Bir Gözlük Ekonomiye Ne Kadar Katkı Sağlayabilir? Yanıt: 27 Milyar Dolar

Görme sorunu düzeltilen hazır giyim çalışanlarının üretkenliği yaklaşık yüzde 6 arttı. Araştırmaya göre göz taraması ve gözlük için harcanan her 1 dolar, yalnızca 12 haftada 3,37 dolarlık üretim kazancı sağladı. Benzer programların dünya genelinde yaygınlaşması, tekstil ve hazır giyim sektörüne yılda 27 milyar dolarlık ilave üretim değeri kazandırabilir.

Gözlük çoğu zaman yalnızca daha net görmeyi sağlayan kişisel bir ihtiyaç olarak değerlendiriliyor. Oysa yeni araştırmalar, doğru görme düzeltmesinin çalışanların üretkenliğini artırabildiğini, hata oranını azaltabildiğini ve işletmelere ölçülebilir ekonomik katkılar sağlayabildiğini gösteriyor.

Bangladeş’te hazır giyim fabrikalarında yürütülen göz sağlığı programları ile Hindistan’da gerçekleştirilen randomize kontrollü bir araştırma, basit bir gözlüğün çalışanlar ve işletmeler açısından ne kadar büyük bir değişim yaratabileceğini ortaya koydu.

Sonuçların verdiği mesaj son derece açık:

Net görmek bir lüks değil; çalışan sağlığı, iş güvenliği ve üretkenlik açısından temel bir ihtiyaçtır.

İğneye iplik geçirmek artık daha kolay

Bangladeş’te bir hazır giyim fabrikasında dikiş makinesi operatörü olarak çalışan Ruma Aktar, her gün binlerce giysinin üretildiği, hız ve hassasiyetin son derece önemli olduğu bir işte çalışıyor.

İğneye iplik geçirmek, dikişleri kontrol etmek, kumaş üzerindeki küçük hataları fark etmek ve düğmeleri doğru konuma yerleştirmek gibi görevlerin tamamı iyi bir yakın görüş gerektiriyor.

Aktar, yakın gözlüğünü kullanmaya başladıktan sonra iğneye çok daha kısa sürede iplik geçirebildiğini, daha az düzeltme yapmak zorunda kaldığını, baş ağrısı ve göz yorgunluğu şikâyetlerinin de azaldığını belirtiyor.

Bir çift gözlük yalnızca yaptığı işi kolaylaştırmadı; gün boyunca yaşadığı görsel zorlanmayı da azalttı.

Onun deneyimi kişisel bir örnek gibi görünse de fabrikalarda yürütülen taramalar, sorunun çok daha yaygın olduğunu gösteriyor.

Her üç çalışandan biri gözlüğe ihtiyaç duyuyor olabilir

Bangladeş, Çin’in ardından dünyanın en büyük ikinci hazır giyim üreticisi konumunda bulunuyor. Sektör ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 11’ini oluşturuyor ve yaklaşık 4 milyon kişiye istihdam sağlıyor.

Uygun maliyetli gözlük erişimini geliştirmeye çalışan sosyal girişim VisionSpring’in tahminine göre, Bangladeş’teki hazır giyim çalışanlarının yaklaşık üçte biri gözlüğe ihtiyaç duyduğu halde gözlük kullanmıyor.

Bangladeşli hazır giyim üreticisi Masco Group tarafından yaklaşık 5 bin çalışan üzerinde gerçekleştirilen taramalarda da çalışanların yaklaşık yüzde 30’una gözlük verilmesi gerektiği belirlendi.

Şirket yöneticilerinin dikkat çektiği noktalardan biri, görme sorunu yaşayan çalışanların çoğunun bu durumu yönetime bildirmemiş olmasıydı.

Çalışanlar;

  • Görme sorununu yaşlanmanın doğal ve çözümsüz bir sonucu zannedebiliyor,

  • Gözlüğün pahalı olacağını düşünebiliyor,

  • İşini kaybetme veya yetersiz görülme kaygısı yaşayabiliyor,

  • Sorun zaman içinde geliştiği için görmesindeki değişikliği fark etmeyebiliyor,

  • Baş ağrısı ve göz yorgunluğunu çalışma koşullarının normal bir sonucu sanabiliyor.

Bu nedenle görme sorunları iş yerinde kolayca gözden kaçabiliyor. Ancak çalışan şikâyet etmese bile üretim hızı, hata oranı, kalite ve güvenlik bundan etkilenebiliyor.

Gözlük üretkenliği yaklaşık yüzde 6 artırdı

Hindistan’daki hazır giyim fabrikalarında yapılan PROSPER II araştırması, yakın görme düzeltmesinin üretim üzerindeki etkisini bilimsel yöntemlerle inceledi.

