Dijital Göz Yorgunluğu Nasıl Önlenir?
Uzun süre ekrana bakan kişilerde göz kuruluğu, baş ağrısı, bulanık görme, boyun ve omuz ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor.

Dijital Göz Yorgunluğu Nasıl Önlenir?
Günümüzde neredeyse herkes uzun süre dijital ekranlara bakmak zorunda kalıyor. Bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletler iş ve günlük yaşamın bir parçası hâline gelmiş durumda. Bu alışkanlık da dijital göz yorgunluğu olarak bilinen rahatsızlığın yaygınlaşmasına neden oluyor. Uzun süre ekrana bakan kişilerde göz kuruluğu, baş ağrısı, bulanık görme, boyun ve omuz ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Göz sağlığını korumak ve ekran başında daha konforlu çalışmak isteyenler için basit ama etkili yöntemler mevcut.
Mavi Işık Nedir?
Mavi ışık, insan gözünün algılayabildiği görünür ışık spektrumunun önemli bir parçasıdır. 380 ile 500 nanometre aralığında yer alır ve bu dalga boyları oldukça kısa olup yüksek enerji taşır. Günümüzde görünür ışığın yaklaşık üçte biri mavi ışıktan oluşur. Doğada en büyük mavi ışık kaynağı ise güneştir. Ancak günümüzde floresan lambalar, LED televizyonlar, bilgisayar ve telefon ekranları gibi yapay kaynaklardan da yoğun miktarda mavi ışık yayılmaktadır.
Görünür ışık spektrumu kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit mavisi (indigo) ve mor olmak üzere toplamda yedi renkten oluşur. Bu renklerin her biri farklı enerji seviyelerine ve dalga boylarına sahiptir. Bu spektrumda en kısa dalga boyu ve en yüksek enerjiye sahip renk mavi ışığa aittir. Özellikle 415 ila 455 nanometre aralığındaki mavi ışık türlerinin göz sağlığı açısından zararlı olabileceği yönünde bazı bilimsel bulgular bulunuyor.
Bilgisayar, akıllı telefon, tablet ve televizyon gibi dijital ekranlardan yayılan ışığın büyük bölümü 400 ila 490 nanometre arasında yer alır. Bu da, uzun süreli ekran kullanımı sırasında gözlerin yoğun şekilde mavi ışığa maruz kaldığı anlamına gelir. Bu nedenle mavi ışığın göz yorgunluğu, uyku düzeni bozuklukları ve retina hasarı gibi olası etkileri tartışma konusu olmuştur.
Mavi ışık aynı zamanda “yüksek enerjili görünür ışık” (HEV) olarak da bilinir. Dalga boyu kısa olan bu ışığın diğer ışık türlerine kıyasla gözler tarafından filtrelenmesi daha zordur. Göz merceği ve kornea mavi ışığın çoğunu engelleyememesi nedeniyle mavi ışık doğrudan retinaya ulaşabilir.
Her ne kadar mavi ışığın zararları konuşulsa da bu ışığın tamamen zararlı olduğu söylenemez. Gün ışığına maruz kalmak vücutta melatonin üretimini baskılayarak uyanıklığı artırır, dikkat ve ruh hâlini olumlu yönde etkileyebilir. Ancak özellikle geceleri ve uzun süreli maruz kalmalarda, yapay mavi ışığın azaltılması gerektiği konusunda uzmanlar hemfikirdir.
Dijital Göz Yorgunluğunu Önlemenin Yolları Nelerdir?
Dijital ekranlara uzun süre bakmak, göz yorgunluğuna neden olabiliyor. Bu durumu engellemek ve göz sağlığınızı korumak için çeşitli yollar bulunuyor. Bu yollar şu şekildedir:
1. Düzenli Göz Muayenesini İhmal Etmeyin
Her yıl en az bir kez göz doktoruna görünmek, dijital göz yorgunluğunu önlemenin temel adımlarından biridir. Muayene sırasında dijital cihaz kullanım süresi mutlaka paylaşılmalıdır. Doktor, bu bilgiye göre daha doğru bir değerlendirme yapabilir. Ayrıca ekran mesafesi ölçülüp muayeneye götürülerek gözlerin odaklandığı uzaklık daha doğru belirlenebilir.
