Türkiye ile Almanya Optik Pazarının Kıyaslaması


Taylan Küçüker

Taylan Küçüker

Okunma 25 Şubat 2016, 11:27

 Almanya ve Türkiye nüfus olarak birbirine benzer ülkeler. Almanya’da yaklaşık 12.000 optisyenlik müessesesi bulunmaktadır. İlk 10 zincir müessese sayısı 1.555 ‘tir. Bu rakam Almanya’daki toplam müessese sayısının %15’i civarında olmasına rağmen pazar payının %36’nı almaktadır. Sadece Filman zincir mağazalarının cirosu, Türkiye’deki 5.700 gözlükçünün cirosundan fazladır. Almanya’da zincir müesseselerin günlük gözlük satış rakamı 37 iken geleneksel mağazaların 2’dir. 1.200 ‘den fazla optisyen işsizdir.

Biz Almanya’dan Zengin miyiz? Gözlük Ödemeleri Kaldırılsın.

18 yaşına kadar optik gereç ihtiyacı Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmaktadır. Özel sağlık sigortası Almanya'da %22’ler civarındadır. Ülkemizde daha %1’lere ulaşmamıştır. Almanya’da “gözlük ödemleri kaldırıldı” söylemi doğru değildir, gerçeği yansıtmamaktadır. Bürokratlarımız eksik ve yanlış bilgilendirilmiştir. Sağlık harcamalarını düşürmek için yetişkinlerdeki katılım payı artırılmıştır. Alman SGK’nın yıllar itibariyle gözlükçülere ödediği gözlük yardım bedelleri, 2004’te 116 milyon €, 2005’te 56 milyon €, 2006’da 59 milyon €, 2007’de 56 milyon € olarak gerçekleşmiştir. (1991–2004 arası ortalama 700 milyon € 1991-2004 yılları arasında ödediği gözlük yardımı yıllık 2,2 katrilyondan fazladır.)

Günümüzde Alman Sosyal Güvenlik Geri Ödeme Kurumu ortalama 58 milyon € civarında ödeme yapmaktadır. Bu da 200 trilyon eder. Türkiye’de 5.700 gözlükçüye SGK’nın ödediği gözlük yardımı 300-350 trilyon civarındadır. Ülkemizdeki tüm sağlık harcamaları nerdeyse 100 katrilyona yaklaşmıştır. Sağlık harcamaları içerisinde gözlük yardımı payımız binde altı civarındadır. 5.700 gözlükçüye ödenen bir senelik gözlük yardımı 5-6 günlük ilaç ya da tedavi masrafı kadardır. Gözlük için devletimizin yaptığı sağlık yardımı miktarı düşük ama fonksiyonu büyüktür. İki sene olan hak ediş süresi üç seneye çıkarılmış, yapılan sağlık yardımlarında on bir senedir bir iyileşme sağlanmamıştır. Yapılan tüm mücadeleye rağmen internet ve işporta üzerinden optik ürün satışı devam etmektedir.

Almanya’da mesleğimiz ticaret mesleği olarak sınıflandırılmış, Türkiye’de ise sağlık mesleği olarak düzenlenmiştir. 5193 Optisyenlik Hakkında Kanunumuzun amaç bölümünde toplumun ve fertlerin sağlığının korunması yasa ile gözlükçülere emredilmiştir. Gözlük göz hekimi reçetesi ile sadece optisyenlik müessesinde satılabilen, gözlük hekim reçetesiyle yapılan görmeyi temin eden ve birçok hastalığın tedavisine sağlayan geri ödeme kapsamında, ilaç ve tedavi kapsamında değerlendirilen tıbbi cihazdır. T.C Sağlık Bakanlığı’nın TİTUB sistemine kayıtlı, karekod sistemi ile ithalatçı, üreticiden hastaya kadar takip edilmektedir. 2017’de ÜTS sistemi ile takip ve kontrol edilecektir. Reklamının yapılması ve e-ticaret yolu ile satışı yasaktır.

