Oda Aidatları Neden Bu Kadar Yüksek?

"Benim derdim Oda ve Birlik’in güvendiğimiz, temiz eller tarafından, akıllı ve kurumsal bir şekilde ve de yerel bağımsız optisyenlik müesseselerinin hakları doğrultusunda yönetilmesidir."

Oda Aidatları Neden Bu Kadar Yüksek?
28 Kasım 2019 Perşembe 10:35

Değerli Meslektaşlarım,

Bildiğiniz üzere 29 Kasım 2019, Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği ‘nın Oda ve Birlik aidatlarının ödenmesi için ilan edilen son gün.

Bundan tam üç ay önce, 29 Ağustos 2019 tarihinde; Optisyen-Gözlükçüler Odası’nın resmî gazetede yayımlanarak kamu kurumu niteliğinde tüzel kişilik kazandığı, resmî işlemlerin tamamlanarak üye kaydı gerçekleştirebilecek duruma geldiği bildirilmişti. Bu illerde faaliyet gösteren optisyenlik müessesesi mesul müdürleri ve personel çalışma belgeli optisyen / gözlükçü unvanına sahip gerçek kişilerin 3 (üç) ay içerisinde odaya üye olmalarının zorunlu olduğu da ilan edilmişti.

Bu kapsamda odaya giriş aidatı olarak belirlenen toplam rakam da 1,762.20 TL şeklinde bildirilmişti. (1174,80-TL + 2019 Yılı %50 (yarısı) Yıllık Üyelik Aidatı 587,40 TL = Toplam 1,762.20 TL)

Ben de babamdan devraldığım ve İstanbul bölgesinde hizmet veren Harbi Optik optisyenlik müessesesi adına ve kendi gözlükçülük belgem için bu duyuru kapsamında başvurumu iki gün önce yapmış bulunmaktayım.

1,762.20 TL’yi gerekli tüm belgeler ve başvuru formu ile Oda’nın bildirdiği noktalardan birine ihtirazı kayıt şerhi ile yatırmış bulunmaktayım.

Neden doğrudan değil de ihtirazi kayıt şerhi ile yatırdım?

Çünkü bu aidatın hem yönetmeliğe uygun şekilde hesaplanmadığını, hem de yapılacak çalışmaların gerektirdiği bütçenin çok üstünde bir rakama geldiğini düşünüyorum.

İhtirazı kayıt şerhi ancak kanuni gerekçe göstermek mümkün olan durumda geçerli olan bir beyandır ve şerhi veren kişinin bu konuda dava hakkının saklı tutulmasını mümkün kılar.

Ben de oda aidatının yönetmeliğe uygun şekilde hesaplanmadığını gösteren belgelerle, bir Türk vatandaşı olarak bana verilen hakla dava açma yoluna gideceğim için bu kanuni hakkımı kullanarak belirlenen aidatı yatırdım. Çünkü itirazım aidat ödemeye değil; ama kanuni hesaplamadan sapmış, nereye kullanılacağına emin olamadığımız aşırı yüksek şekilde hesaplanmış bir aidat belirlenmiş olmasınadır.

Peki bu duyuruyu neden en son güne bıraktım?

Bununla ilgili iki nedenim var. Birincisi sürmekte olan davaların sonucunu etkilememek istedim, ikincisi de üyelik aidatını ödeyecek kişileri etkilemekten uzak durmaya çalıştım.

Ben hukukun üstünlüğüne inanan birisiyim. Bir konuda çözülemeyen bir durum varsa hakkın hukuki yollardan aranması taraftarıyım. Oda ve Birlik konusunda da hukuk kanalıyla sektördeki bazı duyarlı insanların açtığı davalar bulunmaktaydı. Öncelikle bu davaların sürdüğü bir noktada süreçlerin etkilenmemesi adına durup, davaların sonuçlanmasını bekledim.

Öte yandan biliyorum ki, birçok optisyenlik müessessesi ya da faal olmayan Optisyen/Gözlükçüler bu yüksek aidatı ödemekte zorlandılar. Aralarında ödeyemeyip mağdur olanlar da mutlaka vardır. Onlar bu yazıyı okuyunca “keşke önceden yapsaydınız da ben de bu parayı bulmak üzere bu kadar sıkıntı çekmeseydim.” diye bile düşünebilirler. Ancak durum çok hassas. Her zaman kanunlarımız gereği hareket etmek durumundayız. Onu çiğneyen kişilere karşı bile olsa duruşumuz daima kanunlarımızı koruyucu şekilde olmalıdır.

Kanunların gerektirdiği şekilde ben hesaplaması doğru yapılmayan aidata itirazımı önce ödeyerek, ama sonra dava yolumu açacak şekilde ödeyerek yapmak durumundaydım. Bunu önceden duyurmam durumunda da birçok kişinin etkilenmesine ve aidatlarını ödememelerine neden olabilirdim. Bunun asla istediğim bir şey olmadığını buradan net olarak belirtmek isterim. Benim derdim üye olması gereken insanların dışarıda kalması ve bu yolla Oda ve Birlik’i baltalamak da değil.

Benim derdim Oda ve Birlik konusunda hatalı başlangıç yapmamaktır. Bir hata varsa o hatanın düzeltilmesi gerekmektedir.

Benim derdim Oda ve Birlik’in güvendiğimiz, temiz eller tarafından, akıllı ve kurumsal bir şekilde ve de yerel bağımsız optisyenlik müesseselerinin hakları doğrultusunda yönetilmesidir.

