Göz Migreni Nedir ve Kimlerde Görülür?

Otonom sinir sisteminin başlıca işlevleri arasında damar, sindirim sistemi ve dolaşım sistemini kontrol etmenin yer aldığı bilinmektedir. Otonom sinir sisteminde meydana gelen bir hastalık olarak bilinmekte olan migren, toplumda baş ağrısıyla özdeşleştirilmiş durumdadır. Fakat migren yalnızca baş ağrısı olarak görülen bir durum değildir. Migrenin kişinin gündelik yaşantısını oldukça ciddi oranda ve olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir.

Göz Migreni Nedir ve Kimlerde Görülür?
Bu haber kez okundu.

Migren ataklarının önlem alınmadığı takdirde günlerce sürdüğü bilinmektedir. Migren ağrıları kişiler tarafından genel olarak tek taraflı ve yer değiştirme potansiyeline sahip olarak tanımlanmaktadır. Ağrıların zamanla mide bulantısına dahi sebebiyet verebildiği bilinmektedir. Migren ağrılarının beyin kan akışında görülen değişiklikler nedeniyle oluştuğu düşünülmektedir fakat bu bilgi herhangi bir kesinlik taşımamaktadır. Pek çok farklı türde migren görülebildiği bilinmektedir. Migren görülen kişilerde migrenin sıklığı, görülme süresi ve şiddeti farklılık gösterebilmektedir.

Migren rahatsızlığının genel olarak 15 ile 22 yaş aralığında görüldüğü bilinmektedir. Kişilerin 55 yaşından sonra migren rahatsızlığına sahip olma ihtimali oldukça düşüktür. Migren rahatsızlığının görülme riskinin kadınlarda erkeklerden daha sık görüldüğü bilinmektedir.

Migren oldukça sık görülen rahatsızlıklardan biridir. Auralı ve aurasız olarak iki çeşide ayrılmış olan migren ataklarından 100’de 10’u auralı olarak gerçekleşmektedir. Auralı migrende baş ağrısından önce aura dönemi gerçekleştir. Bu auranın gerçekleşmesi esnasında geçici körlük görülme ihtimalinin dahi mümkün olduğu bilinmektedir. Aura döneminde görme problemleri meydana gelir. Bu görme problemleri sonrasında baş ağrısının başladığı ve oldukça uzun sürdüğü bilinmektedir.

Göz Migreni
Göz migreni ise gerçekleşen migren türlerinden yalnızca biridir. Göz çevresinde yaşanan şiddetli ağrı olarak tanımlanan göz migreni meydana geldiğinde kişiler öncelikle göz doktoruna gitme gereksinimi hissederler. Göz migreni meydana geldiğinde gerçekleşen problem nörolojik olmaktadır ve gidilmesi gereken birimin Nöroloji bölümü olduğu bilinmektedir.
Herhangi bir tanı ve teşhis yöntemi bulunmaması sebebiyle göz migreni tanısının konulması oldukça zordur. Rutin tetkikler sırasında göz migreni tanısının konması mümkün değildir. Rutin testler sonucunda hastanın değerlerinde herhangi bir anormalliğin görülmemesi oldukça olasıdır. Migren rahatsızlığına teşhis konulsa dahi kesin bir tedavi yöntemi uygulanamamaktadır. Fakat birtakım ilaçlar ve tedavi yöntemleri aracılığıyla migren şiddetinin azaltılması mümkündür.

