Kontak Lens Reçetesi Şart

Hasta uyumunda yüksek memnuniyet yakalanıyor.

Kontak Lens Reçetesi Şart
Bu haber kez okundu.

 

Lens teknolojisinin gelişmesiyle artan koruyucu ve tedavi edici özellikleri ile yaygınlaşan kontakt lens için uzmanlar uygulamada reçetenin şart olduğu konusunda hem fikir.


Lens teknolojisinin gelişmesiyle birlikte koruyucu ve tedavi edici özelliklerinin yaygınlaşması ile kontakt lens kullanımındaki en önemli unsur olan hasta uyumunda yüksek memnuniyet yakalanıyor.

 

Uzmanların üzerinde hem fikir olduğu temel başlık ise kontakt lens uygulamalarında kontakt lens reçetesinin şart olduğu.* Acuvue® Eye Health Advisor 2. Uluslararası Bilimsel Sempozyumu, oftalmoloji ve kontaktoloji alanındaki uzmanları bir araya getirdi. Uzmanların aktardığı bilgileri Medical-Tribune olarak ve J&J Vision Care'in organize ettiği toplantıdaki önemli noktaları sizler için derledik. Toplantıda ki en önemli nokta, kontakt lens (KL) reçete uygulamasının şart olması gerektiği ve hastanın optikten KL satın aldıktan son-ra reçetesiyle birlikte mutlaka göz doktoru tarafından tekrar kontrol etmesi gerektiği yönündeydi. Uzmanlar göz hekimine düşen görevi deneme uygulaması, reçeteleme ve kontrol olarak özetliyor. Standart KL reçetesinde olması gereken başlıkları şu şekilde sıralıyor: Temel eğri, diyoptri, lens çapı, hastanın astigmatı var ise TO-RİK lens parametre değerleri presbiyopide ise BiFOKAL olduğunun belirtilmesi ve gerekli adisyon değerlerinin yazılması, lens kozmetik amaçlı kullanılıacaksa renkli olduğu, lensin özel adı, KL kullanım süresi, reçete veriliş tarihi.


Tüm dünyada KL kullanıcılarının ilk sıradaki problemi konforsuzluk. Bu sorun aynı zamanda KL bırakma nedenlerinin de başında yer almak-ta. KL'in yarattığı konforsuzluk kaynakları; lensin kornea üzerindeki mekanik etkisi, göz kapağı-lens kenarı arasındaki mekanik etkileşim, korneal hipoksi, süpürücü bölgenin irritasyonu, KL dehidratasyonu, gözyaşı filminin bozulması, korneal su kaybı, bulbar konjunktivanın mekanik hasarlanması olarak düşünülebilir.


Konfor üzerine yapılan çalışmalarla, silikon hidrojellerin, hidrojellere göre her zaman üstün olmadığı, bu üstünlüğün marka bağlantılı parametrelerde değişebileceği ve daha yüksek Dk/t'nin daha iyi konfor sağlayabildiği gösteriliyor. Öyle ki Korb çalışması, göz kapağının süpürücü boyanması ile KL kullanımının semptomları arasındaki bağlantıyı, Papac çalışması gün içindeki lens değişiminin semptomları hafifletmediğini, Morgan çalışması, konfokal mikroskobu ile göz kapağının süpürücü bölgesinde beyaz bölgeler gözlendiğini bize aktarıyor. Tüm bu çalışmaların birleştiği nokta ise konforun ne derece önemli olduğu.


Hasta uyumu konusunda yapılan son çalışmalarda her 3 KL kullanıcısından 1'inin kullanım kurallarına oldukça uyumlu olduğu her 4 kullanıcıdan birinin ise yeterince uyumlu olmadığı gösterilmektedir. KL hasta uyumunun bağlantılı olduğu konular arasında, lens değişim sıklığı, hijyen konusunda ellerin yıkanması, lens temizliği sırasında ovalama ve durulamanın yapılması, lens kaplarının sık değiştirilmesi sayılabilir.


