Optik Gazete

Tarihi Bir Reçete, Tarihi Bir Gözlük

Gündem

"1958 tarihli reçeteyi görünce bu gözlüğü özel kılan şeyin eskiliği, yıpranmışlığı ya da eski zaman estetiğine sahip görünüşü olmadığını anlayacaksın."

Tarihi Bir Reçete, Tarihi Bir Gözlük
Optik Objeler Koleksiyonumuza Değer Katan Bir Hatıra

Bilen bilir, optik ürünlerle ilgili Opak Lens’in giriş katında sergilenen, hatırı sayılır boyutta bir optik objeler koleksiyonumuz var.

Hayallerimden biri de bir gün Türkiye’de bir Optik Müze kurmaktır. Sadece objelerin sergilendiği bir sergi yaratmaktan öte, hikayeleri olan objeleri gelecek nesillere tanıtmak arzusundayım. Gelin görün ki, iş yaşamının yoğunluğunda şimdilik bu konuda harekete geçemiyorum, ancak bir yandan da objeleri toplamaya devam ediyorum.

Bu hafta sonu koleksiyonumuza; muhafazasını sağlayarak, daha çok kişinin görmesine vesile olmaktan gurur duyacağım bir gözlük ve bir reçete hediye edildi.

Hikayesi şöyle…

Dedemin Beşiktaş’ta bir optik mağazası olduğu yıllarda, babam da Ortaköy’de kendi mağazasını açıyor. Babamın Ortaköy’deki Harbi Optik’i kurması 1964 yılında gerçekleşiyor, dedemin mağazası ise çok daha önceki yıllarda kurulmuş.

Dedem, babamın kendi mağazasını açtıktan birkaç yıl sonra yavaş yavaş işten çekilmek istiyor ama o yıllarda babam Ortaköy’deki kendi mağazasıyla meşgul, ben daha  çocuğum ve kız kardeşim daha doğmamış. Dedem o sırada mağazasını yönetmeye en müsait kişi olan yeğeninde karar kılıyor. Ve bu şekilde babamın halasının oğlu Rafet Doğan dedemin mağazasının başına geçiyor.

Rafet ağabey gözlükçü ruhsatı alarak işe girişiyor. Zaman geçiyor, 1971 yılında Hasan Yılmaz ve Ahmet Yılmaz isimli iki kardeş Rafet ağabeyin yanında çalışmaya başlıyorlar. Doğal olarak biz de birbirini seven, sayan dostlar ve aynı sektörden meslektaşlar olarak o yıllardan beri görüşüyoruz.

Şimdi yılını hatırlamıyorum ama, 1990’ların başında Rafet ağabey Beşiktaş’ta mağazayı kapatma kararı alıyor ve Hasan ve Ahmet kardeşler, onun mağazasında çalışıyorlar. Rafet ağabey Beşiktaş’taki mağazanın kapanması sırasında mağazada kalan bazı gözlükleri hatıra olarak Yılmaz kardeşlere veriyor.

Hikayenin bundan sonrasını Ahmet Yılmaz’dan dinleyelim:

“Erol’cuğum, sana iki gözlükle bir reçete yolluyorum. Senin ileride müzeye dönüştürmek istediğin koleksiyonuna katabileceğin türden parçalar.

Gözlüklerden siyah olanı 1960’lı yılların “brow-line” diye anılan çift renkli moda çerçevelerinden biri. Selüloitten yapılma, tarz bir parça. Satılmadan elimizde kalmış sanırım. Ben de öylece saklamışım. Demek sana kısmetmiş. Koleksiyonuna renk katacağını umuyorum.

Öteki parça daha eski. Açıkçası epey daha eski. Çok uzun süreler kullanılmış. Aşınmış, yorulmuş, hatta kırılıp camı düşmesin diye bantla yapıştırılmış. O zamanlar “Japon cam” tabir ettiğimiz düz camlar takılı. Bu gözlüğü bugüne kadar ben muhafaza ettim, bundan sonra sana emanettir. Bu gözlükle yanında gönderdiğim reçete aynı kişiye aittir.

1958 tarihli reçeteyi görünce bu gözlüğü özel kılan şeyin eskiliği, yıpranmışlığı ya da eski zaman estetiğine sahip görünüşü olmadığını anlayacaksın. Bu gözlüğü özel kılan şey kime ait olduğudur.

