banner17

Orta Anadolu’da Orta Avrupa:Eskişehir

M.Ö. 3000 yıllarına dayanan eski bir yerleşim yeri olmakla, birçok büyük medeniyete (Frigya, Roma, Bizans, Selçuklu vs.) ev sahipliği yapmış.

Orta Anadolu’da Orta Avrupa:Eskişehir
Bu haber kez okundu.

ESKİŞEHİR Suat Şİmşek
İlgili Galeriye Git

Bozkırda Bir Vaha! Eskişehir

Ünlü Halk Ozanı Yunus Emre, Eskişehir’in tarih kokan topraklarından,  “Gelin tanış olalım, İşi kolay kılalım. Sevelim, sevilelim, Dünya kimseye kalmaz.” diyerek fani dünyanın dolu dolu yaşanmasını,  “Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen.” diyerek ise buğday kokan bu bozkır güneşinden tüm evrene dürüstlüğün ve erdemin en önemli kavramlar olduğunu iletir.

Yine bu güzel insan “Olsun be aldırma yaradan yardır. Sanma ki zalimin ettiği kârdır. Mazlumun ahı indirir şâhı. Her şeyin bir vakti vardır.” diye seslenir Anadolu’nun tam da kalbine kurulu Kurtuluş Savaşı destanının adım adım yazıldığı noktalardan biri olan Çölün Vahası Eskişehir’den!

İstanbul’a 350 km, Ankara’ya ise 250 km mesafede yer alan kent, Eski ve Orta Çağlarda Yunanca Dorylaion, Latince Dorylaeum ismi ile biliniyor. M.Ö. 3000 yıllarına dayanan eski bir yerleşim yeri olmakla, birçok büyük medeniyete (Frigya, Roma, Bizans, Selçuklu vs.) ev sahipliği yapmış.

Günümüzde planlı kentleşme sağlamış ve kent hayatının birçok imkânını barındıran şehir, En Yaşanabilir Şehirler Listesi’nde son yıllarda sürekli olarak ilk üç sıradaki yerini korumuştur. Özellikle son on beş yılda, güçlü ve nizamlı çalışan Belediye’nin de sayesinde, Eskişehir birçok bakımdan gelişmiş bir şehir haline gelmiştir.


Şehirde iki büyük üniversitenin var olması sonucu, Eskişehir bir nevi bir öğrenci şehri niteliğinde. Aynı zamanda şehir, kültürel zenginlikleri ve şifalı suları ile yerli ve yabancı turistler için ilgi çekici olmakla, ekonomisinde turizmin katkısı oldukça yükselmeye başlamıştır.  Şehri boydan boya ikiye bölen Porsuk Çayı’nda düzenlenen gondol ve bot seferleri ile Eskişehir için Anadolu’nun Venedik’i demek hiçbir şekilde mübalağa sayılmayacaktır.

Türkiye’de işlenebilen Lüle Taşının bulunduğu tek şehir, olan Eskişehir ayrıca bor madeni bakımından da zengin kaynaklara sahip. Lületaşı ve benzer minerallere, Yunanistan'daki bazı adalar, Çek Cumhuriyeti'ndeki Moravya bölgesi, Fransa, İspanya, Fas ve ABD'de rastlanmakta ise de ticari olarak işlenebilir Lületaşı yataklarının nerede ise tamamı Türkiye'nin Eskişehir İli'nde bulunuyor. 

Oluşumunu sağlayan tepkimeler dolayısıyla, lületaşı yeraltında ıslak halde bulunur. Lületaşının toprak içindeyken temizliğini, çıkarıldıktan sonra da kolay işlenmesini, gözenekli yapısının tuttuğu bu doğal nem sağlar. Doğrudan veya işlendikten sonra kurutulan lületaşı, kaybettiği nem oranında hafifler ve önemli bir direnç kazanır.


Eskişehir’in batısında, kuzeydoğusunda ve güneydoğusunda bulunan, sahalarda, yüzeyle 300 metreyi aşan derinlikler arasında, içinde dağınık yumrular halinde lületaşı bulunan başkalaşım katmanlarına rastlanır. Taşı elde edebilmek için yüzeyden itibaren dik inen kuyular kazılır. Toprak içinde kolayca ayırdedilen başkalaşım katmanlarına ulaşıldığında, bu katmanı takip eden yatay tüneller açılarak lületaşı yumruları aranır. Bazı bölgelerde lületaşı tabakaları yeraltı suları seviyesinden daha aşağıdadır. Buralardan lületaşı çıkarabilmek için önce suyun boşaltılması gerekmektedir. Lületaşı çıkarılmasında büyük ölçüde insan gücünden ve uzun yıllar sonucunda kazanılmış kişisel tecrübelerden ve sezgilerden yararlanılırmış.

Sakarya Nehri’nin en uzun kolu olan Porsuk Çay’ı, Eskişehir’de şehir merkezine rastlıyor ve Adalar ismiyle adlandırılıyor. Kısa bir zaman önce, giderlerin atıldığı pis bir su birikintisinden ibaret olan Porsuk Çayı, Belediye’nin çalışmaları neticesinde Eskişehir’de gerek turistler gerekse yerli halk bakımından popüler bir mekân haline gelmiş. Çevresinde birçok kafe, restoran ve eğlence mekânı yer alan Porsuk Çayı’nda gondol ve gezi botları özellikle bahar ve yaz aylarında şehrin en hareketli kesimini oluşturuyor.


