Optiğin Vazgeçilmez Ham Maddesinin Üretim Tarihçesi


Taylan Küçüker

Taylan Küçüker

Okunma 14 Mart 2016, 16:11

İkinci Dünya Savaşının başlamasıyla beraber plastik sanayi zaten iyi bir durumdaydı. Polyesterine resinler 1937’den itibaren ticari olarak üretiliyordu. Naylon ve yüksek performanslı plastik ham maddeleri de 1930’lu yılların bilinen ürünleriydi. Savaşın başlamasıyla ittifak ve ihtilaf devletleri doğal ham madde sıkıntısı çekmeye başlamışlardı. Plastik sanayi ihtiyaç duyulan ham maddelerin yerine kullanılabilen çok zengin bir kaynak halini almıştı. Ve bu durum plastik sanayisini yeni plastik ürünler üretmeye zorlamıştı.

1965’e kadar bilinen adı “Pittsburgh Plate Glass” olan ve bugünkü adı “PPG” olan firma düşük basınçta termofiksaj (yani ısı ile sertleşen) materyal üretiminin bir yolunu araştırmaya başladı. Rohm&Haas ve DuPont zaten pleksiglas ve lucite isminde ham maddeleri bulmuşlardı. Pittsburgh Plate Glass firmasının bir yan kuruluşu olan Ohio-Barberton da bulunan “Columbia Southern Chemical” firması saydam, şeffaf resinleri araştırmak amacıyla bir ekip kurdu ve bu ekibin adını bugünkü “CR” ismine baş harflerini veren “Columbia Resins” olarak verdiler.

Ekip, izole edilmiş örnekleri kod numaraları ile adlandırdılar. 1940 yılının Mayıs ayında 39. örneğin aranan ihtiyaçlara cevap verdiği anlaşıldı ve bu özel monomerin adı (ADC) “allyl diglycolcarbonate” idi ve Pittsburgh Plate Glass firması bu ürünü “CR 39” olarak tescilledi.

Bu ürünün en avantajlı özelliklerinden biri; kumaş ve kâğıt tabakalarıyla sorunsuz olarak birleşebilmesiydi. Bu güçlendirilmiş plastikler diye adlandırılan yeni ve büyük bir endüstrinin başlamasına sebep olmuştur.

CR 39 monomerinin sanayide ilk kullanımı fiberglass içerikli formülü B-17 bombardıman uçaklarının kalıplanmış yakıt depolarının üretiminde olmuştur. Ve bu depolar özel bir kauçuk ile kaplanmaları sayesinde bomba parçalarının ve kurşun deliklerinin yaratacağı hasarlara karşı kendi kendini izole eden bir depo olarak üretilmiştir. Daha sonra kokpit içindeki yakıt deposunun göstergesi olarak çalışan cam tüpler, CR 39’dan yapılmış tüplerle değiştirilmiştir. Savaş yıllarında optik lens amaçlı üretimler çok az olmuştur. Bu lensler çok kalın olarak üretilmiş olup, reflektör ve projektörlerde kullanılmıştır.

Savaşın 1945’te bitmesiyle ABD hükümetinin yaptığı bütün kontratlar iptal edilmiş ve Barberton fabrikasının elinde yaklaşık 20 ton “CR 39” ham maddesi kalmıştır ve bu firma için 20 ton gibi bir rakam önemli bir miktardı. Bu olay, firmayı özel sektörün kullanımına uygun hale getirmeyi amaçlayan çalışmalara yönlendirdi ve bu çalışmalar sonucunda bir katalizör buldular. “CR 39” monomeri likit (akışkan) olarak kalacak katalizör ile karıştırılana kadar bu katalizör ile beraber satışa sunuldu. Bu ürünle ilk ilgilenen optik firması ise “Univis” olmuştur. Birkaç başarısız üretim denemesinden sonra projeyi rafa kaldırmışlardır. Bu arada Armorlite, Sola ve Essilor ile beraber plastik optik lens üretici liderleri olmuşlardır.

1960’lı yıllara kadar “CR 39” düz plakalar halinde satılıyordu ve bunlarda genelde güvenlik maskelerinde, güvenlik gözlüklerinde, gaz maskelerinde kullanılıyordu. Savaş sonrası yıllarda diğer bir kullanım sahası ise endüstriyel makinelerde, vinçlerin pencerelerinde vs. olmuştur.

1975’e gelene kadar optik endüstrisi “CR 39” monomerini dökmesini, kesmesini, parlatmasını, aşındırmasını öğrenmiş oldu.

Şüphesiz günümüzde “CR 39” optik endüstrisinde en yoğun olarak kullanılan ham maddedir. Kimyevi sağlamlığı, mineral cama karşı %48 daha hafif olması, ham madde olarak likit (akışkan) formda olup cam kalıplara istenilen şekilde dökülebilmesi, işleme, renklendirme ve kaplama uygulamalarındaki sağladığı avantajlar “CR 39” ham maddesini optik sanayinde lider duruma getirmiştir.

Kaynak: Joseph L. Bruneni “LOOKING BACK, an illustrated history of the American Ophthalmic Industry,” http://www.secilir.com/haber.asp?NewsID=47

Taylan KÜÇÜKER

Eczacı -Gözlükçü

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.