29 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisinde alınan tarihî kararın üzerinden 103 yıl geçti. Cumhuriyet Bayramı, bağımsızlık mücadelesini, millet egemenliğini ve Türkiye’nin çağdaşlaşma yolculuğunu aynı heyecanda buluşturuyor.
Optik Gazete olarak Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve bağımsızlık mücadelemizin bütün kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.

Cumhuriyetimizin 103. yılı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
29 Ekim 2026’da Cumhuriyetimizin 103. kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz. Her yıl evleri, sokakları ve meydanları süsleyen bayraklar, kuşaklar arasında taşınan ortak bir hafızayı hatırlatıyor: Zorlu bir mücadelenin ardından kendi geleceğini belirleme iradesini ortaya koyan bir milletin hikâyesini.
Bu hikâyenin dönüm noktalarından biri, 29 Ekim 1923 akşamı Ankara’da alınan karardı. Cumhuriyetin ilanıyla yeni devletin yönetim biçimi açıkça belirlenirken, Millî Mücadele boyunca güçlenen millet egemenliği anlayışı da devletin temelinde yerini aldı.

Cumhuriyet’e giden yol Meclisle açıldı
23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılması, bağımsızlık mücadelesinin milletin temsilcileri tarafından yürütülmesini sağladı. 20 Ocak 1921’de kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu hükme bağladı.
1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılması, yeni yönetim düzeninin kurulmasında önemli bir adımdı. 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması’nın imzalanması ve 13 Ekim 1923’te Ankara’nın başkent olmasıyla birlikte Cumhuriyet’in ilanına uzanan süreç ilerledi.
Çankaya’da bir akşam: “Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.”
Ekim 1923’ün son günlerinde hükûmetin istifası ve yeni kabinenin oluşturulamaması, yönetim sistemindeki güçlükleri belirginleştirdi. O dönemde bakanların Meclis tarafından tek tek seçilmesi, hükûmetin kurulmasını ve uyum içinde çalışmasını zorlaştırabiliyordu.
28 Ekim akşamı Mustafa Kemal Paşa, Çankaya’da bir araya geldiği arkadaşlarına Cumhuriyet’in ertesi gün ilan edileceğini açıkladı. O gece İsmet Paşa ile birlikte anayasanın bazı maddelerini değiştirecek düzenleme üzerinde çalıştı.
Ertesi gün Meclise gelecek teklif, devletin yönetim biçimini belirlemenin yanında cumhurbaşkanının seçilmesini ve hükûmetin kurulmasını da düzenliyordu.

29 Ekim’de alınan tarihî karar
29 Ekim 1923’te Mecliste kabul edilen 364 sayılı kanunla, 1921 Anayasası’nda değişiklik yapılarak Türkiye Devleti’nin hükûmet şeklinin Cumhuriyet olduğu hükme bağlandı.
Ardından cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi. Mustafa Kemal Paşa, gizli oylamaya katılan 158 milletvekilinin tamamının oyunu alarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı seçildi. İlk Cumhuriyet hükûmetini kurma görevi ise İsmet Paşa’ya verildi.
Cumhuriyet’in ilanı aynı gece telgraflarla yurdun dört bir yanına duyuruldu. Ankara’da alınan karar, ülkenin farklı şehirlerinde sevinçle karşılandı.

29 Ekim nasıl Cumhuriyet Bayramı oldu?
Cumhuriyet’in ilanının ardından başlayan kutlamalar, 19 Nisan 1925’te kabul edilen kanunla resmî bir nitelik kazandı. Cumhuriyet’in ilan edildiği 29 Ekim günü millî bayram olarak kabul edildi.
Böylece 29 Ekim, her yıl kuruluş iradesinin ve bağımsızlık mücadelesinin hatırlandığı, Cumhuriyet’e bağlılığın kuşaktan kuşağa aktarıldığı ortak bir kutlama gününe dönüştü.
Cumhuriyet’in toplumsal hayatta açtığı yollar
Cumhuriyet’in ilk yılları, eğitimden hukuka, kültürden kadınların siyasal haklarına kadar uzanan değişimlere sahne oldu.
3 Mart 1924’te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim ve öğretimin birleştirilmesi yönünde temel bir adım atıldı. 1 Kasım 1928’de yeni Türk harflerinin kabulü, okuma yazma çalışmalarında yeni bir dönemin başlangıcı oldu. 5 Aralık 1934’te kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkını kazanması ise siyasal katılım açısından önemli bir dönüm noktasıydı.
Bu adımlar, Cumhuriyet’in gündelik hayata ve toplumun geleceğine uzanan etkilerini gösteriyor. Eğitim, bilim, eşit yurttaşlık ve ortak sorumluluk, bu mirası yaşatmanın temel alanları olmaya devam ediyor.





