En Çok Onu Kullanıyoruz.

Beş duyu organımızdan belki de en hayati olanı...

En Çok Onu Kullanıyoruz.
Bu haber kez okundu.

 

ŞİKAYETLERİNİZ BAŞLAMADAN DOKTORUNUZA BAŞVURUN


Göz sağlığı, iğne başından daha küçük objeler ile dahi tehlikeye girebilen nazik bir organımız. Gözlerimizi özellikle yaz aylarında takmamız gereken güneş gözlükleri ile korumaya çalışsak da taktığımız gözlüklerinde göz sağlığını tehdit ettiğini geçen hafta yayınladığımız röportaj ile anlatmıştık. Röportajımızda bize destek olup, göz sağlığı ile ilgili bilgiler veren Optik Mağazası sahibi Ayhan Küçükmurat, önem arz eden bilgiler ile siz okuyucularımızı bilgilendirmişti. Bizler konuyu daha derinden inceleyebilmek daha bilimsel verilerle sizleri bilgilendirmek amacıyla halk arasında göz doktoru olarak bilinen ve konu üzerinde ihtisas sahibi bir doktor ile de görüştük ve göz sağlığı için dikkat edilmesi gerekenleri Op.Dr. Ali Serhan Gazyağcı ile konuştuk.


YAZ AYLARINDA GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ SEÇİMİ


Yanlış seçilmiş ya da sahte güneş gözlükleri ne şekilde zarar veriyor?


Gözlük seçimi önemli bir konu, biz gözlüğü korunmak için takıyoruz ama gerçek manada koruyucu olmayan bir gözlük, bırakın korumayı daha çok zarar verir. Çünkü bunların üretimleri önemli, düzgün üretilmiş gerçekten koruyucu özelliği olan gözlükleri bizler de öneriyoruz. Güneş ışınları gözümüze zararlı, belli bir oranın üstünde ki ultraviyole ışınları. Koruyucu olarak taktığınız şey daha çok zarar verebiliyor. Sebebi de şu, normalde gözümüzün güneşe karşı koruyuculuğu var ama yetmiyor, onu biz güneş gözlüğüyle arttırıyoruz ama gözlük bu anlamda koruyucu değilse bu sefer gözümüze daha çok zararlı ışının girmesini sağlıyor. Mercek görevi görüyor. Güvenilir ve kaliteli gözlükler tercih etmeliyiz.


Sahte güneş gözlüğü kullanımı sadece göz sağlığı açısından zararlıdır diyemeyiz, bunun ile ilgili görseller vardır. Kişiye araç kullanırken sahte güneş gözlüğü taktırılır, manzarayı ağaçları görür ve yolda bir parlama var diye sıralar, ama koruyucu özelliği olan bir güneş gözlüğü taktığında o parlamanın hızla gelen bir araç olduğunu görür. Kısacası araç kullanımında da gözlük tercihi önemli.


HAVUZA GİRERKEN BAKIMI YAPILIYOR MU, SORGULAYIN.


Yaz aylarında gözlerimizi bekleyen tehlikeler nelerdir?


Öncelikle güneş ışınları, ultraviyole ışınlar. Güneş ışınları en basitinden bakarsak, alerji yapabilir. Kızarıklık ve kaşıntıyla kendini belli eder ama işte alerji her zaman çok basit olmuyor, altından başka hastalıklarda çıkartabiliyor. Kişinin zaten daha evvelden de alerjisi vardır, yüzde 90 ihtimalle, çok nadir yeni başlayan bir alerjisi de olabilir. Alerji dışında ultraviyole ışınlarının asıl zararı gözümüzün kendi dokularına zararlı. Katarakt yapabiliyor. Bu tabi ki hemen olmuyor ama biz güneş gören bir ülkeyiz, kuzey ülkelerine oranla ve göz merceğimizin kesinleşmesiyle karakterize şekilde katarakt oluşturabiliyor. Ülkemizde katarakt erken yaşlarda görülmeye başlanıyor. Açık alanda çalışanlarda katarakt daha çok görülüyor bu sebeple.