2. Aydınlatmayı Doğru Seçin
Çok parlak ya da yetersiz ışık, gözleri fazladan yorar. Bilgisayar kullanılan ortamda ışık düzeyi dengeli olmalıdır. Dışarıdan gelen ışık perdelerle kontrol altına alınabilir. Başüstü floresan lambalar yerine loş LED aydınlatmalar tercih edilebilir. Ekran, doğrudan pencere önüne yerleştirilmemelidir.
3. Parlamayı En Aza İndirin
Duvar yansımaları veya ekran üzerindeki parlaklık gözleri rahatsız eder. Parlamayı önleyici ekran filtreleri kullanılabilir. Gözlük kullananlar için yansıtıcı olmayan camlar faydalı olabilir. Çalışma ortamındaki parlak yüzeyler mat boyalarla kaplanarak yansıma azaltılabilir.
4. Kaliteli Ekranlar Kullanın
Eski tip CRT ekranlar, göz yorgunluğunu artırabilir. LED ekranlar titreme yapmadığı için daha konforludur. Yüksek çözünürlüklü ve düşük nokta aralıklı ekranlar tercih edilmelidir. En az 19 inç büyüklüğündeki monitörler daha rahat bir görüntüleme sağlar.
5. Doğru Ekran Ayarlarını Kullanın
Parlaklık ayarı, çevredeki ışık düzeyiyle uyumlu olmalıdır. Ekranın beyaz bölümü göz alıyorsa çok parlak demektir. Yazı tipi boyutu ve kontrast, okuma kolaylığına göre ayarlanmalıdır. Renk sıcaklığı düşürülerek ekrandan yayılan mavi ışık azaltılabilir.
6. Göz Kırpma Sayısını Artırın
Ekrana uzun süre bakan kişiler normalden daha az göz kırpar. Bu durum göz kuruluğuna neden olur. Bilinçli göz kırpma alışkanlığı kazandırılmalıdır. Her 20 dakikada bir gözler yavaşça 10 kez kırpılabilir. Bu, göz yüzeyinin nemli kalmasını sağlar.
7. Göz Egzersizleri Yapın
Uzun süre aynı noktaya odaklanmak, göz kaslarını yorar. 20-20-20 kuralı burada devreye girer. Her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca en az 6 metre uzaklıktaki bir nesneye bakmak gerekir. Yakına ve uzağa bakış egzersizleri de odaklama kaslarını çalıştırır.
8. Kısa Molalar Verin
Saatlerce aralıksız çalışmak yerine kısa aralar vermek gerekir. Her saat başı en az 10 dakika ekran molası önerilir. Bu sürede ayağa kalkarak vücut esnetilmeli ve gözler dinlendirilmelidir.
9. Ekran ve Göz Arası Mesafeyi Ayarlayın
Bilgisayar ekranı göz hizasından biraz aşağıda olmalıdır. Ekran ile göz arasındaki mesafe 50 ila 60 santimetre arasında tutulmalıdır. Yazılı belgeler ekranla aynı hizada olmalıdır. Uygun yükseklikteki masa ve sandalye kullanımı önemlidir.
10. Bilgisayar Gözlükleri Kullanın
Özel tasarlanmış bilgisayar gözlükleri, ekran karşısında daha az yorgunluk sağlar. Kontakt lens kullananlar bu gözlüklerden daha fazla fayda görebilir. Bilgisayar gözlükleri, mavi ışık filtresiyle donatılarak daha fazla koruma sunar.
11. Cihazlarınızda Gece Işığı veya Gece Modu Özelliğini Kullanın
Artık pek çok cihazda yerleşik olarak sunulan gece ışığı (ya da gece modu) özelliği, ekranlardan yayılan mavi ışığı filtreleyerek daha sıcak tonlara geçiş sağlar. Bu da hem göz yorgunluğunu azaltır hem de özellikle akşam saatlerinde daha konforlu bir ekran deneyimi sunar. Hemen her işletim sisteminde bulunan bu özellik, birkaç basit adımla etkinleştirilebilir.
Kaynak: www.cozumpark.com
İlgili Galeriler