Osmanlı sivil mimarisinin en etkin örneklerini de çok net gözlemleyebileceğiniz Odunpazarı İlçesi Eskişehir’in Tepebaşı ile birlikte iki merkez ilçesinden biridir. Bölgede yer evler, Osmanlı döneminden kalma olup, bu bölge “Tarihsel ve Kentsel Sit Alanı” ilan edilerek belediye tarafından gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla birlikte yenilenerek günümüzde bir kısmı müze, kafe ve otel olarak kullanılmakta, bir kısmı ise halen konut olarak kullanılmaktadır. Daracık sokaklarda yer alan, bitişik düzen bahçeli bu evler, tarihi dokusu bozulmamış olup geçmişin büyülü havasını halen muhafaza etmekle, Eskişehir’de yer alan en önemli yapılardandır.

Türkiye’nin ilk cam sanatları müzesi olan Eskişehir Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, Odunpazarı Evleri Kent Müzesi Kompleksi’nde yer almakta olup; 1 Aralık 2007 tarihinde hizmete girmiş. Müzede yerli sanatçılar ile bazı yabancı sanatçılar tarafından hediye edilen eserler yer alıyor. Müze binası üç Odunpazarı evinin restore edilip birleştirilmesiyle oluşturulmuş. Haftanın altı günü ziyarete açık olan müzeye giriş ücretsiz.

Şehrin Büyükşehir Belediye Başkanı Prof.Dr.Yılmaz Büyükerşen’in çalışmaları sonucunda hayat bulan müze 160 kadar balmumu heykele Tarihi Odunpazarı Evleri’nden birinde ev sahipliği yapıyor. Müze, dünyaca ünlü Madame Tussauds Müzeleri’nin bir benzeri olarak görülüyor. Türkiye’de türünün ilk örneği olan müze, 2013 yılında, bizzat Yılmaz Büyükerşen’in yıllar boyunca yaptığı heykellerle açılmış. Müzenin gelirleri ise bağış şartı gereğince kız çocukları ile engelli çocukların eğitimi için kullanılıyor.

2005 yılından bu yana lüle taşının dünyaya tanıtılması amacıyla Odunpazarı Belediyesi’nce hizmete açılan Atlıhan Çarşısı ise bir başka görülmeye değer alan. 1850’li yıllarda han olarak kullanılmakta olan akabinde zemin ve birinci kat olmak üzere iki kattan oluşan Atlı Han günümüzde, içinde lületaşı, gümüş, toprak kap ve cam atölyelerinin,  dükkânlarının bulunduğu geleneksel el sanatları ürünlerinin teşhir ve satışının yapıldığı bir çarşı haline dönüşmüş.

Kentin Kütahya çıkışında yer alan Sazova Bilim, Sanat ve Kültür Parkı, Türkiye’nin en büyük ve en güzel parklarından birisi olup 400.000 m2 alan üzerine kurulu. Bilim ve Deney Merkezi, Türk Dünyası Şaheserleri Parkı, Uzay Evi, Eti Sualtı Dünyası, amfi tiyatro gibi birçok önemli yapının yer aldığı parkta halen yeni yapıların inşası devam ediyor. Sazova Parkı içerisindeki yapılar ile hem çocuklar hem de yetişkinler için ilgi çekici bir merkez niteliğinde olup, Eskişehir’e ilk kez gelen birçok gezginin ilk olarak uğraması gereken yerlerden birisidir.


60 sanatçıya ait 400 civarında eseri bünyesinde bulunduran Eskişehir Lületaşı Müzesi, 2008 yılında Odunpazarı Belediyesi tarafından Kurşunlu Külliyesinde yerli ve yabancı misafirlerin ziyaretine açılmış. Lületaşı dünya üzerinde çıkarıldığı tek bölge olması nedeniyle, Eskişehir’in simgesi haline gelen bir maden olan lületaşı, süs eşyası ve özellikle pipo yapımında kullanılmakta

Türkiye'de özel sektör desteği ile hayata geçirilen ilk müze olma özelliğini taşıyan Eti Arkeoloji Müzesi bünyesinde ise Neolitik, Kalkolitik, Tunç, Hitit, Frig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini kapsayan yaklaşık 22.500 eser bulunuyor. Tatil günleri de dâhil her gün açık olan müzede oldukça yüksek bir teknoloji kullanılmakta olup, ayrıca ODTÜ ve TÜBİTAK’ın beraber geliştirdiği dijital sergi uygulaması da ziyaretçilerin yoğun olarak ilgisini çekiyor.

1525 yılında tamamlanan ve Osmanlı’da adı bilinen ilk mimarbaşı olan Acem Ali’nin imzasını taşıdığı tahmin edilen Kurşunlu Cami ve Külliyesi’nin bir kervansaray olduğu tahmin edilmektedir. Yedi bölümden müteşekkil yapıda, hat, ebru, tezhib, kilim, halı dokumacılığı gibi el sanatları yapan ve satan atölyeler bulunuyor.


Eskişehir'e 80 km uzaklıkta bulunan Han ilçesinin Yazılıkaya köyündeki Midas Anıtı ise tarihin en önemli anlarına tanıklık edeceğiniz ve çok geniş bir coğrafyaya yayılan bölgedeki anıtların en görkemlisi olarak Frig Vadisinin içerisinde yer alıyor. Anıtın bulunduğu bölge, Midas Kenti ya da Midas City olarak anılıyor. Yüksekliği 17 metre olan anıt MÖ 600'lerde yapılmış. Kısaca Eskişehir sahip olduğu tüm doğal ve insan yapımı değerleri ve bozulmamış tarihi dokusu ile gezilip görülmesi gereken orta ölçekli butik bir Anadolu şehri. Yukarıda yer verilenler dışında daha birçok tarihi yapı, müze ve park şehre renk katıyor ve yaşam kalitesinin yükselmesini sağlıyor.

Orta Anadolu’da Orta Avrupa görmek isterseniz istikamet Eskişehir!

 

Suat ŞİMŞEK


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.