Bunlar dışında bir grup hastanın gözünde "et yürümesi" olur, dışarıdan bakınca belli olan bir rahatsızlıktır ki bu da güneş gören ülkelerde olan bir rahatsızlıktır.


Gözlerimizin arkasında kalan ve" gören nokta" olarak bilinen sarı noktayı da tehdit eder. Güneş ışınlarının fazlası buraya da zararlı ve sarı nokta hastalığının gelişmesine katkıda bulunur. Bu hastalıkta tek etken güneş değil elbette, sigara kullanımı, yaş, bir takım hastalıklar ve kullanılan ilaçlarda etkili bu hastalıkta.


Yaz aylarıyla birlikte havuz ve deniz kullanımı artıyor. Bu anlamda temizlik ön plana çıkıyor. Denizlere kirli suların karışması, havuzların temiz olmaması vs, gözümüzün mikrop kapmasına sebep olur. Düzgün bakımları yapılmayan havuzlar, denizden tehlikelidir. Havuzlarda kullanılan temizlik kimyasallarının oranı da önemli elbette. Havuz kimyasallarının kullanılma oranlarının altında kullanılması mikrobik sıkıntılar doğururken, bu rakamların üstünde kullanılması da toksik durumlar yaratır, alerjik reaksiyonlara ya da yakmaya kadar varacak sıkıntılara sebep olur.


Serinlemek ya da sportif amaçla kullandığımız havuzların bakımlarının uygun yapılmasına dikkat etmeliyiz ve bunları sorgulamalıyız.


GÖZÜMÜZ EN ÇOK KULLANDIĞIMIZ ORGANIMIZ, KIYMETİNİ BİLMELİYİZ!


Göz sağlığı için dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?


Gözümüz en çok kullandığımız organımız, ihmal etmemeliyiz. Bazen hasta gelir, "Hocam idare ettim" der, çok ihmal etmiştir ama. İşimizi gözümüz kapalı yapamayacağımıza göre, göz sağlığı önemli. En başta yılda bir kere göz muayenesi olmalıyız öncelikle. Tüm branşlarda olduğu gibi erken teşhis gözde de çok önemli. İkinci olarak biz teknolojiyi çok kullanan bir branşız. Çıplak gözle ya da klasik muayeneler biraz demode oldu, o muayene yetmiyor artık. Yeni muayene teknikleri ve teknolojinin gelişimi bize göremeyeceğimiz sorunları göstermeye başladı. Tam teşekküllü bir hastane de yılda bir kere muayene şart.


Dışarı çıkıyorsak gözümüzü korumalıyız, tozdan güneşten korunmak için gözlük kullanmak gerekir. Kadınların kullandığı makyaj malzemesi tercihi önemli. Kronik bazı rahatsızlıklar, şeker tansiyon gibi, bunlar gözü etkiliyor. Bu gibi hastalıklar var ise ya da devamlı kullandıkları ilaçlar var ise yan etkileri göze etki edebiliyor. O yüzden bu kişilerin yılda bir değil 6 ayda bir muayene olması gerekir. Gözü bozuk olan kişilerin gözlüklerini mutlaka kullanmaları gerekiyor.


Hasta 40 yaşına geldiği zaman gözde değişiklikler oluyor. Katarakt gibi, göz tansiyonu gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar. Göz tansiyonunu sevmeyiz, belirtisi yoktur, kızarma batma vb. En sinsi göz hastalığıdır göz tansiyonu. Hastalarıma bunu anlatırken şöyle derim hep; "Bir göz doktoru dahi, göz tansiyonuna sahip olduğunu algılamaz." böyle bir hastalıktır. 40 yaşından sonra artar, ailede göz tansiyonu öyküsü var ise artar, bir takım hastalıklar ya da bir takım ilaçlar göz tansiyonu ihtimalini arttırıyor. Arabanızın bakım periyoduna nasıl riayet ediyorsanız, göz muayenemizi de ihmal etmemeliyiz.


Yeni bebeği olan ailelerin yapması gerekenler nelerdir?


