Kalitesiz Ürünler Katarakt Riskini Artırabiliyor

Yaz mevsimiyle birlikte güneş gözlüğü kullanımı artarken uzmanlar, tüketicileri yalnızca görünüşe, fiyata veya markaya göre seçim yapmamaları konusunda uyarıyor. UV koruması bulunmayan güneş gözlükleri, gözleri korumak yerine ciddi sağlık risklerine yol açabiliyor.

Güneş gözlüğü kullanımı yaz aylarında artarken, uzmanlar doğru ürün seçiminin göz sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle UV koruması bulunmayan veya teknik özellikleri doğrulanamayan güneş gözlüklerinin, uzun vadede katarakt, kornea hasarı, göz yüzeyi hastalıkları ve sarı nokta hastalığı gibi ciddi sorunların gelişme riskini artırabileceği belirtiliyor.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Optisyenlik Programı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 27 Haziran Dünya Güneş Gözlüğü Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, güneş gözlüğünün yalnızca estetik bir aksesuar olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Dr. Özdemir, “Güneş gözlüğü estetik bir tercih değil, göz sağlığını korumaya yönelik bir gerekliliktir.” diyerek tüketicilere doğru güneş gözlüğü seçimi konusunda önemli uyarılarda bulundu.

Güneşin zararlı ışınları göz sağlığını tehdit ediyor

Yaz aylarıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımının arttığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, birçok kişinin güneş gözlüğünü yalnızca moda aksesuarı olarak değerlendirdiğini, oysa bu ürünlerin göz sağlığını korumada önemli bir rol üstlendiğini belirtti.

Güneşten gelen ultraviyole ışınlarının yalnızca cildi değil, gözleri de etkilediğini söyleyen Dr. Özdemir, uzun süre korunmasız şekilde UV ışınlarına maruz kalmanın katarakt, kornea hasarları, göz yüzeyi hastalıkları ve sarı nokta hastalığı gibi önemli sağlık sorunlarının gelişme riskini artırabileceğini dile getirdi.

Koyu cam tek başına koruma anlamına gelmiyor

Güneş gözlüğü alırken dikkat edilmesi gereken en önemli özelliğin UV koruması olduğunu belirten Dr. Özdemir, cam renginin koyu olmasının tek başına yeterli koruma sağlamadığını söyledi.

Dr. Özdemir, “Bir güneş gözlüğünün ne kadar koyu olduğu değil, UV ışınlarını ne ölçüde engellediği önemlidir. Bu nedenle satın alınacak ürünün UV400 koruma özelliğine sahip olması gerekir. UV400 ibaresi, gözlüğün 400 nanometreye kadar olan UVA ve UVB ışınlarına karşı koruma sağladığını gösterir.” dedi.

Ürün üzerinde CE işaretinin bulunmasının ve güneş gözlükleri için geçerli olan EN ISO 12312-1 standardına uygunluğun da önem taşıdığını belirten Dr. Özdemir, bu standardın güneş gözlüklerinin güvenlik ve performans kriterlerini belirlediğini ifade etti.

UV filtresi olmayan koyu camlar daha riskli olabilir

Toplumda en sık yapılan yanlışlardan birinin, koyu renkli camların gözleri daha iyi koruduğunu düşünmek olduğunu vurgulayan Dr. Özdemir, UV filtresi bulunmayan koyu camların bazı durumlarda hiç gözlük kullanmamaktan daha zararlı olabileceğine dikkat çekti.

Dr. Özdemir, “Koyu cam nedeniyle göz bebeği büyür ve göz içerisine daha fazla ışık girer. Eğer cam yeterli UV korumasına sahip değilse, kişi gözlerini koruduğunu düşünürken daha fazla zararlı ışına maruz kalabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken sadece camın koyuluğuna değil, UV koruma özelliğine odaklanılmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Her mevsimde aynı güneş gözlüğü yeterli olmayabilir

Güneş gözlüğü seçiminde mevsimsel koşulların da dikkate alınması gerektiğini belirten Dr. Özdemir, camların ışık geçirgenliklerine göre kategori 0’dan kategori 4’e kadar sınıflandırıldığını söyledi.

Kategori 0 ve 1 camların düşük ışık koşullarında, kategori 2 camların orta ışık koşullarında, kategori 3 camların ise yoğun güneş ışığında günlük kullanım için uygun olduğunu ifade eden Dr. Özdemir, kategori 4 camların ise yüksek dağlık bölgeler, kar yansımalarının yoğun olduğu alanlar ve çok güçlü güneş ışığına maruz kalınan ortamlar için tasarlandığını belirtti.

Günlük kullanımda en yaygın tercihlerin kategori 2 ve kategori 3 camlar olduğunu söyleyen Dr. Özdemir, tek bir güneş gözlüğünün dört mevsim aynı görsel konforu sağlamayabileceğini ifade etti.