Hatırlarsınız oylamadaki sonuçları etkilemek üzere oda seçimlerine daha fazla delege gönderebilmek için, oda kuruluşunun ilk zamanlarında usulsüz şekilde, genel kurullarını bile gerçekleştirmeden, birkaç gün içinde yirminin üzerinde sanırım 26 dernek kurulmuştu. Hukuki arenada şahsımı bizzat ve şirketlerimi hukuki manada tam yetkili olarak temsil eden Avukat Suat Şimşek, aynı zamanda bir takım sivil toplum örgütlerinin de vekili olması sıfatıyla dava açma yoluna gitmiş ve bu yanlışların ortadan kaldırılmasını sağlamıştı. Sektörümüzde elde edilen başarıdan dolayı o an için derin bir nefes almıştı. Sonra gerek hukuki süreç gerekse Oda Birlik prosesi kendi haline bırakılmış ve tarafımızdan da dikkatle izlenmeye başlamıştı. Ancak geldiğimiz noktada sürece, sektörümüzün ali menfaatleri icabı müdahale etmek de zaruri olmuştur.

İşbu sebeple aşağıdaki videoda Avukat Suat Şimşek aidatın hukuken ne şekilde hesaplanması gerektiğini ve bu tip yanlışların üzerine gidilmesinin neden çok önemli olduğunu bir özet şeklinde anlatmıştır. Dinlemeniz geleceğimizi şekillendirecek olan oda çalışmaları konusundaki önemli bir yanlışı düzeltmek açısından çok önem arz etmektedir.

4 dakikalık videoda aşağıdaki konuların hepsi kısa ve net olarak açıklanmıştır.

  • Oda aidatları yönetmelikte belirtilen şekilde hesaplanmamıştır.
  • Çok ciddi şekilde yüksek bir aidat talep edilmiştir.
  • Aidat bedeli sektördeki tüm optisyen ve gözlükçüleri içine alacak şekilde düzenlenmemiştir.
  • Kanunlarımızın bize verdiği hakkı aramak hainlik değil, bilinçli ve duyarlı vatandaşlık gereğidir. Bu kapsamda Oda ve Birlik konusundaki tüm uygulamaların yakın takipçisiyiz.
  • H. Erol Harbi’nin de aidat ödemesini ihtirazı kayıt şerhi ile yapacağı bildirilmektedir.

Aidatın bu derece yüksek olmasına ilişkin videoda bahsedilen olası tehlikeleri de burada ben size kısaca özetlemek isterim.

  • Bu derece yüksek aidatı sadece geliri seviyesi yüksek olan optisyenlik müesseseleri ödeyebilir durumda olunca küçük müesseseler cezai yaptırımlarla oda dışında kalacaktır.
  • Sektörde faal olarak hizmet sunan optisyenlik müesseseleri kadar, çeşitli nedenlerle faal olmayan optisyen ve gözlükçüler de aynı aidatı ödemek durumundadırlar. Oysa model alınan Eczacılar Odası’nın aidatlarında faal olmayan üyeler için ayrı bir aidat ve üyelik sistemi bulunmaktadır.
  • Kimseyi dışında bırakmayan bir sistem kurulması gerekmektedir. Herkesi içine alan bir sistem her zaman daha iyi bir denge sağlar. Dengesiz sistemlerde yönetimin denetlenmesi zorlaşır.
  • Bize gelen duyumlar, aidatın yüksek tutularak “saygıdeğer” bir Oda ve Birlik yaratma isteği olduğu şeklindedir. Daha pahalı mekanlar, şoförlü lüks arabalar, daha yüksek maaşlar, seyahat imkanları Oda ve Birlik’in saygıdeğer olması için gerekli yatırımlar değildir. Oda ve Birlik kendi başına zaten saygıdeğer bir kurumdur, yöneticilerinin karakter ve kişiliğinin saygı uyandırması da hepimizin gönülden en çok istediği ve dilediği şeydir. Yönetimdeki kişilerin şoförlü lüks arabalarda dolaşmasının Oda ve Birlik’e, onun üyelerine ve optik sektörüne hiçbir faydası yoktur. Olağan ama dürüst bir temsil hiç şüphesiz ki; tüm sektörü en mutlu hissettirecek yaklaşımdır. Ama Oda ve Birlik Yönetiminde olmaktan şahsi çıkar umanlar için bu maddi imkanlar elbette ki; kaçırılmaz fırsattır. Tüm sektörümüzün sadece yönetimin icraatına odaklanacağına, çözülecek sorunları nasıl hızlı çözeceklerini izleyeceklerine en ufak bir şüphem yoktur. Ayrıca yapılan harcamaları da takip edeceğiz.

Videoyu mutlaka ve dikkatle izlemenizi tekrar hatırlatmak isterim. Sosyal medya hesaplarınızdan paylaşarak tüm optik sektörü tarafından izlenmesini sağlamanız da herkesin bu konuda bilgilenmesi açısından çok önemlidir. Bu işbirliğiniz için şimdiden teşekkür ederim.

Sağlıcakla kalın.

H. Erol Harbi

Yönetim Kurulu Başkanı

Opak Lens A.Ş.

Cihan Medikal A.Ş.

HC Kontakt Lensleri Ltd. (Optik Gazete)

Akay Optik A.Ş.

Harbi Optik Ltd.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
HARUN ZOBAROGLU - 1 hafta önce
Ben sahsim adina normal olarak yatirdim ucreti. siz davayi kazanir aidat ucretleri duserse aradaki farki iade alirsaniz bizde yararlanabilecek miyiz? Yoksa sadece İhtirazı kayıt şerhi ile yatiranlar mi yararlanabilecek?