Hayat Her Yaşta Görmeye Değer!

Yaşlılık döneminde görme işlevinin azaldığına ve bazı göz hastalıklarının görülme riskinin arttığına değinen Kudret Göz İstanbul Başhekimi Göz Hastalıkları Uzm. Op. Dr. Nail Sönmez, yaşın ilerlemesiyle birlikte kapıda bekleyen hastalıklar hakkında bilgi verdi. Hayatın her yaşta görmeye değer olduğunu vurgulayan Op. Dr. Sönmez, göz sağlığını korumak için önerilerde bulundu.

Hayat Her Yaşta Görmeye Değer!
Bu haber kez okundu.

Yaşlılık; bebeklik, çocukluk, gençlik ve yetişkinlik gibi yaşamın doğal süreçlerinden biridir. Yaşlanma sürecinde hücrelerde, dokularda, organlarda ve sistemlerde bazı değişiklikler oluşur. Genetik faktörler, yaşam biçimi, beslenme alışkanlığı gibi faktörlere bağlı olarak bu değişikliklerin etkisi her kişide farklı zamanda ve şekilde görülür. Bununla birlikte 65 yaş genel olarak yaşlılığın başlangıcı olarak kabul edilir.
 
Yaşlılıkta metabolizmanın yanı sıra vücudun arınma mekanizması da yavaşlar, hücre yenilenmesi azalırken hücre ölümleri artar. Tüm bunların bir sonucu olarak da duyu organlarında doku bozuklukları ve işlevlerinde azalmalar görülür. Yaşlanmanın etkilerini ilk olarak gösterdiği organların başında gözlerimiz gelir. Yaş almaya bağlı olarak gözlerimizde görülen değişikliklerin başında presbiyopi yani yakını görme zorluğu, göz altı torbaları, üst ve alt göz kapaklarında sarkmalar, pitozis yani göz kapağı düşüklüğü, ektropiyum (göz kapaklarının dışa dönmesi), entropion (göz kapaklarının içe doğru dönmesi)  ve göz kuruluğu geliyor.
 
Katarakt, göz tansiyonu ve sarı nokta hastalıkları her yaşta görülmekle birlikte yaygın olarak ilerleyen yaşlarda ortaya çıkar. Görme kalitesini düşüren, görme kayıplarına yol açan bu fizyolojik değişimler, günlük hayata ve sosyal hayata uyum sürecinde de zorluklar oluşturarak olumsuz psikolojik etkiler bırakabilir.”
 
Görecek Güzel Günler İçin Gözlerinize İyi Bakın!
 “Yaşlanmaya bağlı değişimlerin tek bir organda değil diğer duyu organlarında ve vücudun diğer sistemlerinde de oluşacağını düşünürsek yaşlıların çevresel faktörlerle uyum sağlamakta eskiye oranla neden daha çok zorlandığını daha iyi anlarız.  Karşılaşılacak gerek fizyolojik, gerek psikolojik ve sosyolojik problemlerin çözümü üzerinde elbirliği ile çalışılarak yaşlıların daha kaliteli, daha güzel yaşamaları sağlanabilir. Yaşlanma süreci durdurulamaz ama düzenli muayene ve tedaviyle yaş almaya bağlı gelişen hastalıkların, görme kayıplarının önüne geçilebilir, olası riskler azaltılabilir.”
 
Katarakt ve Presbiyopinin Göz İçi Merceklerle Tedavisi Mümkün!
Aksu ismiyle bilinen ya da göze perde inmesi olarak tabir edilen katarakt dünyadaki en yaygın görme kaybı nedenidir. Özellikle 60 yaş üzerindeki kişilerde görülür. Gözün doğal merceğinin saydamlığını yitirerek matlaşması sonucu ortaya çıkan kataraktın ameliyatla tedavisi mümkündür. Operasyonla işlevini yitirmiş mercekler yerine gözün doğal yapısıyla uyumlu göz içi lensler yerleştirilir. Bu işlem yaklaşık 10 – 20 dakika sürmektedir. Günümüzde katarakt tedavisinde uygulanan akıllı merceklerle hastalar hem yakın, hem orta hem de uzak mesafede net görüşe kavuşmakta, yakın gözlüğü kullanmaya ihtiyaç duymamaktadır. Göz içi akıllı merceklerin uygulandığı bir diğer görme bozukluğu da presbiyopi yani yaşa bağlı yakını görememe problemidir.  
 