Zamanında değiştirilmeyen lensler nedeniyle keratit riskinin 2 kat arttığı, değişim sıklığına uymamanın günlük kullanat KL kullanıcılarında % 10, 2 haftada bir KL değiştirenlerde % 50, ayda bir değiştirenlerde ise % 35 olduğu ortaya konmuştur.


KL intelörenası


Kontakt lens bağlı komplikasyonlar hastanın iyi tölere ettiği lenslerle pek sık görülmez. Komplikasyonların asemptomatik olabileceği de atlanmamalıdır.
KL intöleransı bir belirti olarak değil semptom olarak değerlendirilir. Lens hissedilebilirliğinde artış, kuruluk hissi, günlük takma süresinde azalma, görmede bozukluk, kızarıklık, sulanma ve akıntı belirtilerolarak sıralanabilir. Semptoma göre seyrek tanı konabildiği için lens kullanıcılarının her yıl ya da 2 yılda bir lensleri olmaksızın slit lamp ile muayene edilmeleri gerekir. Ancak keratokonus, keratoplasti, korneal hipoestezi veya terapötik amaçlı lens kullanımında bu muayene süresi daha kısa aralıklarda yapılmalıdır.
Intöleranstala ilgili değerlendirmeler;


KL ile ilişkili sorunlar Göz kapağı ile ilişkili sorunlar, anomalileri


Gözyaşı filme ile ilişkili sorunlar (lens önü filminin stabil olmaması, hacim değişiklikleri, hiperozmolarite, müsin topları)
Konjunktiva ile ilişkili sorunlar (boyanma, hiperemi, papiller hiperplazi)
Limbus ile ilişkili sorunlar (hiperemi, süperior limbik keratokonjunktivit)
Korneal sorunlar, olarak sıralanabilir.


Astigmatlı hasta


Çalışmalar görme kusurlu hastaların % 47'sinde astigmatik düzeltmeye ihtiyaç olduğunu ve bu hastaların yarısında da monoküler astigmat saptandığını bildiriyor. Klinikte yumuşak torik lens uygulamalarının tamamlayıcı rolü bulunuyor. 0,50 diyoptri üzeri silindirik kırma kusuru olan tüm hastalarda basitten komplikeye tıravma veya cerrahi sonrası vakalarda yumuşak torik KL öneriliyor.


UV korumalı KL


Güneşe bağlı UV radyasyonu; katarakt gelişimini olumsuz yönde etkileyebilen en önemli kaçınılabilir risk faktörlerinden birive yine aynı şekilde konjunktival kornea ve cilt hastalıkları için de ölçülebilir bir risk faktörüdür.


UV ışınlarına oküler maruz kalmanın en önemli belirleyicileri güneş ışınlarının açısı, arka plandan yansımalar, göz içi anatomik yapıların özelliği korunmaya yönelik alışkanlıklar ve cihazların UV koruma özellikleri.


UV ışınlarının, gözün kornea, lens ve retinasında zararlı etkileri olduğu bilinmektedir.. Normalde kornea, lensle birlikte UV'yi büyük bir oranda bloke eder. Ancak temporal bölgeden gelen ışınların nazal bölgeden yansıması nedeniyle gözün iç katmanlarına kadar ulaşmasına neden olur. Buna periferel yansıma etkisi denir. Pinguekula, UV'nin tetikleyebildiği tümörler, droplet keratitit, pterjiyum UV'nin neden olduğu hastalıklara örnek olarak verilebilir.


Terapötik KL


KL kırma kusurunun düzeltilmesinin yanı sıra cerrahi sonrasında veya tedavi amaçlı ve profilaktik olarak da kullanılmaktadır. Terapötik amaçla kullanılan KL de mutlaka hastaya bir uzman tarafından uygulanır ve takip edilir. Klinik uygulamalarda TKL korneanın epitelizasyonunu arttıran, ağrıyı gideren, oküler yüzeyi göz kapaklarına karşı koruyan ve kimi durumlarda optik kaliteyi arttıran etkisi olduğu bilinmektedir. TKL ile korneadaki lezyonların azaldığı, iyileşme süresinin kısaldığı da belirtilmekte.


