaf Lensler
3D baskı teknolojilerinde katmanlı üretim nedeniyle yüzeylerde mikroskobik basamaklanmalar oluşabiliyor.
Bu durum;
-
optik kaliteyi,
-
kullanıcı konforunu
olumsuz etkileyebiliyor.
Araştırma ekibi bunun için lens yüzeyini fiziksel temas olmadan düzelten son derece ince bir kaplama yöntemi geliştirdi.
Bu işlem sayesinde lensin kişiye özel geometrisi korunurken daha pürüzsüz ve yüksek optik kaliteye sahip bir yüzey elde ediliyor.
Klinik Çalışmalar Hazırlanıyor
Araştırmacılar laboratuvar testlerinde geliştirilen lenslerin biyouyumlu olduğunu açıkladı.
Şimdi ise teknoloji için insan üzerinde klinik çalışmaların (in vivo) hazırlıkları sürdürülüyor.
Ekip ayrıca geliştirdikleri hidrofilik silikon malzemesi için geçici patent başvurusu yaparken kapsamlı patent sürecini de başlatmış durumda.
Ticari Kullanım Hedefleniyor
Proje, University of Waterloo ile Hong Kong Polytechnic University ortaklığındaki Centre for Vision and Eye Research (CEVR) iş birliğiyle ticari ürüne dönüştürülmesi amacıyla geliştirilmeye devam ediyor.
Araştırma ekibi, özellikle kişiye özel kontak lens üretiminde üretim süresini önemli ölçüde azaltabilecek yeni bir dijital üretim altyapısı oluşturmayı hedefliyor.
Uluslararası Ödül Aldı
Geliştirilen teknoloji, Haziran 2026'da düzenlenen Shanghai International Exhibition of Inventions fuarında Altın Madalya (Gold Medal) ile ödüllendirildi.
Bu ödül, çalışmanın uluslararası araştırma ve inovasyon çevrelerinde de dikkat çekmeye başladığını gösteriyor.
Optik Gazete Değerlendirmesi
Bu teknoloji henüz araştırma ve geliştirme aşamasında bulunuyor ve klinik çalışmalar tamamlanmadan günlük kullanıma sunulması beklenmiyor.
Bununla birlikte, gelecekte özellikle standart lenslerle yeterli uyum sağlanamayan hastalar için kişiye özel kontak lens üretimini hızlandırabilecek önemli bir dijital üretim yaklaşımı olarak değerlendiriliyor.
Teknolojinin klinik başarı sağlaması halinde, kişiselleştirilmiş kontak lens uygulamalarında üretim süreçlerinin önemli ölçüde değişebileceği öngörülüyor.