British Journal of Ophthalmology’de yayımlanan randomize kontrollü araştırmada, yakın görme sorunu bulunduğu halde gözlüğü olmayan dikiş makinesi operatörlerine uygun yakın gözlüğü verildi.

Araştırmanın sonuçlarına göre gözlük kullanan çalışanların üretkenliği kontrol grubuna kıyasla yüzde 5,7, yuvarlak ifadeyle yaklaşık yüzde 6 arttı.

Üstelik artış yalnızca daha fazla ürün üretilmesiyle sınırlı değildi. Çalışanların yaptığı hata ve yeniden işlem gerektiren düzeltmeler de azaldı.

Bu sonuç, doğru görmenin özellikle hassas el işi gerektiren mesleklerde üretimin temel unsurlarından biri olduğunu gösteriyor.

Çalışan kumaşı, dikişi veya küçük parçaları net göremediğinde;

  • İğneye iplik geçirmesi daha uzun sürebiliyor,

  • Dikiş atlamaları gözden kaçabiliyor,

  • Etek uçları eşit dikilemeyebiliyor,

  • Düğmeler yanlış konumlandırılabiliyor,

  • Kalite kontrolü zorlaşabiliyor,

  • Hatalı ürünlerin yeniden işlenmesi gerekebiliyor,

  • Çalışma temposu yavaşlayabiliyor.

Görme sorunu düzeltildiğinde ise yalnızca çalışan daha rahat görmüyor; bütün üretim hattı bundan olumlu etkilenebiliyor.

Harcanan her 1 dolar, 3,37 dolar olarak geri döndü

Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, göz sağlığına yapılan yatırımın ekonomik geri dönüşü oldu.

Göz taraması ve gözlük sağlanmasının çalışan başına maliyeti 10 doların altında kaldı. Buna karşılık yalnızca 12 haftalık dönemde, harcanan her 1 doların 3,37 dolarlık üretkenlik kazancı oluşturduğu hesaplandı.

Başka bir ifadeyle işletme, çalışanının daha iyi görmesini sağlayarak yaptığı harcamanın üç katından fazlasına karşılık gelen üretim değeri elde etti.

Bu oran yıllık bir tahmin değildir; yalnızca araştırmanın izlediği 12 haftalık dönemde ölçülen sonuçtur. Dolayısıyla gözlüğün ekonomik katkısı uzun vadede daha da yüksek olabilir.

Çalışmanın gerçekleştirildiği Shahi Exports, sonuçların ardından yaklaşık 100 bin çalışanını kapsayacak şekilde göz taraması ve yakın gözlüğü programını genişletme kararı aldı.

Dünya ekonomisine 27 milyar dolarlık katkı sağlayabilir

Araştırmacılar, benzer görme düzeltme programlarının dünya genelindeki tekstil ve hazır giyim çalışanlarına ulaştırılması durumunda ortaya çıkabilecek ekonomik etkiyi de hesapladı.

Tahmine göre çalışanların ihtiyaç duyduğu gözlüklere erişiminin sağlanması, sektörde yılda yaklaşık 3,8 milyar adet daha fazla giysi üretilmesine olanak verebilir.

Bunun küresel hazır giyim sektörüne sağlayacağı ilave üretim değerinin ise yılda yaklaşık 27 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor.

Bu rakam, tek başına bir gözlüğün 27 milyar dolar kazandırdığı anlamına gelmiyor. Tahmin; dünya genelindeki tekstil ve hazır giyim çalışanlarının düzeltilmemiş yakın görme sorunlarının giderilmesi halinde oluşabilecek toplam sektörel kazancı ifade ediyor.

Yine de sonuç çarpıcı: Maliyeti son derece düşük bir görme düzeltmesi, küresel ölçekte milyarlarca dolarlık ekonomik değer yaratma potansiyeline sahip.

Gözlük bir maliyet değil, yatırımdır

Masco Group yöneticilerinden Fahima Akhter, çalışanlara gözlük sağlanmasını bir gider olarak değil, yatırım olarak değerlendirdiklerini söylüyor.

Daha iyi gören çalışanların üretkenlik ve iş güvenliğinin artacağını, bunun da zaman içinde işletmenin verimliliğine ve kârlılığına yansıyacağını belirtiyor.

Bu yaklaşım, gözlüğe bakışımızı değiştirecek kadar önemli.

Bir işletme çalışanına doğru gözlük sağladığında yalnızca üretim miktarını artırmış olmuyor. Aynı zamanda;

  • Çalışanın göz yorgunluğunu azaltabiliyor,

  • Baş ağrısı gibi şikâyetlerin önüne geçebiliyor,

  • Hatalı üretim ve malzeme kaybını azaltabiliyor,

  • Yeniden işleme ihtiyacını düşürebiliyor,

  • İş kazası risklerinin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor,

  • Çalışanın kendine güvenini ve yaşam kalitesini destekleyebiliyor.

