Doğumsal Göz Tansiyonu Çocuklarda Körlüğe Neden Olabilir!

Dünyada 38 milyona yakın insanın görme engelli olarak yaşadığını söyleyen Prof. Dr. Mehmet Hakan Özdemir, 7-13 Ocak Beyaz Baston Körler Haftası kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.

Doğumsal Göz Tansiyonu Çocuklarda Körlüğe Neden Olabilir!
Bu haber kez okundu.

Prof. Dr. Mehmet Hakan Özdemir, “Körlük nedenleri, bebeklerde görülen doğumsal nedenler ve erişkinlerde görülen edinsel nedenler olarak ayrılıyor. Doğumsal nedenlerin erken teşhisleri ve mümkünse erken tedavileri büyük önem taşımaktadır. Doğumsal katarakt, Prematüre Retinopatisi, ve doğumsal göz tansiyonu (glokom) en önemli çocukluk çağı körlük nedenleridir” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Hakan Özdemir, çocukluk çağında meydana gelen körlüğün başlıca nedeninin doğumsal katarakt, prematüre retinopatisi ve doğumsal göz tansiyonu (glokom) olduğunu söyledi.
“Anne karnında kötü beslenme, radyasyon, kortizon ve Sulfamid gibi ilaçların alınması, yine anne karnında Rubella enfeksiyonu, doğumsal katarakta neden olabilir. Doğumsal kataraktın zamanında tedavi edilmemesi; zekâ geriliği, yürüme zorluğu ve Nistagmus’a (gözlerde titreme) neden olabilir. Öte yandan Prematüre Retinopatisi bebeklerde tedavi edilmezse çok hızlı bir şekilde körlükle sonuçlanabilir. Prematüre Retinopatisi, 37 haftadan önce 1500 gramdan az doğmuş ve solunum problemi nedeniyle oksijen verilmiş bebeklerde görülür. Bir diğer körlük nedeni olan doğumsal glokom, çocuklarda sinsi bir körlük nedenidir. Ailelerin çocuklarının göz kürelerindeki büyümeyi yakalamaları büyük önem taşımaktadır. Çünkü doğumsal glokomun dışarıdan görülebilecek en önemli bulgusu, bebeklerin ya da çocukların gözlerindeki genel büyümedir.”

Dünyadaki körlük nedenleri sıralaması toplumların gelişmişlik derecelerine göre değişmektedir. Az gelişmiş toplumlarda önlenebilir ya da tedavi edilebilir körlükler daha sık gözükürken, gelişmiş toplumlarda önlenmesi ve tedavi edilmesi daha zor olan körlük nedenleri ön plandadır. Az gelişmiş ülkelerdeki başlıca körlük nedenleri, katarakt, trahom, kornea hastalıkları, göz yaralanmaları iken; gelişmiş ülkelerdeki başlıca körlük nedenleri ise diyabetik retinopati ve yaşa bağlı makula dejeneresyonudur.

“Göz, çok komplike ve narin bir yapıya sahip olduğu için herhangi bir nedenle oluşan hasarın tamiri günümüz modern tıbbında bile oldukça zor olabilmektedir” diyen Prof. Dr. Mehmet Hakan Özdemir, tedavi yöntemlerine ilişkin şu açıklamaları yaptı:

“Ülkemizdeki körlük nedenleri daha çok gelişmiş toplumların körlük nedeni profillerine uymaktadır. Örneğin katarakt, çok büyük oranda ülkemizde körlük nedeni olmaktan çıkmıştır. Günümüzde katarakt cerrahisi çoğu vakada fakoemülsifikasyon tekniği ile yapılmaktadır. Cerrahi sonrası hastalar hızlı bir şekilde günlük hayatlarına dönebilmektedir. Katarakt cerrahisinde göze yerleştirilen yeni lens teknolojileri de daha iyi görsel sonuçlar sağlamanın yanında hastaların günlük konforlarını da arttırma olanağı sunmuştur. Kornea cerrahisi yine hızlı bir şekilde gelişmektedir.

Kornea nakillerinin yanı sıra, korneal halka, limbal kök hücre kullanımı gibi yenilikler kullanılmaktadır. Bu sayede birçok hasta, körlükten kurtarılabilmektedir. Retina hastalıklarına bağlı körlükler gelişmiş toplumlarda olduğu gibi ülkemizde de en önemli körlük nedenleridir. Erişkinlerde önemli ani körlük sebeplerinden biri olan retina dekolmanı ameliyatları da ülkemizde başarılı şekilde gerçekleştirilmektedir. Gelişmiş toplumlardaki en önemli körlük nedenleri olan diyabetik retinopati ve yaşa bağlı makula dejenerasyonunda intravitreal enjeksiyonlar ve lazer tedaviler uygulanmaktadır. Ayrıca günümüzde tedavisi olmayan bazı retina hastalıklarında gen hücre tedavileri, deneysel olarak kullanılmaya başlanmıştır. Sinsi bir körlük sebebi olan göz tansiyonu hastalığı (glokom) ile ilgili yeni damlalar, yeni implantlar ve yeni cerrahi teknikler körlüğü engelleme açısından umut vaat etmektedir.”

Kaynak: CNN Türk
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.