Kontak Lensin Tarihçesi

Kontak lens fikrinin ilk temsilcisi Leonardo da Vinci’dir.

Kontak Lensin Tarihçesi
Bu haber kez okundu.

Kontak lens fikrinin ilk temsilcisi Leonardo da Vinci’dir. 1508 yılında yayımladığı “Codex of the Eye” isimli eserinde, modern kontak lenslere ilham kaynağı olabilecek ilk prensipleri vermiş; fakat daha çok, gözün değişik şekillerde uyarılmasıyla ilgilenmiştir.

1636 yılında Fransız filozof René Descartes, göz kusurlarının düzeltilmesi için, içine sıvı yerleştirilen cam tüpü kornea ile temas ettirme fikrini önerir; fakat bu fikir pratikte uygulanamaz ve oldukça risklidir.

1801’de Thomas Young adlı bir bilim adamı, gözün uyarılmasıyla ilgili olarak birtakım deneyler yaptı. Uzun uğraşlar sonucunda içi sıvıyla doldurulmuş ve modern kontak lenslerin ilk örneği sayılabilecek bir “göz kabı” geliştirdi. Bu göz kabının temelinde bir göz merceği vardı; fakat pratikte uygulanamadı.

1888 yılına gelindiğinde Alman psikoterapist Adolf Eugen Fick, sorunsuz bir şekilde kullanılabilen ilk kontak lensi icat etti. Bu lens, koyu kahverengi renkli gözlük camlarından üretilmişti. 18-21 mm çaplarında olan lens oldukça büyüktü ve sadece birkaç saatliğine kullanılabiliyordu.

1930’lu yıllarda akrilik icat edildi ve polimer/plastikler üretilmeye başlandı. 1936 yılında optimetrist William Feinbloom, bu teknolojiyle geliştirdiği daha ince ve kullanışlı ilk plastik lensi tanıttı. Bu lens, plastik ve cam karışımından oluşmaktaydı.

1949 yılında ise kornea ile birebir temas hâline geçen ilk “korneal lens” icat edildi. Bu lens, kornea yüzeyinin tamamını kaplayabiliyor ve günde 16 saat boyunca gözde kalabiliyordu; fakat bir dezavantajı vardı: Lens, korneaya giden oksijeni engelliyordu. Bu durum gözün sağlığı açısından oldukça tehlikeliydi.

1970’li ve 80’li yıllarda bu sorunun üstesinden gelebilmek için oksijen geçirebilen; fakat sert maddeden üretilen lensler geliştirildi. Bunlar da gözün sağlığı açısından elverişli değildi. Sonraki yıllarda Çek kimyager Otto Wichterle ilk yumuşak ve gaz geçirebilen kontak lensi üretti. “Hydrophilic Gels for Biological Use” adındaki akademik çalışmasıyla da bunu bilim dünyasında tanıttı. Bu lensler, kendisinden önce geliştirilenlere göre oldukça rahattı ve daha uzun süre kullanılabiliyordu. Sonraki 25 yıl boyunca bu lensler geliştirildi ve daha fazla oksijen geçirebilir hâle getirildi. Daha fazla oksijen, daha fazla sağlık anlamına gelmekteydi. Tabii bu da lenslerin tercih edilme oranını etkileyecekti.

Son olarak 1999 yılında büyük bir buluş gerçekleştirildi ve silikon hidrojeller icat edildi. Silikonun maksimum seviyede oksijen geçirgenliğine sahip olmasından dolayı lensler artık bu maddeden üretilmeye başlandı. Artık, lensler geceyarısına kadar kullanılabiliyor ve gözü daha az yoruyordu.

Kontak lensler ve kullanımı hakkında öğrenmek istediğiniz her şey için http://www.kontaktlens.org/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Kaynak: www.kontaktlens.org


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.