Erol Harbi "Bölgemizi Tanıyalım, Ve Sahip Çıkalım"

"Hattı müdafaa yoktur sath-ı müdafaa vardır, O satıh tüm vatan toprağıdır."

Erol Harbi "Bölgemizi Tanıyalım, Ve Sahip Çıkalım"
16 Temmuz 2021 Cuma 12:01

BÖLGEMİZİ TANIYALIM, BÖLGEMİZE SAHİP ÇIKALIM

Değerli Meslektaşlarım,

“Bizi Bilinçli Olmak Kurtaracak” başlıklı bir önceki yazımda kısaca 1867 yılında Alaska’nın Rusya tarafından ABD’ye satılması olayına değinmiştim.

O yazıyı okumadıysanız bu yazımdan önce okumanızı tavsiye ederim. Çünkü Alaska’nın satışını bilmenin, bu yazımın anlaşılmasına etkisi büyüktür.

1867’de buzlarla kaplı bir bölge olarak Rusya’dan 7.2 Milyon Dolar karşılığında Alaska’yı satın alan Amerika Birleşik Devletleri, bu satışın üstünden geçen elli yılda miktarın yüz katını geri kazanmıştır! Bugünse kazancı satın aldığı rakamın milyon kat üstündedir.

Nasıl? Bölge hakkında bilgi sahibi olarak!

Bizim de optisyenlik müesseseleri olarak bölgemizi tanımak ve bölgemizde ne olup bittiğini izlemek çok önemlidir. Çünkü bilgi sahibi olursak, olayların akışını değiştirebilir ve onları istediğimiz yöne çevirebiliriz.

Bu incelemede tek bir soru sorun kendinize: “Hizmet verdiğim bölgemde, mahalle, semt, köy, ilçe, ilde yabancı zincir mağaza var mı?”

Varsa;

  • Rekabetin ne olduğunu hali hazırda görmüş ya da görmeye başlamışsınız demektir.
    • Boyutu ne kadar büyük olursa olsun yerli optisyenlik müesseselerinin ticari yapıları, etik iş anlayışları üç aşağı, beş yukarı birbirlerine benzer. Yerli zincir mağazalar bile alım miktarlarının çokluğu nedeniyle daha iyi alım koşullarına sahip olsalar bile yönetsel açıdan yine de bağımsız optisyenlik müessesesi olarak hizmet verirler.
    • Ancak yabancı zincir mağazalar büyük finansal güçleri nedeniyle “global” fiyat anlaşmalarına sahiptirler.
      • Size ürün tedariği yapan firmalarla dünya çapında anlaşmaları vardır.
      • Bunun getirdiği kazanç ile istedikleri her türlü pazarlama çalışmasını yapabilirler. Güneş gözlüğünde çok ucuz bir ürünü televizyon, radyo, ulusal ve dijital yayınlarda reklamlarda kullanıp müşteriyi mağazaya çekebilir, sonra da sizden kat kat iyi fiyatla aldığı gözlük camı, çerçeve ya da kontak lensi, “yabancı marka” vurgusuyla sizden kat kat yüksek fiyata satabilirler.
      • Hele yabancı zincir mağazanın üreticinin firmayla aynı şirket yapısı altında olduğu durumlarda rekabet açısından hiç şansınız yok demektir.
      • Ülkenin etik değerleri ve yasal uygulamalarına karşı yerel bağımsız optikler kadar duyarlı davranmama lüksleri vardır. Çünkü yurtdışında kendilerine göre düzenledikleri kuralları benimsemişlerdir ve kendi ticari yapılarına uygun uygulamaları tercih ederler. Bizimki gibi pazarlara da önünde sonunda kendi uygulamalarını getirmeyi hedeflerler. Reklamda güçlü ajanslarla çalışabildikleri gibi, kanunlar karşısında da avukat orduları vardır. Bunun en güzel örneğini gözlük camı reçetelerine marka yazdırma konusunda görebilirsiniz. Bu yasal olmayan uygulamayı yapan tek bir yerel gözlük camı üreticisi yok iken, ortalıkta yabancı cam markasıyla birleştirilmiş reçeteler uçuşmaktadır. Ve bu noktada maalesef göz hekimlerini de Deontoloji Tüzüğüne aykırı davranışlara sevk etmekten çekinilmemektedir. Senelerce dirsek çürütüp kutsi doktorluk mesleğini icra eden hekimlere optometrist gibi davranılmaktadır.

