Çocuğunuzun Başarısızlığının Nedeni Tembellik Değil, Göz Tembelliği Olabilir!
Derse karşı isteksizlik, odaklanma güçlüğü, satır kaçırma ve tahtayı görememe her zaman çocuğun çalışmak istemediği anlamına gelmiyor. Fark edilmeyen bir kırma kusuru veya göz tembelliği, öğrenme sürecini zorlaştırabiliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bülent Doğu, okul öncesi göz muayenesinin önemine dikkat çekiyor.
Yeni eğitim-öğretim yılına hazırlanırken çocukların kırtasiye ve okul ihtiyaçlarının yanı sıra görme sağlığının da gözden geçirilmesi gerekiyor. Çünkü çocuklar yaşadıkları görme sorununu her zaman fark edemeyebiliyor veya bunu ailelerine doğru biçimde anlatamayabiliyor.
Tahtadaki yazıları net göremeyen, kitap okurken satırları karıştıran ya da uzun süreli yakın çalışmadan sonra baş ağrısı yaşayan bir çocuk; derse karşı ilgisiz, dikkatsiz veya isteksizmiş gibi görünebiliyor.
Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi hekimlerinden Op. Dr. Mehmet Bülent Doğu, okul döneminde görülen odaklanma ve öğrenme problemlerinin değerlendirilmesinde göz sağlığının da dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.
“Tahtayı Göremeyen Çocuğun Odaklanması Beklenemez”
Okul çağındaki çocuklarda miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurlarına sık rastlanabiliyor. İki göz arasında belirgin numara farkı, şaşılık veya görmeyi engelleyen başka bir problem bulunması ise göz tembelliğinin gelişmesine neden olabiliyor.
Op. Dr. Mehmet Bülent Doğu, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Sınıfta tahtayı net göremeyen, okurken satır kaçıran ya da baş ağrısı çeken bir çocuğun derse odaklanması beklenemez. Okul çağındaki çocuklarda sıkça rastladığımız miyopi, hipermetropi, astigmatizma gibi kırma kusurları ile göz tembelliği zamanında fark edilmezse çocuğun öğrenme sürecini olumsuz etkileyebilir.”
Bununla birlikte her ders başarısızlığının veya dikkat probleminin görme sorunundan kaynaklandığı söylenemez. Akademik güçlüklerin çok sayıda fiziksel, gelişimsel, psikolojik ve çevresel nedeni olabilir. Göz muayenesi, bu nedenlerden birinin görme problemi olup olmadığının anlaşılmasına yardımcı olur.
Göz Tembelliği Nedir?
Tıbbi adı ambliyopi olan göz tembelliği, çocukluk döneminde bir veya iki gözün görme kapasitesinin beklenen düzeyde gelişememesi durumudur. Sorun yalnızca gözün yapısıyla değil, göz ile beyin arasındaki görme gelişimiyle ilişkilidir.
Bir göz diğerine göre daha bulanık görüntü gönderdiğinde veya iki göz aynı noktaya birlikte odaklanamadığında beyin, daha net gören gözü kullanmayı tercih edebilir. Zamanla diğer gözün görme gelişimi geri kalabilir.
Göz tembelliğine yol açabilen başlıca durumlar şunlardır:
-
İki göz arasında belirgin numara farkı,
-
Düzeltilmemiş yüksek kırma kusurları,
-
Şaşılık,
-
Doğumsal katarakt veya görme eksenini kapatan başka sorunlar.
Göz tembelliği bulunan bir çocuk, diğer gözüyle yeterince iyi gördüğü için yaşadığı problemi fark etmeyebilir. Bu nedenle çocuğun herhangi bir şikâyetinin bulunmaması, iki gözünün de eşit düzeyde gördüğünü göstermez.
Bu Belirtilere Dikkat
Ailelerin çocuklarında gözlemleyebileceği bazı davranışlar, görme değerlendirmesine ihtiyaç duyulduğunu gösterebilir:
-
Televizyonu çok yakından izlemek,
-
Kitap veya ekranı yüze fazla yaklaştırmak,
-
Uzağa bakarken gözleri kısmak,
-
Sık sık gözleri ovalamak,
-
Bir gözünü kapatarak veya başını yana eğerek bakmak,
-
Okurken satır atlamak ya da takip etmekte zorlanmak,
-
Uzun süreli yakın çalışmada baş ağrısı yaşamak,
-
Gözlerde çabuk yorulma veya sulanma,
-
Sık düşmek veya nesnelere çarpmak,
-
Tahtadaki yazıları görmekte zorlanmak.
