Her İki Kişiden Biri Miyop Olabilir

Miyopi, insanların yaşam kalitesini azaltmanın yanında ülkelerin ekonomisine büyük zararlar veriyor.

Her İki Kişiden Biri Miyop Olabilir
26 Ekim 2020 Pazartesi 09:51

Medipol Üniversitesi Vatan Klinikleri Göz Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. Göktuğ Demirci, 7'den 70'e hemen herkeste görülebilen miyobiye karşı uyardı. Doç. Dr. Demirci, miyopinin yani uzağı görememe probleminin günümüzde dünyadaki en yaygın göz bozukluğu olduğuna dikkati çekerek “Kelimenin kökeni Yunancadan geliyor ve Latince gözünü kısma anlamını taşıyor. Daha antik çağlarda miyopların gözlerini kısarak daha net gördüğü anlaşıldı” ifadelerini kullandı.

“Çocuklar risk altında''

Özellikle çocuklarda miyopinin hızla arttığına işaret eden Doç. Dr. Demirci, şöyle devam etti: “Çocuklarda görme bozukluğunun önde gelen nedeni miyopidir ve görülme sıklığı hızla artmaktadır. 2010 yılında yaklaşık 1.9 milyar insan yani dünya nüfusunun yüzde 27'simiyoptu. Bunların 70 milyonunun yüksek miyopisi yani -6.00'dan yüksek numarası vardı. 2050 yılında dünyanın yüzde 52'sinin miyop ve bunların yüzde 10'unun -6.00'dan yüksek olacağı tahmin ediliyor. Miyopi, insanların yaşam kalitesini azaltmanın yanında ülkelerin ekonomisine büyük zararlar veriyor. 2004 yılında yapılan bir çalışma dünyanın üretim gücünde 264 milyar dolar kadar zarara neden olduğunu gösterdi''.

Miyopinin durdurulması amaçlanıyor ''

Doç. Dr. Demirci, miyopinin kesin bir nedeni bulunamadığına da değinerek şu bilgileri paylaştı: “Bilimsel çalışmalar sadece genetik veya yakın çalışma değil birçok faktörün etkisi olduğunu gösterdi. Miyopinin tedavisinde gözlük kullanımı sadece hastanın yaşam kalitesini arttırır hastalığı tedavi etmez. Günümüzde bilimsel çalışmaların amacı miyopi epidemisini durdurmaktır. Yeni teknolojik çalışmalarla miyopinin durdurulması amaçlanıyor. Örneğin çocuklar için geliştirilen özel bir kontakt lens,miyopi tedavisinde kullanılmaya başlandı. Yine bir firma mikro formülasyonlu atropin damla aparatını miyopiyi durdurmak için geliştirdi''.

“Açık havada gezerek engelleyin''

Uzakdoğu ülkelerinde okul çağında daha şimdiden miyopi oranının yüzde 90 oranına ulaştığını belirten “Doç. Dr. Demirci, dünyada miyopiyle mücadele kapsamında yapılan çalışmaları şu şekilde açıkladı: Ekim 2019'da Singapur Göz Sağlığı Enstitüsü miyopi araştırma fonu için 26 milyon dolarlık yatırım yaptı. Çin'de ise çocukların en çok vakit geçirdiği yerler olan okullarda ders süreleri kısaltılıp teneffüs süreleri uzatıldı. Hatta bununla yetinilmeyip okullar camdan yapılmaya başlandı. Teknoloji ve ilaçların yanında en önemli miyopi engelleyici ise açık havada gezmektir. Ben hastalarıma örnek verirken çocukların daha iyi anlaması için kümes tavuğu değil, gezen tavuk olun diyorum. Biz sokakta oyun oynayarak, tek kanallı ve gece 12'den sonra kapanan siyah beyaz bir televizyonla büyüdük. Şükürler olsun tabletler, cep telefonu oyunları bizim hayatımıza girmedi ve çocukluğumuzu yaşayabildik'' şeklinde konuştu.

“Gün ışığına çıkın, uzağa bakın''

Doç. Dr. Demirci, sözlerini şöyle tamamladı: “Zaten Uzakdoğu'daki yüzde 90 miyopinin tersine Afrika'da oran yüzde 10. Bilimsel çalışmalar da gün ışığının özellikle ultraviyolenin gözün uzamasını engellediğini sonuç olarak miyopiyi engellediğini gösteriyor. Bunu direkt olarak mı yoksa ülkemizde enteresan bir şekilde düşük olan D vitaminini aktive ederek mi yaptığı bilinmiyor. Sonuç olarak miyopi sıklığı kesinlikle artmakta ve çocuklukta iç mekânda fazla durmak, özellikle telefon ve tabletlere harcanan zamanın her ikisi de önemli bir rol oynayabilmekte. Bundan 400 yıl önce Kepler miyop olmasının nedenini çok fazla yakın okumasına bağlamış ve 1904'te Dr. Henry Edward Juler “Belki de miyopileri yükseldiğinde hastalara deniz yolculuğuna çıkmalarını önerebiliriz'' demiştir. 100 yıl sonra da biz miyoplara gün ışığına çıkın ve bol bol uzağa bakın diyoruz''.

Kaynak: www.tgrthaber.com.tr/saglik/


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.