Çocuk doğar doğmaz bir göz muayenesi isteriz zaten. Her yaş grubunun bir takım sıkıntıları oluyor. Yeni doğanda mesela "göz tümörü" dediğimiz yeni doğanın hayatına mal olacak bir tümördür. Gözünde kayma var mı ona bakarız. Her yıl muayene yaparak gelişimini takip etmeliyiz. Çünkü şaşılık ortaya çıkabilir, ateşli hastalık ile veya başını çarpması sonucu vs. Okul öncesi çağda gözlük numarasını olabildiğince vermiyoruz ama okula yaklaştığı dönemde veriyoruz. Kendini saklayan rahatsızlıkları aile fark etmeyebilir, bu yüzden ilgili olup mutlaka göz doktoruna götürmeleri gerekir.

 

Çocuk derdini anlatamaz ama aile ilgili olmak zorundadır. Ama belirtileri yok mu var elbette; mesele "göz kayması", fotoğraflarda görülebilir, aile hekimi fark edebilir. Ya da göz bozukluğunda, çocuk televizyonu yakından seyreder. Gözü bozuk insanlar, gözlerini kısma eğilimindedir net görmek için, bunlara dikkat edebilirler. Aile de göz hastalığı öyküsü olan çocukların ebeveynleri, çocuğunda aynı öykü var mı sorgulamalı, mutlaka. Genetik miras yadsınamaz. Anne baba gözlük kullanıyorsa, çocuğun kullanmaması ihtimali çok düşüktür.


Araç kullanımında sıkıntı yaratan göz rahatsızlıklarına karşı neler yapmalıyız?


Resmi sistemin koyduğu bir takım kurallar var. Avrupa ülkelerinde vardı, ülkemize de geldi. Tek gözlü ehliyetimiz var artık, araç sınıflarına göre görme beklentisinin değişmesi mevcut. Tek gözlü ehliyetiyle başlayalım. Bir gözü tam diğer gözü hiç görmeyen bir hasta ehliyet alabiliyor ancak sadece kendi aracını kullanabiliyor. Belli saatlerde kullanabiliyor aracını da, gün ışığından faydalanacak saatler gün doğmadan 1 saat öncesinden, gün batımından 1 saat sonrasına kadar kullanabiliyorlar. Ehliyet sınıfına göre, görme sınırlarımız var, araç kullanımını profesyonel yapanlarda daha yüksek bir görme sınırı bekliyoruz. Gözü bozuk ve farkında olan, gözlük kullanmayıp araç kullanan hastalarımız var, bu tip hastalarda kataraktta gelişebiliyor ve onların legal olarak araç kullanmamaları gerekir. Sadece kendi sağlığımız için değil, trafikte ki herkesin sağlığı için, göz bozukluğu giderilmiş şekilde araç kullanmamız lazım.


Çok ciddi yasal boşluklar var bu anlamda, sadece ehliyet alınırken muayene olma zorunluluğu var. 3 yıllık ehliyetiniz var ama halen ilk olduğunuz muayanede ki bulgular geçerli, iyi niyet üzerine kurulu bir düzen var. Kanun koyucunun bu muayeneleri yılda 1e indirmesi gerekir. Hasta buraya gelip, ehliyet sınıfına uygun muayenesini yaptırmalı. Tek gözlü ehliyetinde gösterilen özenin tüm ehliyet sınıflarında gösterilmesi gerekir. Şu anki düzenlemede ehliyetin 10.yılında muayene durumu var ama 10 yılda çok şey değişiyor. Belki 20 yaşından 30 yaşına gelen biri için çok önemli olmasa da, 30 yaşından 40 yaşına gelenler, 40'tan 50 yaşına gelenler için önemli. Çünkü 40 yaş göz için milattır. Fizyolojik olarak bir takım yetilerimizi kaybetmeye başlıyoruz, yakını görememe, astigmat, aslında en baştan beri olan ama gözümüzün kusurlarını örttüğü rahatsızlıklar 40 yaşından sonra hayatımıza girmeye başlıyor.


 Bağde EZBERCİ

 

Kaynak : gucluanadolugazetesi.com


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.