Bu belirtilerden birinin görülmesi tek başına göz tembelliği tanısı anlamına gelmez. Benzer davranışların farklı nedenleri olabileceğinden kesin değerlendirme göz hekimi tarafından yapılmalıdır.
Görme Taramasıyla Göz Muayenesi Aynı Değil
Okullarda veya birinci basamak sağlık hizmetlerinde yapılan görme taramaları, risk taşıyan çocukların belirlenmesine yardımcı olabilir. Ancak tarama sonucunun normal çıkması, her türlü göz probleminin kesin olarak dışlandığı anlamına gelmez.
Kapsamlı göz muayenesinde çocuğun yaşına ve ihtiyacına göre görme keskinliği, gözlerin birlikte çalışması, şaşılık, kırma kusurları ve göz sağlığı değerlendirilebilir. Gerektiğinde göz bebeğini büyüten damlalar kullanılarak ayrıntılı numara ölçümü ve gözün iç yapılarının muayenesi yapılabilir.
Tarama sırasında şüpheli bir bulgu belirlenen, ailesinde göz tembelliği veya şaşılık öyküsü bulunan, erken doğan ya da görmeyle ilgili belirti gösteren çocukların ayrıntılı muayeneye yönlendirilmesi önem taşıyor.
İlk Kontrol İçin Okul Çağı Beklenmemeli
Çocukların göz ve görme gelişiminin doğumdan itibaren takip edilmesi gerekiyor. Yenidoğan döneminde kırmızı refle değerlendirmesi gibi kontroller; doğumsal katarakt ve gözün yapısal sorunlarının erken fark edilmesine yardımcı olabiliyor.
Bebeklik ve erken çocukluk dönemindeki takiplerin ardından okul öncesi dönem, göz tembelliği ile buna yol açabilecek kırma kusurları ve şaşılığın belirlenmesi açısından önemli bir aşama oluşturuyor.
Muayene zamanı çocuğun yaşı, doğum öyküsü, ailesindeki göz hastalıkları ve mevcut belirtilere göre değişebiliyor. Şaşılık, göz bebeğinde beyazlık, gözlerde titreme, göz kapağı düşüklüğü veya belirgin görme güçlüğü fark edilmesi durumunda rutin kontrol zamanı beklenmeden göz hekimine başvurulması gerekiyor.
Erken Tanı Tedavi Başarısını Artırabiliyor
Göz tembelliğinin tedavisi, altta yatan nedene ve çocuğun durumuna göre planlanıyor. Kırma kusurunun uygun gözlükle düzeltilmesi bazı çocuklarda görmenin gelişmesine katkı sağlayabiliyor.
Gerekli durumlarda daha iyi gören gözün belirli sürelerle kapatılması, özel filtreler veya göz hekimi tarafından uygun görülen diğer yöntemler kullanılabiliyor. Katarakt veya şaşılık gibi durumlarda ise farklı tedavi seçenekleri gündeme gelebiliyor.
Tedavinin yöntemi ve süresi her çocuk için aynı değil. Sonuç; göz tembelliğinin nedeni, şiddeti, tanı yaşı ve tedaviye uyum gibi faktörlere göre değişiyor. Bu nedenle kapama tedavisi aile tarafından kendi kendine başlatılmamalı ve göz hekiminin belirlediği sürelerin dışına çıkılmamalıdır.
Çocuğu “Tembel” Olarak Etiketlemeyin
Ders sırasında çabuk yorulan, okumaktan kaçınan veya tahtayı görmekte zorlanan bir çocuğu isteksiz ya da tembel olarak değerlendirmeden önce yaşadığı güçlüğün nedeni araştırılmalı.
Görme problemi belirlenen çocuklarda uygun optik düzeltmenin sağlanması ve gerekli tedavinin başlanması, çocuğun görsel görevleri daha rahat yerine getirmesine yardımcı olabilir. Ancak akademik sorunlar devam ediyorsa öğretmen, çocuk doktoru ve gerekli uzmanlık alanlarıyla birlikte daha kapsamlı değerlendirme yapılması gerekebilir.
Çocukların görme sorunu yaşadıklarını her zaman söyleyemediği unutulmamalı. Okul öncesinde gerçekleştirilecek göz muayenesi, fark edilmeyen kırma kusurlarının ve göz tembelliği riskinin zamanında değerlendirilmesini sağlayabilir.