Presbiyopi yetişkinlikten itibaren yani 45 yaş üstünde görülmeye başlanan bir görme kusurudur. Göz merceği zamanla doğal esnekliği kaybederek, yakın mesafeye odaklanma yeteneğini yitirir. Bunun sonucunda da kişiler gözlüksüz yakını rahat görememeye başlar. Presbiyopinin tedavisinde de akıllı göz içi merceklerden yararlanmaktayız.
 
Glokom Riski Yaşla Birlikte Artar!
Dünyada kalıcı görme kayıplarının en yaygın ikinci nedeni glokomdur. Göz tansiyonu, karasu isimleriyle bilinen glokom sinsi hastalık olarak da anılmaktadır. Bunun nedeni hastalarda herhangi bir şikayete yol açmadan ilerleyerek beklenmedik, ani görme kayıplarına yol açmasıdır. Bebeklik, gençlik gibi herhangi bir yaş döneminde görülmekle birlikte özellikle 40 yaş üzerindekilerde daha sık rastlanır. Glokom görülme sıklığı yaşla birlikte artar. Yapılan bir araştırmaya göre 75-79 yaşlarındaki kişilerde glokom görülme riski,  55-59 yaşlarındaki kişilere göre iki kat fazladır. Glokomla mücadelede en etkili yöntem düzenli muayene ve göz tansiyonunun düzenli olarak ölçümüdür.
 
Kimler Sarı Nokta Hastalığı Riski Altında?
Yaşa bağlı olarak görülme oranı artan bir diğer hastalık da sarı nokta hastalığıdır. Tıbben makula dejenerasyonu olarak adlandırdığımız hastalık en sık 55 – 60 yaş üzerinde görülür. Yaşlanmak, sigara kullanımı, uzun süre güneş altında kalmak, lipid kolesterol yüksekliği, ideal kilonun üzerinde olmak, genetik faktörler, hipertansiyon ve sigara kullanımı hastalığın başlıca nedenleridir.  Hastalık, yaş tip ve kuru tip olmak üzere iki biçimde görülür. Uygulanacak tedavi çeşidine göre farklılık gösterir. Sarı nokta hastalığının tedavisinde düzenli doktor muayenesi ve tedavinin aksatılmamasının önemi büyüktür. Ayrıca sarı nokta hastalarının kullanıyorlarsa sigarayı bırakmaları, beslenmelerine ve UV filtreli güneş gözlüğü kullanmaya özen göstermeleri gerekir.
 
Göz Kuruluğuna Dikkat!
Gözyaşı salgısı, erkek ve kadınlarda yaşın ilerlemesiyle birlikte azalır. Ayrıca menopoz göz kuruluğuna yol açan önemli nedenlerden biridir.  Dolayısıyla göz kuruluğu özellikle kadınlarda daha sık görülür. Göz kuruluğu kornea tabakasında tahrişe neden olacağı için tedavi edilmesi gerekir. Tedavi edilmediği takdirde kornea tabakasında kalıcı hasarlara yol açabilir.
 
Göz Kapağı Düşüklüğü Görmeye Engel Olabilir!
Ektropiyum (göz kapaklarının dışa dönmesi) ve entropion (göz kapaklarının içe doğru dönmesi) özellikle yaş almaya bağlı olarak ortaya çıkan hastalıklardır. Gözlerde yanma, batma, ağrı, göz kuruluğu gibi bir çok şikayetlere yol açar. Kirpiklerin tahrişi enfeksiyonlara neden olabilir. Tedavi edilmeyen vakalar ilerleyerek görme kayıpları oluşabilir. Bu yüzden cerrahi müdahale ile tedavi edilmesi gerekir. Üst göz kapağı çevresindeki sarkmalar ve tıbben pitozis adını verdiğimiz göz kapağı düşüklüğü estetik açıdan istenmeyen bir görünüm oluşturmasının yanı sıra görmeye engel teşkil edecek boyutta olabilir. Bu durumlarda cerrahi yöntem estetik bir çözümün yanı sıra  görmeyi iyileştirmek için gerekli bir tedavi seçeneğidir.
 
 
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.