Dr. Özdemir, “İstanbul’da mart ayında kullanılan bir güneş gözlüğü ile temmuz ayında kullanılan güneş gözlüğünün cam kategorisinin aynı olması her zaman doğru bir tercih değildir. Benzer şekilde aynı mevsimde farklı coğrafi bölgelerde de farklı cam kategorilerine ihtiyaç duyulabilir. Kısacası, nasıl ki tek bir ayakkabıyla dört mevsimi geçirmek mümkün değilse, tek bir güneş gözlüğüyle de her mevsimde aynı görsel konforu ve korumayı sağlamak mümkün değildir.” dedi.

Kategori 4 camlarla araç kullanılmamalı

Kategori 4 camların görünür ışığın yaklaşık yüzde 95’ini engelleyebildiğini belirten Dr. Özdemir, bu camların araç kullanımı sırasında tercih edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Dr. Özdemir, “Kategori 4 camlar sürücünün görüşünü olumsuz etkileyebilir ve trafik güvenliği açısından risk oluşturabilir. Bu nedenle kategori 4 camlarla araç kullanılması önerilmemektedir.” diye konuştu.

Büyük çerçeveli gözlükler daha etkili koruma sağlayabilir

Güneş gözlüğü seçiminde yalnızca cam kalitesinin değil, çerçeve yapısının da önemli olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, gözlüğün yüz yapısına uygun olması, buruna rahat oturması ve göz çevresini mümkün olduğunca kapatması gerektiğini söyledi.

Büyük çerçeveli gözlüklerin güneş ışınlarının üstten, alttan ve yanlardan göze ulaşmasını azaltabildiğini ifade eden Dr. Özdemir, özellikle bombeli tasarıma sahip gözlüklerin yanlardan gelen ışınlara karşı ilave koruma sağlayabileceğini belirtti.

Güneş gözlüğü güvenilir satış noktalarından alınmalı

Güneş gözlüklerinin günümüzde marketlerden internet sitelerine, tekstil mağazalarından seyyar satış noktalarına kadar pek çok farklı yerde satılabildiğini hatırlatan Dr. Özdemir, göz sağlığını doğrudan etkileyen bir ürünün yalnızca görünüşüne veya fiyatına bakılarak satın alınmasının doğru olmadığını söyledi.

Optisyenlik müesseselerinin İl Sağlık Müdürlükleri ve ilgili kamu kurumları tarafından düzenli olarak denetlendiğini belirten Dr. Özdemir, farklı satış noktalarında satılan güneş gözlüklerinin UV koruma özelliklerinin doğrulanmasının her zaman mümkün olmayabileceğine dikkat çekti.

Bu nedenle tüketicilerin güneş gözlüğü satın alırken güvenilir satış noktalarını tercih etmeleri ve ürünün teknik özelliklerini sorgulamaları gerektiğini ifade etti.

Optik Sektörü Hazır mı? : AI Gözlük Pazarı Büyüyor
Optik Sektörü Hazır mı? : AI Gözlük Pazarı Büyüyor
İçeriği Görüntüle

Çocukların gözleri UV ışınlarına karşı daha hassas

Yeterli UV korumasına sahip olmayan güneş gözlüklerinin uzun süre kullanılmasının önemli riskler taşıdığını belirten Dr. Özdemir, özellikle çocukların, açık havada çalışan bireylerin ve güneşe uzun süre maruz kalan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Çocukların göz yapılarının yetişkinlere göre UV ışınlarına karşı daha hassas olduğunu vurgulayan Dr. Özdemir, “Çocukların göz merceğinin daha geçirgen olması nedeniyle zararlı UV ışınları gözün daha derin yapılarına ulaşabilmektedir. Bu nedenle çocuklarda güneş gözlüğü kullanımı ihmal edilmemelidir.” dedi.

Çocuklar için seçilecek güneş gözlüklerinde UV400 koruması, CE işareti, kırılmaya dayanıklı malzeme kullanımı ve yüz yapısına uygunluğun mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Doğru güneş gözlüğü, göz sağlığının korunmasına katkı sağlar

Güneş gözlüğünün bir moda ürünü olmanın çok ötesinde, göz sağlığını koruyan önemli bir yardımcı olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, tüketicilerin yalnızca fiyat, marka veya görünüşe göre değil; UV koruması, standartlara uygunluk ve satış noktasının güvenilirliği gibi kriterlere göre seçim yapmaları gerektiğini söyledi.

Dr. Özdemir, “Doğru seçilmiş bir güneş gözlüğü yalnızca daha konforlu bir görüş sağlamakla kalmaz, aynı zamanda göz sağlığının korunmasına da önemli katkı sunar.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.