Yorgunken neden gözlerimizi ovuştururuz?

Uzun bir günün sonunda elimizin gözlerimize gitmesi tanıdık bir hareket. Bu isteğin arkasında kuruluk, yoğun yakın çalışma veya uykusuzluğa eşlik eden rahatsızlık bulunabiliyor. Ancak ovuşturmanın verdiği kısa süreli rahatlama, gözlerin gerçekten dinlendiği anlamına gelmiyor.

Bilgisayar başında geçen saatler, uzun süre telefona bakmak ya da yeterince uyuyamamak… Günün sonunda göz kapaklarımız ağırlaşırken gözlerimizi ovuşturmak neredeyse kendiliğinden yaptığımız bir harekete dönüşebiliyor.

Görme Değerlendirmesine Yapay Zeka Desteği
Görme Değerlendirmesine Yapay Zeka Desteği
İçeriği Görüntüle

Peki neden böyle yapıyoruz? Çoğu zaman göz yüzeyindeki rahatsızlığı hafifletmek istiyoruz. Ovuşturma bir an için iyi hissettirse de bu hareket, rahatsızlığın kaynağını ortadan kaldırmıyor.

Yorgunluk hissine kuruluk da eşlik edebilir

Göz kırpmak, gözyaşının göz yüzeyine yayılmasını sağlıyor. Ekrana yoğun biçimde odaklandığımızda daha az göz kırpabiliyoruz. Bunun sonucunda kuruluk, batma, yanma ve bulanık görme gibi şikâyetler ortaya çıkabiliyor. Bu rahatsızlığı azaltmak için elimiz gözümüze gidebiliyor.

Uykusuzluk da göz yüzeyini etkileyebiliyor. Sağlıklı 20 erkekle yapılan küçük bir deneysel çalışmada, uykusuz bırakılan grupta gözyaşı salgısının azaldığı ve gözyaşı filminin daha çabuk bozulduğu görülmüş. Bu bulgu, yetersiz uykunun göz konforunu olumsuz etkileyebileceğini destekliyor; ancak her göz rahatsızlığının nedeninin uykusuzluk olduğunu göstermiyor.

Bir an iyi hissettirmesi neden yeterli değil?

Ovuşturma gözyaşı üretimini uyararak geçici bir rahatlama sağlayabiliyor. Fakat göz yüzeyinde kuruluk veya alerji varsa, bu nedenler devam ediyor.

Özellikle alerjiye bağlı kaşıntıda ovuşturmak şikâyetleri daha da artırabiliyor. Böylece kısa süreli rahatlamanın ardından yeniden kaşınma ve tekrar ovuşturma isteği oluşabiliyor.

Üstelik ellerdeki kir, mikroplar ve alerjenler göz çevresine taşınabiliyor. Tırnakla temas veya sert hareketler, gözün önündeki saydam tabaka olan korneanın çizilmesine de yol açabiliyor.

Sık ve kuvvetli göz ovuşturma, korneanın incelip şeklinin bozulduğu keratokonusla da ilişkili. Bu, gözünü bir kez ovuşturan herkesin hastalık geliştireceği anlamına gelmiyor; ancak özellikle bu alışkanlığı olan kişilerin ovuşturmaktan kaçınması önem taşıyor.

Ovuşturmak yerine ne yapılabilir?

Ekrandan kısa bir süre uzaklaşmak ve bilinçli olarak göz kırpmak, göz konforuna yardımcı olabilir. Ekran kullanırken her 20 dakikada bir, yaklaşık 6 metre uzaktaki bir noktaya 20 saniye bakmayı hatırlatan 20-20-20 kuralı uygulanabilir.

Kaşıntıya eşlik eden şişlikte, kapalı göz kapaklarına bastırmadan temiz ve serin bir kompres uygulamak rahatlatıcı olabilir. Kuruluk için kullanılacak suni gözyaşı damlasının seçimi ise kişinin ihtiyacına göre yapılmalı; kontak lens kullananlar ürünün lensle uyumunu kontrol etmeli.

Kontak lens takılıyken rahatsızlık hissedildiğinde gözleri ovuşturarak lensi düzeltmeye çalışmak yerine, elleri yıkayıp iyice kuruladıktan sonra lens çıkarılmalı. Olağandışı tahrişte, göz hekimi değerlendirmeden lens yeniden takılmamalı.

Her şikâyeti “yorgunluktandır” diye geçiştirmeyin

Sürekli tekrarlayan ovuşturma ihtiyacı, kuruluk veya alerji gibi değerlendirilmesi gereken bir soruna işaret edebilir. Belirgin ağrı, ışığa hassasiyet veya ani görme değişikliği varsa gecikmeden göz hekimine başvurulmalı. Kontak lens kullanıcılarında kızarıklık ve bu belirtiler özellikle önem taşıyor.