TKL seçimi önemlidir. Sürekli takılması gerektiği düşünüldüğünde silikon lensler en iyi çözüm olup; Oksijen geçirgenliği yüksek, protein birikimlerine karşı dirençli, su içerikleri stabil, modülüsleri göreceli daha yüksek olsa dahi stabiliteleri daha iyidir. KL'in tedavi edici olarak kullanılmalarındaki ortalama süre 45 gün olup, bu süre 3 gün ile 5 yıl arasında değişebilir. En sık kullanılan şekli, 30 gün süreyle sürekli kullanım ve cerrahi sonrası haftalık değiştirilen lenslerdir.


Cerrahi dışı hastalarda TKL'nin sağladığı iyileşme oranları;
Ağrının giderilmesi %100, Daha iyi konfor % 90, Daha net görme % 54. Müsin topları (%12) ve kü
çük periferik infiltratlar (%6) görülebilen geçici komplikasyonlar olabilir.


KL'e bağlı hipoksi


Silikon hidrojel KL'in daha fazla oksijen geçirebilmeleri tercih edilmelerindeki en önemli etken. Son döneme kadar oksijen geçirgenliğinde temel alınan Dk/t nin yeni yaklaşımlarla yeterli olmadığı tartışılıyor. Bu yaklaşıma göre, Dk/t bize gerçekte ne kadar oksijenin korneaya ulaştığını, KL olmadığı durumda, KL altında kornea tarafından ne kadar oksijen kullanıldığını ve aynı parametrenin bir başka KL ile karşılaştırıldığındaki cevabını vermeye yeterli değildir.


Neden olarak, gerçek hayattaki difüzyon ile laboratuvar ortamında sağlanan difüzyonun farklı olması söyleniyor Korneaya oksijen aktarımını belirleyen parametre olan Dk/t ile ilgili değerlendirilmesi gereken 3 önemli unsur:


*Korneal oksijenasyonu ölçmek için bildirilen merkezi Dk/t'yi değil, min. Dk/t'yi göz önüne alınması gerektiği


*Üreticiler genellikle düşük dioptrili lenslerle aynı min Dk/t değerine sahip daha yüksek dioptirili lensler yapmaktadırlar.


*ISO standartları lens kalınlığında önemli değişkenliklere izin verir. Böylelikle bir lensteki gerçek Dk/t değerleri de %50 veya daha fazla değişkenlik gösterebilir.


Hipoksinin neden olduğu patoloji korneal vaskülarizasyon ile ortaya çıkar. Silikon hidrojel lenslerde çok sık görülmemekle birlikte yavaş gelişen doğru kullanım süresi uygulamaları ile gerileyebilen bir durumdur. Vaskülarizasyon periferik Dk/t değerlerinin yaklaşık 4 gibi düşük olması durumunda karşılaşılan bir durumdur. Hipoksinin gerçekteki önemi daha çok kozmetik bir sorun olarak kabul edilen limbal kızarıklıktan ziyade vaskülarizasyonun potansiyel bir belirtisi olduğu anlamına gelir.


Son epidemiyolojik çalışmalarda infiltratif keratit oranının SiH lens kullanıldığında hidrojellere oranla 2 kat azaldığını gösteriyor. Hasta için doğru lensin seçiminde korneal infiltratlara karşı düşük bir miktar vaskülarizasyon riski ile birliktei limbal kızarıklık olasılığının dengelenmesi gerekmekte.


Allerji ve KL


Alerjik göz hastalıkları % 94'ü mukoz membran yapısında olan oküler yüzeyi etkiler ve oküler yüzey muayene yapılırken mutlaka göz kapakları dışa döndürülür. Üst tarsal yüzey önemli belirtilere sahip olabileceği için bu muayene önemlidir.


