Optik Sektörü Olarak Az Görenler ve Hiç Görmeyenler İçin Ne Yapıyoruz?


Figen Karaaslan

Figen Karaaslan

Okunma 03 Aralık 2018, 15:41

Optik sektörü olarak öncelikli amacımız, insanların daha net ve sağlıklı bir şekilde görebilmesi… Optik sektörü çalışanları olarak da odak noktamız, önce insan sağlığı sonra kazanç olmalı. Sadece optik sektörü değil sağlık sektöründe çalışan herkes için bu durumun, istisnasız böyle olması gerektiğini düşünüyorum.
Elbette işin sağlık dışında bir de ticari boyutu var. Enflasyon, kriz ve döviz artışı derken yaşam koşulları her geçen gün biraz daha zorlaşsa da; söz konusu insan sağlığıysa, etik değerlerin kazançtan daha ön planda tutulması gerekiyor.

Dünya Görme Günü, bu yıl 12 Ekim tarihinde kutlanıyor. Optik sektörü de göz sağlığı ve görme üzerine oluşmuş bir sektör. 5 Ekim tarihinde Optik Gazete’de ‘Dünya Görme Günü’ne özel ‘karanlıkta diyalog’ etkinliğini duyurduk. Ücretsiz olan bu etkinliğin amacı körlüğe ve görme bozukluklarına dikkat çekmek, göz sağlığı hizmetlerinin sağlanmasında daha fazla farkındalık yaratmak.

Diyalog Müzesi’nde gerçekleştirilecek olan ‘karanlıkta diyalog’ etkinliği ile ziyaretçilerin; görmenin değerini yaşayarak anlamaları, görmemenin nasıl bir his olduğunu bilmeleri, empati yapmaları, optik sektörü çalışanları olarak; insanların sağlıklı bir şekilde görmelerine yaptıkları önemli katkıyı, daha derin bir farkındalıkla anlamalarını sağlamaktı. Ancak olumlu düşüncelerle organize ettiğimiz bu etkinliğe katılmak için arayanlar ne yazık ki, bir elin parmaklarına ulaşamadı. Şimdi bu noktada, bir durup düşünmek gerektiği kanaatindeyim.

Optisyenlik müesseseleri, sosyal medyada SGK’nın ödediği gözlük çerçevesi ve cam fiyatlarının azlığından yakınırken ve en çok bu konuyu paylaşırken, neden sosyal sorumluluk ve farkındalık konularından uzak duruyorlar?

Sektörün tümüne faydası dokunan, göz sağlığı konusunda toplumsal bilinci ve farkındalığı sağlayacak sosyal sorumluluk ve farkındalık projelerine katılan, bunları okuyan, beğenen, teşvik eden ve paylaşanlar neden bir elin parmaklarını zor geçiyor?

Optik sektörü olarak; para kazanmamıza vesile olan ‘az görenler’ dışında ‘hiç görmeyenler’ için de fırsat buldukça, bir şeyler yapmamız gerekiyor. Bir kişinin kazanmasından çok daha önemli olan bütün sektörün kazanması; o sektörü daha sağlam temellere oturtacak, sektörü geliştirecek ve kalkındıracaktır. Olaya biraz da bu noktadan bakılabildiği zaman sınırlı bir bakış açısından çıkıp, büyük resim görülebilecektir.

İnsanın kendisi dışında zaman zaman insanlar için bir şeyler yapmasının önemli ve gerekli olduğu fikrindeyim. Bu dünyaya sadece yemek, içmek, mal-mülk edinmek, para kazanmak ve kendi hayatımızı yaşamak için geldiğimizi düşünmek; sınırlı bir bakış açısıyla yaşanan “sınırlı bir yaşam” olarak geliyor bana… Tabii ki bunları yapmanın, dünyasal güzellikleri ve gereklilikleri yaşamanın hiçbir sakıncası yok. Ancak optik sektörü çalışanları olarak, yapabildiğimiz ölçüde insanların ‘karanlık’ dünyalarına ışık yakabilmeli, gerektiğinde karanlığa aydınlatıcı bir fener tutabilmeliyiz. Karanlığa ışık olmaya gücümüz yetmiyorsa bile en azından mum yakabiliriz.
Az gören gözlerin netlik kazanmasına yardımcı olurken neden hiç görmeyenleri unutalım, onları yok sayalım ve görmezden gelelim? Neden sadece kendi kazancımıza odaklanalım ve geri kalan dünyaya gözümüzü kapatalım? Üzerinde durup, bir düşünmek gerektiği kanısındayım.

Optik Gazete olarak Dünya Görme Günü’ne özel olarak düzenlediğimiz bu etkinliğe, Türkiye’deki 6560 optisyenlik müessesesinden sadece By Göz Optik’ten Rukiye Hanım katıldı. Kendisine, göstermiş olduğu duyarlılıktan dolayı çok teşekkür ederiz.

Figen Karaaslan
Optik Gazete Editörü
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.