Dolayısıyla gözlük hem çalışan hem işveren hem de ülke ekonomisi açısından karşılığı olan bir yatırıma dönüşüyor.

Sorunun adı çoğu zaman presbiyopi

Araştırmadaki çalışanların önemli bölümünde görülen sorun, genellikle 40’lı yaşlarla birlikte belirginleşen presbiyopiydi.

Presbiyopi, gözün yakındaki nesnelere odaklanma yeteneğinin yaşla birlikte azalmasıdır. Bir hastalıktan çok, gözün doğal yaşlanma sürecinin sonucudur.

Presbiyopi gelişen kişiler;

  • Küçük yazıları uzakta tutmaya,

  • Daha güçlü ışığa ihtiyaç duymaya,

  • Yakın işlerde gözlerini kısmaya,

  • İnce ayrıntıları görmekte zorlanmaya,

  • Uzun süreli yakın çalışmadan sonra baş ağrısı yaşamaya,

  • Telefon ekranını veya belgeleri daha uzaktan okumaya

başlayabilir.

Dikiş, elektronik montaj, kuyumculuk, saatçilik, kalite kontrol, laboratuvar çalışmaları, teknik servis, paketleme ve el sanatları gibi yakın görüşün yoğun kullanıldığı mesleklerde bu değişiklik çalışanın performansını doğrudan etkileyebilir.

Burada önemli bir terminolojik ayrım da bulunuyor: Presbiyopi “yaşa bağlı miyopi” veya “yakını görememe hastalığı” değildir. Gözün yaşla birlikte yakın mesafeye odaklanma gücünün azalmasıdır ve uygun gözlük camlarıyla düzeltilebilir.

Ekonomik kayıp yalnızca hazır giyim sektörüyle sınırlı değil

Araştırma hazır giyim çalışanlarına odaklansa da sonuçların verdiği mesaj çok daha geniş.

Net görmenin gerekli olduğu hemen her meslekte düzeltilmemiş görme sorunları;

  • İşin daha yavaş yapılmasına,

  • Hataların artmasına,

  • Ürün kalitesinin düşmesine,

  • İş kazalarına,

  • Çalışanın erken yorulmasına,

  • İş gücü kaybına,

  • Gelir kaybına

neden olabilir.

Uluslararası Körlüğü Önleme Ajansı’nın Vision Atlas verilerine göre, görme kaybının küresel ekonomide oluşturduğu yıllık üretkenlik kaybının yaklaşık 411 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.

Bu rakam yalnızca gözlüğe ihtiyaç duyan hazır giyim çalışanlarını değil, farklı nedenlerle görme kaybı yaşayan insanların dünya ekonomisindeki toplam üretkenlik kaybını kapsıyor.

Düşük ve orta gelirli ülkelerde düzeltilmemiş görme kaybının oluşturduğu ekonomik yükün satın alma gücü paritesine göre yılda yaklaşık 1 trilyon dolara ulaşabileceği hesaplanıyor.

Başka bir ifadeyle göz sağlığına erişim yalnızca sağlık sistemlerinin konusu değil; istihdam, kalkınma, üretim ve sosyal refah politikalarının da bir parçası.

Çalışanların görmesi neden kontrol edilmeli?

İş yerlerinde çalışanlara düzenli göz muayenesi olanağı sunulması, özellikle yüksek görsel dikkat gerektiren işlerde önemli yararlar sağlayabilir.

Ancak iş yerindeki basit bir görme taraması, kapsamlı göz muayenesinin yerine geçmez. Tarama, görme sorunu bulunabilecek kişileri belirlemek için ilk adım olabilir; kesin değerlendirme ve gözlük reçetesi için göz doktoru muayenesi gerekir.

Çünkü görme azalmasının nedeni her zaman yalnızca gözlük numarası değildir. Katarakt, glokom, diyabete bağlı retina sorunları, kornea hastalıkları ve diğer göz rahatsızlıkları da görme performansını etkileyebilir.

Özellikle;

  • Yakın veya uzak görmesi azalan,

  • Sık baş ağrısı yaşayan,

  • Gözlerini kısarak çalışan,

  • Küçük ayrıntıları seçmekte zorlanan,

  • İş sonunda yoğun göz yorgunluğu hisseden,

  • Görmesinde ani değişiklik fark eden

çalışanların göz doktoruna başvurması önemlidir.

Muayene sonucunda reçete edilen gözlük ise kullanıcının numarasına, yüz ölçülerine, yaptığı işe ve çalışma mesafesine uygun biçimde optik mağazada hazırlanmalıdır.