Klinikte alerjik göz hastalıkları, Akut alerjik konjunktivit (AAK), Mevsimsel alerjik konjunktivit (MAK), Perennial alerjik konjunktivit (PAK), Vernal keratokonjunktivit (VKK), Atopik keratokonjunktivit(AKK) Dev papiller konjunktivit (DPK).


AAK, MAK ve PAK, korneal katılımın olmadığı ve topikal steroid kullanılmasına gerek olmayan hafif olaylar. VKK, AKK ise korneal katılımın olduğu ve topikal steroid kullanılan şiddetli olaylardır. DPK ise KL ve protez kullananlarda görülür.


DPK, yabancı cismin tarsal konjunktiva ile tekrar tekrar temas etmesi durumunda meydana gelebilir. Bu durum KL, oküler protez veya dikiş kaynaklı olabilir. Kırpma sırasında sürtünmenin en fazla olduğu üst göz kapağı en fazla etkilenen bölgedir. Klinik ve histolojik olarak VKK ile çok benzer. Kornea etkilenmez. Semptomları ise KL intöleransıdır; yani günlük takma süresi azalır, lens farkındalığı artar, muköz akıntı gözlenir. KL'in korneal merkezlenmeden uzaklaşması söz konusudur. Belirti olarak limbal enflamasyon veya üst tarsal konjunktivanın dev veya makropapiller hiperplazisi düşünülebilir.


Tedavisinde KL takılma süresine ve hijyene dikkat edilir. Günlük kullan at lense geçilir. İlaç tedavisi gerekirse topikal mast hücre stabilizatörü ve/veya antihistaminik ilaçlar kullanılabilir.


Günlük kullanat kontakt Lens


Dünya genelinde günlük kullanat veya planlı değişim günlük silikon hidrojel lenslerin daha çok uygulandığı gözleniyor. Deneyimler, kısa sürede değiştirilen KL'in daha düşük komplikasyon oranına sahip olduğunu, daha fazla konfor ve memnuniyet sağladığını, papiller konjunktivit insidansında azalmaya yol açtığını ve daha az planlanmayan doktor ziyaretine gerek duyulduğunu gösteriyor. Klinik yararları genellikle birikintilerle ilişkili olup, solüsyonlarla etkileşimler, alerji durumlarına yanıt ve uyum olarak gösterilir.


Hastada sorun olabilecek birikinti sıklıkla lipid birikimleridirdir ve ovalama/durulama aşamasıveya daha sık değişim ile çözümlenebilir. Solüsyona bağlı korneal boyanma daha çok silikon hidrojellerle görülür ancak günlük kullanat lenslerin kullanılmasıyla önlenebilir. Günlük lensler havadaki alerjenlere koruyucu bir bariyer oluşturur ve oküler alerjilerde yarar sağlayabilir. Uyum ve rahatlık bu tür lenslerde en yüksektir. Yarı zamanlı kullananlar için idealdir. Mikrobiyal keratit riski düşüktür ancak yeniden kullanım komplikasyonlara neden olabilir. İnfiltratlar açısından da en düşük riske sahiptirler.


KL'ye bağlı komplikasyonlar


Lens yüzeyinde, göz yaşı ve göz kapaklarından kaynaklanan ve potansiyel immunojenik, toksik veya enfeksiyon kaynağı olabilen materyellerin birikimi ile, lenslerin kornea oksijeni azalabilir. Ayrıca, atık maddelerin birikimine yol açarak lensin "örtücü" özelliğine bağlı komplikasyonların oluşmasına neden olabilir. KL'e bağlı mikrobiyal keratit gelişiminde, mikrorganizmaların lens yüzeyi üzerinden oküler yüzeye taşınması nedeniyle oluşur. En sık görülen mikrorganizmalar, bakteriler olmakla birlikte, özellikle Acanthamoeba keratiti cok ciddi sonuçlar doğurabilir. Yeni teknolojilerle, patojenin lens yüzeyinde kolonizasyonu engelleyen mekanizmaların kullanımı söz konusu.

 

Kaynak : medical-tribune.com.tr


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.