AB ülkelerinde optik sektörü ile ilgili standart bir uygulama yoktur. Bazı uygulamalar defakto olarak sağlanmaktadır. Her ülkede uygulama ve yasal düzenlemeler farklıdır. Sağlık AB müktesebatı değildir. Üye ülkeler toplum ihtiyacına ve imkânlarına göre sağlıkla ilgili alanı istediği düzenleme yapabilir. Türkiye sosyal hukuk devletidir. Halk sağlığının korunması anayasal görevidir. Bu küçük gözlük yardımları bir anlamda koruyucu sağlık hizmeti görevi görmektedir. Göz ağrısız kör olur. Periyodik muayeneler glokom, retina dekolmanı ve benzeri körlüğe neden olan hastalıkların erken teşhisine imkân verir. Düşünülenin tam tersine gözlük ödemeleri sağlık harcamalarında koruyucu sağlık hizmeti rolü ile tasarruf sağlar. Körlüğe neden olan hastalıkların erken teşhisine imkân verir.

Eczacılıkta muvazaa olarak bilinen mesul müdürlük uygulaması ile gözlükçülükte mülkiyet hakkı kaybedilmiş sermayenin her türlü müdahalesine açık hale getirilmiştir. Mesul müdürlük, sermayenin yerli işbirlikçileri tarafından optisyenlere iş alanı açarak, Türkiye’de zincir mağaza var söylemleri ile mesleğimizde yapılacak tahribat gizlenmiştir. Şu anda mevcut sermaye zincirlerin pazardaki payları %20’ye ulaşmıştır.

Her gün mantar gibi bir optisyenlik programı açılıyor. Şubat 2016 itibariyle Türkiye’de optisyenlik programı sayısı 51’e ulaştı. Bu okullar her yıl 3.500 ‘en fazla mezun verecek. İnsan gücü planlaması yapılmadan, laboratuvarı ve hocası olmayan bu okullarda eğitimle değişiyor gelişiyoruz söylemleri ile mesleğin niteliği hem düşürülmekte hem de itibarsızlaştırılmaktadır. Sermayenin ucuz iş gücü sağlama faaliyetidir. Optisyenlerin kamuda istihdamları da henüz sağlanmış değildir.

Türkiye’de sadece plansız optisyenlik programları, reklam ve zincirlerin teşvik ve desteği ile ilgili politikalar geliştirmekle pazarın ve sektörün gelişmesi inkişafı mümkün değildir. Eğitim, değişim ve yenileşme gibi süslü söylemlerle sahibi olduğumuz iş yerlerinin çalışanı, işçisi olacaksak geleneksel müesseseler olarak biz böyle bir değişimi yenileşmeyi kabul etmiyoruz. Bu politikalar gelecekte geleneksel müesseselerin Türkiye’de de yok olması demektir. Meslektaşlarımız rekabet güçlerini korumak için mevcut kooperatiflere ortak olmalı, teknolojilerini yenilemelidir. Meslek kuruluşlarına üye olarak desteklemelidir. Hiçbir sermaye grubu karşısında iktisadi ve mesleki yönden örgütlenmiş bir meslek profili istemez.

 Gözlük değil mi? deyip geçmeyin. Optisyenlik müesseseleri Türkiye’nin en ücra köşelerinde çok yaygın olarak sağlık hizmet sunumu yapmaktadır. Aynı zamanda sağlık danışmanlığı ve servis hizmeti istihdam ve katma değer vergisi sağlamaktadır. Mevcut yapının bozulması kamu sağlığını bozar, sağlık harcamalarının artmasına ve israfa neden olur. Halk sunulan sağlık hizmetinden memnundur. Defakto sağlık reklamları önlenmeli, sağlığın ticarileşmesine asla izin verilmemelidir. Türk Optisyenleri Oda ve Birlik Kanunu TBMM’den çıkarılmalı, kooperatif pazar payları artırılmalıdır.

Sağlık mesleğinde reklamları, internet satışlarını, mesul müdürlüğü isteyen ve savunan, devletin gözlük sağlık yardımı fiyatlarının indirilmesini sağlayan, gözlükçülerin iktisadi ve mesleki örgütlenmelerini eleştiren, sermaye işbirlikçileri nasıl bu mesleğin temsilcisi olabilir ki?

Taylan KÜÇÜKER

Eczacı Gözlükçü

Gözlükçüler ve Optisyenler konfederasyonu yönetim kurulu Üyesi

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.