Her çalışana aynı hazır gözlük verilmesi doğru mu?

Araştırmada belirli koşulları karşılayan çalışanlara hazır yakın gözlükleri verilmiş olsa da her kullanıcı için aynı yaklaşım uygun değildir.

İki göz arasında numara farkı, astigmatizma, uzak görme bozukluğu, şaşılık, farklı çalışma mesafeleri veya göz hastalıkları bulunan kişiler kişiye özel değerlendirmeye ihtiyaç duyabilir.

Yanlış numaralı ya da çalışma mesafesine uygun olmayan bir gözlük;

  • Görsel rahatsızlığa,

  • Baş ağrısına,

  • Baş dönmesine,

  • Netlik sorununun sürmesine,

  • Çalışanın gözlüğü kullanmaktan vazgeçmesine

neden olabilir.

Bu nedenle çalışma alanının mesafesi, yapılan işin hassasiyeti, gerekli görüş alanı ve iş güvenliği koşulları gözlük seçiminde birlikte değerlendirilmelidir.

Optik mağazalar ekonomik zincirin önemli bir halkası

Bu araştırma, optik mağazaların yalnızca gözlük satılan ticari noktalar olmadığını da bir kez daha gösteriyor.

Optik mağazalar; reçetenin doğru uygulanması, uygun cam ve çerçevenin seçilmesi, gözlüğün yüz ölçülerine göre hazırlanması, optik merkezleme, montaj, ayar, teslimat ve kullanım sonrası hizmetlerin sağlandığı sağlık odaklı mesleki kuruluşlardır.

Çalışan doğru muayene edilse bile gözlüğün yanlış hazırlanması veya uygun biçimde ayarlanmaması beklenen yararın azalmasına yol açabilir.

Doğru muayene, doğru reçete, doğru ürün ve doğru uygulama birbirinden ayrı düşünülemez.

Bu nedenle göz sağlığı yatırımlarında göz doktorları, iş yeri sağlık birimleri ve optik mağazalar arasında kurulacak güçlü iş birliği, çalışanların gerçekten kullanabileceği ve fayda görebileceği çözümler oluşturulması açısından önemlidir.

Türkiye’deki işletmeler için de önemli bir mesaj

Araştırmadaki yüzde 6’lık üretkenlik artışını veya 3,37 dolarlık ekonomik geri dönüşü doğrudan Türkiye’deki bütün sektörlere uygulamak bilimsel açıdan doğru olmaz. Sonuçlar belirli fabrikalarda, belirli çalışan grupları ve üretim koşulları altında elde edildi.

Ancak araştırmanın ortaya koyduğu temel ilişki Türkiye açısından da dikkate değer:

Görme gereksinimi karşılanmayan bir çalışanın yaşadığı sorun yalnızca kişisel değildir; işin hızını, kalitesini, güvenliğini ve işletmenin toplam performansını da etkileyebilir.

Türkiye’de özellikle tekstil, hazır giyim, elektronik, otomotiv yan sanayi, hassas montaj, kuyumculuk, lojistik, kalite kontrol ve ekran başı çalışma gibi alanlarda düzenli göz muayenesinin çalışan sağlığı programlarına daha güçlü biçimde dahil edilmesi önemli kazanımlar sağlayabilir.

İşletmelerin çalışanlarına göz muayenesi erişimi sunması ve reçeteli gözlük ihtiyaçlarının karşılanmasını desteklemesi, sosyal yardım olmanın ötesinde ölçülebilir bir insan kaynağı yatırımı olarak ele alınmalıdır.

Gözlük yalnızca daha iyi görmek değildir

Doğru gözlük, bir çalışanın iğneye daha hızlı iplik geçirmesini sağlayabilir. Bir başka çalışanın ekrandaki rakamları doğru okumasına, teknisyenin küçük parçaları ayırt etmesine veya sürücünün tehlikeyi daha erken fark etmesine yardımcı olabilir.

Bunun sonucunda hata azalabilir, kalite yükselebilir, iş daha güvenli hale gelebilir ve çalışan günün sonunda daha az yorulabilir.

Araştırmayı çok kısa biçimde özetleyen cümle de tam olarak bunu anlatıyor:

“Net görüş bir lüks değil, artık bir gerekliliktir.”

Optik Sektöründe Büyümenin İki Yeni Motoru
Optik Sektöründe Büyümenin İki Yeni Motoru
İçeriği Görüntüle

Gözlük yalnızca iki cam ve bir çerçeveden ibaret değildir. Doğru kullanıcının yüzünde sağlığı, emeği, üretimi ve ekonomiyi destekleyen güçlü bir çalışma aracıdır.