Yerel bağımsız bir müessese olarak yapacak tek şey birlikte hareket etmektir. Tek başınıza rekabet edemeyeceğimiz bu büyük güçle, birlikte hareket ederek başa çıkabiliriz. Bunu yapmanın tek yolu tedarikçilerimizi gözden geçirmektir.

Tedarikçilerimizi yerli firmalardan, yarın gelip bize perakendede rakip olmayacak firmalar arasından seçmek bizleri yabancı zincir mağazaların bölgemizde gelişip çoğalmalarına karşı koruyacaktır.

“Hizmet verdiğim bölgemde, mahalle, semt, köy, ilçe, ilde yabancı zincir mağaza var mı?” sorusunu sorduğunuzda cevap “yok” ise daha şanslısınız. Ama dikkat! Her an durum değişebilir.

Durum değişmesin istiyorsanız, yine yapacağımız şey aynı: Tedarikçilerimizi yerli firmalardan seçeceğiz. O bölgede yabancı markaların satışını arttırmadığınızda, bölgenizi çekici hale gelmekten korumuş olursunuz.

Hemen bir küçük not düşelim; çerçevede durum farklı olabilir. Ama gözlük camında ve kontak lenste inanın yabancı markalarla yerli markaların kalite farkı yoktur. Kendi modelleri arasında kalite kategorileri olabilir. Ama genel portföyde kullanılan materyallerden tutun, alınan tasarım hizmeti ve kullanılan makinalara kadar hemen her şey aynıdır. Tek yapacağınız şey yerli alternatifleri inceleyip, kendinize uygun bulduğunuz bir kuruluşla yola devam etmektir.

Bu soruları kendimize sormanın zamanıdır. Çözüm yolları aramanın zamanıdır. Aynı görüş ve hedefler çerçevesinde hizmet verecek alternatifleri araştırmanın zamanıdır.

Ve kesinlikle seçimlerimiz sonucu değiştirir. Hatta o kadar değiştirir ki; gün gelir bir bakarız ki bizim markalarımız dünya markalarına dönüşmüş. Çünkü bu tutumu sürdürdüğümüz sürece, yerel bağımsız optiklerin yerli üretici ve tedarikçilerle birlikte çalışmalarının sonucunda, doğal olarak optik alanında Türk markaları güçlenecektir. Dilerim bu güzel hayallerimiz ve idealimiz kısa zamanda gerçek olsun. Biz de meslek mensupları olarak öğünelim, sevinelim, daha çok çalışalım, çocuklarımıza daha güzel gelecek hazırlayalım.

Kalın sağlıcakla.

H. Erol Harbi

Opak Lens

Akay Optik

Cihan Medikal

Optik Gazete

www.facebook.com/OptikGazete

www.twitter.com/optikgazete

www.instagram.com/optikgazete


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gönül ÖZKÖK - 3 ay önce
Geleceğimizi güçlendirmenin tek yolu "Yerli Sermaye" ile yolumuza devam etmektir. Bu konudaki destek ve farkındalığınız için teşekkürler Erol bey...
Avatar
Ersin Akbaylar - 3 ay önce
Açıklamalarınız ve mücadelenizi destekliyorum.Bu mücadelenin başarılı olması için bizi biliçli olmak kurtaracaktır sloganı da çok çok doğru. Devlet kapitilasyonları kaldırmaz ise milli mücadelemizin başarıya ulaşması çok zor olur.Bunu mücadeleyi devlet kademelerinde nasıl yürütebiliriz.Devlet kademelerindekileri zamanımızın kapitilasyonları konusunda nasıl uyarabiliriz, bizim önerilerimiz ne olabilir?