Bu gözlük deden rahmetli Kazım Harbi’nin Beşiktaş’taki mağazasında tamir edilmiş, sonra ikinci bir tamir için getirilip bir daha geri alınmamış bir parçadır.

Söz konusu gözlük Türkiye Cumhuriyeti’nin Atatürk’ten sonraki ikinci Cumhurbaşkanı, Kurtuluş Savaşı’nın muzaffer kahramanlarından biri olan rahmetli İsmet İnönü’nün yakın gözlüğüdür.

Maalesef bu gözlüğün hikayesinin bu kadar kısmını biliyorum. Neden bırakıldı, unutuldu mu, yoksa bir tamir daha kaldıramayacağı düşünülerek yerine yeni bir gözlük verildiği için bırakıldı mı, o detayları bilemiyorum. Bilse bilse rahmetli deden bilirdi, belki onun anlattığı baban ya da Rafet ağabeyin bilirdi, ama maalesef bu kişiler de bugün Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Dedenin mağazasından hatıra olduğu için, bu tip hatıralara sen çok önem verip koruduğun için, en çok da ileride bir müze yaparsan bu gözlüğü de gururla sergilersin daha çok kişi görebilir diye düşünerek sana emanet ediyorum.”

Sevgili Ahmet ağabey, ben de bu emanete gözüm gibi bakacağıma söz veriyorum. Umarım bir gün müzemizi kurarız da gelecek nesiller gelip bu objeleri görür, bu hikayeleri dinler, kendilerine ders çıkarır.

Şimdi bu kadar bilgiyi alınca daha fazlası için meraklanmamak mümkün mü? Günümüz teknolojisi, kütüphanelere taşınma derdine düşmeden, meraka konu olan meselelerde hızlıca ilk cevapları sunuyor. Doğal olarak hemen bir Google araması yaparak, İsmet İnönü’nün bulabildiğim tüm gözlüklü fotoğraflarını inceledim.

İsmet İnönü’nün çoğu fotoğrafında gözlük olmadığını, yalnızca yakın objelere bakarken gözlük takarken fotoğraflanmış olduğunu gördüm. Bunların çoğu da 1970’li yıllarda, yaşamının son zamanlarında çekilmiş fotoğraflar.

Sadece bir tane resimde taktığı gözlük bu gözlüğü andırıyordu. 50’li yaşlarda olduğu ve yakın görme zorluğu başladığı ilk yıllarda çekildiğini tahmin ettiğim (zaten reçete de yakın gözlük reçetesi) bu fotoğrafta Atatürk’le beraberler.

1970’lerde olduğunu düşündüğüm, ileri yaşlarda çekilen gözlüklü fotoğraflarda ise kullandığı gözlük tamamen daha yeni stilde bir gözlük.

Reçete 1958 yılına ait olduğuna ve elimdeki gözlüğün yıpranma oranına baktığımda Atatürk’le olan fotoğraftaki gözlüğün bu gözlük olabilme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorum. Kim bilir, belki ileri yıllarda bu gözlüğü daha detaylı inceleyip daha net bilgiler ışığında sergileyebiliriz. Şimdilik böyle bir hatırayı korumaktan duyduğum onur bana yeter.

Sevgili dostlarım, sevgili meslektaşlarım, Optik Gazete’de fotoğraflarını gördüğünüz bu gözlük ve reçeteyi yakından görmek isterseniz Opak Lens’in ziyaretçi giriş katında birçok yıllanmış optik makine, gözlükçü araç gereci, antika ve vintage çerçeveler, camlar, belgeler ve çeşitli objelerle birlikte sergilenmektedir. Kapılarımız her zaman size açıktır.

Ayrıca elinizde bulunan eski ve anısı olan tüm optik gözlükleri, objeleri, araç ve gereçleri hikayesiyle birlikte kayda geçirerek, sizlerin adıyla muhafaza etmek ve müzemizi kurana kadar şimdilik bu koleksiyonda sergilemek isterim. Bu şekilde koleksiyonumuza katılmış birçok obje bulunmaktadır ve sahiplerinin ismiyle birlikte sergilenmektedir.

Kalın sağlıcakla,

H. Erol Harbi
Opak Lens Yönetim Kurulu Başkanı

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.