Migren durumu meydana geldiği takdirde kişilerde ağrı ile birlikte görme bozukluklarının görülmesi, gözde şimşek çakması, ışık çizgisi görüntülerinin görülmesi mümkündür. Migren ile birlikte görme kaybının dahi görüldüğü bilinmektedir. Bu nedenle hastanın durumuna göre belirlenen doktor tavsiyelerine uymak ve migren semptomlarını azaltmak oldukça önemlidir. Çok sık bir şekilde gerçekleşmese dahi bazı hastalarda göz kaslarında geçici felcin meydana geldiği görülebilmektedir. Tüm bunların yanı sıra şaşılık gibi göz problemleri de meydana gelebilmektedir.
Göz migreni iki farklı türde ele alınmaktadır. Bunlardan ilki olan retinal migren tek gözde meydana gelen görme kaybı ile geçici körlüğün meydana gelmesi durumlarını tanımlamaktadır. Retinal migrenin gözde meydana gelen dolaşım bozukluğu sebebiyle görüldüğü bilinmektedir. Migrenden ötürü meydana gelen görme kayıpları kalıcı olarak meydana gelmemektedir. Retinal migren rahatsızlığı herhangi bir muayene sonrasında teşhis edilememektedir.

Bir diğer göz migreni türü ise oftalmoplejik migren olarak adlandırılmaktadır. Oftalmoplejik migren, yüz ağrısı olarak bilinmektedir. Migren atağı sonucunda meydana gelir ve ciddi sorunlara neden olur. Bu ciddi sorunların arasında sinir felci, göz kapaklarında meydana gelen düşüklükler ve çift görme problemleri yer almaktadır. Diğer migren türlerinin olduğu gibi oftalmoplejik migrenin de tanı koyma sürecinin oldukça zor olduğu bilinmektedir. Migren atağı sırasında kişinin değerlerinde herhangi bir anormallik görülememektedir ve bu nedenle tanı koyulması mümkün olamamaktadır. Gadolinyumlu manyetik rezonans görüntüleme işlemi aracılığıyla gözde meydana gelen bazı durumların teşhis edilebildiği bilinmektedir. Teşhis edilebilen durumlar arasında göz sinirlerinde meydana gelen ödem ve kalınlaşmaların olduğu bilinmektedir. Bu migren atağının ileri yaşlarda oldukça nadir bir şekilde görüldüğü bilinmektedir.

Göz Migreni Neden Olur?

Migren atakları geçirilen spazm sonucunda meydana gelebilmektedir. Migren hastalığına yönelik tedavinin başarıyla uygulanması sonucunda göz migreni probleminin ortadan kalktığı bilinmektedir.
Migren hastalığının kadınlarda daha sık görüldüğü ve bu sebeple hormonlarla ilişkisinin olduğu bilinmektedir. Adet dönemi gibi doğurganlığın yoğun olduğu dönemlerde migrenin daha şiddetli görüldüğü bilinmektedir. Menopoz döneminin başlamasıyla birlikte migren probleminin neredeyse hiç görülmediği bilinmektedir. Tüm bu nedenlerle hormonlar ve migrenin ilişkili olduğu bilinmektedir.

Göz Migreninin Belirtileri Nelerdir?

Göz migreni problemi yaşayan kişilerde bazı ortak belirtiler görülebilmektedir. Bu belirtiler başlıca şu şekilde görülebilmektedir;

  1. Görme bozuklukları ve görme kaybı
  2. Gözde ışıklanmaların görülmesi
  3. Mide bulantısı ve kusma
  4. Tek taraflı görme kaybı
  5. Gözde şiddetli ağrı
Göz Migreni Tedavisi Nasıl Gerçekleştirilir?
Göz migrenini tamamen sonlandıracak bir tedavi yönteminin bulunmadığı bilinmektedir. Bu nedenle doktor tarafından hastanın durumuna yönelik olarak ağrı kesici veya ilaç tedavisi uygulanabilmektedir. Göz migreni, göz tansiyonuna sebep olabilmektedir. Migrenin semptomları kişilerde farklı şiddet ve sürelerde görülebilmektedir. Uygulanan tedavi yöntemi de kişinin durumuna göre özel olarak belirlenmelidir. Atak tedavisinin migren görüldüğü takdirde uygulanabilmesi tercih edilebilmektedir. Atak tedavisi genişlemiş damarların daralmasını ve ağrıların dinmesini sağlamaktadır.
 
Kaynak: Esencan Hastanesi
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.