İstihdam 1.6 Milyon Kişi Arttı !

UZMANLARA göre gelecek 10 yıla iki meslek damgasını vuracak; biri, sağlık, diğeri teknoloji.

İstihdam 1.6 Milyon Kişi Arttı !
Bu haber kez okundu.

Yine uzmanlara göre, bu iki mesleğin yolları kesişecek ki, çoktan kesişmeye başladı. Sağlık derken de artık; dahiliye, kulak-burun-boğaz, kadın hastalıkları, genel cerrahi gibi klasik branşlardan ya da hemşirelik, diş hekimliğinden, eczacılıktan bahsedilmiyor. Gelişen teknolojiye ve artan ihtiyaçlara göre tıp da branşlar da farklılaşıyor. Örnek mi? Genetik, obezite cerrahisi, ergoterapi, histoloji, embriyoloji bunlardan sadece birkaçı. Tabii, gelişen teknolojiye paralel medikal mühendisliği de unutmamak lazım ki, uzmanlara göre illa da doktor olmak gerekmiyor. Çünkü çok değil, 10 yıl sonra, medikal mühendislik ve tıp teknisyenliğinde ciddi istihdama ihtiyaç duyulacak. Hal böyle olunca da uzmanlar, tıbbı seçeceklere ya da branş seçeceklere 10 yıl sonrasını düşünerek tercih yapmalarını öneriyor. 

İSTİHDAM 1.6 MİLYONA ÇIKACAK
Peki, Türkiye’de bugünkü mevcut durum nedir? Toplam 550 bin sağlık çalışanı bulunuyor. Bunların 130 bini hekim. Yaklaşık 300 bin kişi de tıp okuyor.

Türkiye’nin nüfusu 76,5 milyon ve nüfusun yüzde 1,1’i sağlık alanında istihdam ediyor. Avrupa’da ise bu oran yüzde 7’ler seviyesinde. Türkiye’de 100 bin kişiye 171 hekim düşerken, Avrupa’da 350 hekim düşüyor.

Daha da önemlisi bugün, ardı ardına tıp üniversitelerinin kurulmasının, gerek özel sektörün gerekse de şehir hastaneleri ile kamunun sağlıkta yatırımlara hız vermesinin ve Türkiye’nin sağlık turizminde önemli bir konuma gelmesinin tek amacı var; o da, 10 yıl sonra sağlık alanındaki istihdamın Avrupa seviyesine çıkacak olması. Yani, 10 yıl sonra 100 bin kişiye 350 hekim düşecek, sağlıkta istihdam edilenlerin sayısı 1,6 milyona çıkacak.

İŞ BULMAK GARANTİ
Şu bir gerçek ki, yakın gelecekte sağlık alanında ciddi bir istihdam açığı oluşacak. Her ne kadar 10 yıl öncesinde sağlıktaki branş sayısı 15’den bugün 46’ya, 10 yıl önce üniversitelerden mezun olan öğrenci sayısı 4 bin 500’den bugün 11 bin çıksa da bu gelişim bile istihdam açığını kapatmaya yetmeyecek. Nitekim uzmanlar, 10 yıl sonra ancak doktor, teknisyen, hemşire sayılarının belli seviyeye ulaşacağını ve ihtiyacı karşılayacağını söylüyor.

Eleman açığı 2049’a kadar kapanmayacak
Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel, sağlık alanlarından mezun olan öğrencilerin işsiz kalma gibi bir durumu olmayacağını, 2016 yılında devlet ve özel hastanelerin işe alım gücünün fazla olacağını belirterek, şunları söylüyor: “Ülkemizde yüzde 2,8 düzeyinde olan sağlık sektöründeki istihdamın toplam istihdama oranı, 2023 Yılına Kadar OECD ortalaması olan yüzde 10 düzeyine çıkarılacak. 2023 yılına kadar 15 bin tıbbi görüntüleme teknikeri, 7 bin fizyoterapist, 10 bin diyaliz teknikeri ve ameliyathane, ağız-diş sağlığı ve iş sağlığı alanında yetişmiş binlerce yardımcı personele ihtiyaç olacağı öngörülüyor. Sağlık Bakanlığı, 2023 yılına kadar, fizyoterapist sayısının yüzde 264,8 artacağını tahmin ediyor. Bu programlardan mezun olan aday sayıları bugün itibariyle toplam ihtiyacın onda biri kadar. Her yıl diyaliz programından 455 kişi, fizyoterapi programından 1000 kişi, ameliyathane hizmetleri programından 240 kişi, ağız ve diş sağlığı programından 375 kişi mezun oluyor. Sağlık sektöründe çalışacak ara eleman ihtiyacı gün geçtikçe artıyor ve 2049 yılına kadar kapanmayacak bir açıktan söz ediliyor. Sağlık sektöründe uzun yıllar sürecek olan istihdam imkânı, üniversite adaylarını bu alana yönelttiği gibi, meslek yüksekokullarını da bu sahada programlar açmaya itiyor. Ülkemizde 100’ü aşkın ağız ve diş sağlığı merkezi faaliyet gösteriyor. Son on yılda diş ünite sayısı 7 kat artmış durumda. Ülkemizde fizik tedavi üniteleri, kür merkezleri, wellness-spa merkezlerinin sayısı her geçen gün artıyor.”

Gözde meslekler, biyomedikal, diş hekimi, fizyoterapist
Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. S. Haluk Özsarı, yapılan araştırmaların, 2020’ye kadar büyüme hızları ile gelişen sağlık meslekleri arasında ilk 5’de; yüzde 62 ile biyomedikal mühendisi, yüzde 38 ile dental hijyenist, yüzde 39 ile fizyoterapist, yüzde 33 ile ergoterapist ve optometrist, yüzde 23 ile konuşma terapisti gibi mesleklerinin geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlıkta insan kaynağında sayısal olarak daha katetmemiz gereken epeyce mesafe var. Önemli olan, ülkemizde sağlıklı bir sağlık insan kaynakları planlaması yapılamadığı gerçeğidir. Sağlıkta insan kaynağını planlayan, yetiştiren ve çalıştıran kurumlar arasında önce koordinasyon daha sonra da ortak bir vizyon ile politika belirlenmesi gerekmektedir. 2023 vizyonu kapsamında yapılmaya başlanan bu çalışmaların sağlıklı yürüyebilmesi için ortak akıl şarttır. Sağlık insan kaynakları planlamasının koordinatörünün kim olduğu belli olmalı ve bu koordinatör 10-20-50 yıllık perspektiflerde ilgili paydaşlarıyla birlikte; hangi yıl, hangi sağlık meslek grubunda, kaç kişiye ihtiyaç olacağı ile bunların nerelerde ve hangi standartlarda yetiştirileceğini belirlemelidir. Bence sağlık insan kaynakları konusunda koordinatör güç Sağlık Bakanlığı olmalıdır. Sağlıkta insan kaynakları planlaması; doğru sayıda kişinin, doğru yer ve zamanda, doğru becerilerle, doğru tutum ve davranışlarla, doğru maliyetle istihdam edilmesi ilkelerini sağlamaya dayanır.”



Kaynak : hurriyet.com.tr


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.