Disleksiyi Anlamanın 15 Yolu!

Disleksi beynin çalışma biçimi ile ilgili bir sorundur ve öncelikle okuma zorluğu ile karakterize edilen bir öğrenme bozukluğudur. Disleksinin düşük zekayla ilgisi yoktur. Her ne kadar disleksi yaşam boyu süren bir durum olsa da teşhis konulduktan sonra tedavi edilebilir ya da hafifletilebilir.

Disleksiyi Anlamanın 15 Yolu!
Bu haber kez okundu.

Toplumda teşhis konulmamış binlerce kişi bulunduğunu belirten Dirim Yaşam Akademisi Başkanı Nuran Dirim Ayral, ‘okul öncesi’, ‘okul çağı’ ve ‘yetişkinlerde’ disleksiyi fark etmenin yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi.

Okul Öncesi Çocuklarında Disleksi Nasıl Anlaşılır?

1) Konuşma ve İşitmede Yaşanan Zorluklar: Örneğin araba yerine ‘abara’ diyorsa; sözcüklerin telaffuzunda güçlük yaşıyorsa; sözcükleri hecelemekte ya da heceleri birleştirmekte zorlanıyorsa; konuşurken sesleri sözcüğe dönüştürebilmede sorun varsa...

2) Öğrenme Zorlukları: Dislektik olan çocuklar fonoloji sürecinde (seslerin işlenmesi) ve görsel–sözel tepki hızında, temel öğrenme konularında zorluk yaşayabilirler.

Kendi kelime haznelerini oluşturmada yavaşlık. Genellikle okul öncesi dönemdeki dislektik çocuklar, kısıtlı sayıda sözcük kullanır.

Sesleri, harfleri, renkleri ve sayıları hatırlamakta yavaşlık. Dislektik çocuklar bildikleri nesnelerin bile adlarını hatırlamakta yavaştırlar.

Kısa şiirleri ya da tekerlemeleri ezberlemede zorluk yaşarlar.

En sevdiği videoların bile konusunu hatırlamakta zorluk çekerler.

3) Fiziksel Zorluk Çekip Çekmediğine Bakın: Kalem tutma, düğme ve fermuarlarla sorun yaşama ya da diş fırçalama gibi hassas motor becerilerin gelişiminde yavaşlık, sol ve sağı karıştırma, müziğin ritmiyle hareket etmede zorluk.

Okul Çağı Çocuklarında Disleksi Nasıl Anlaşılır?

4) Harfleri ve Sayıları Ters Yazma: Yazmayı öğrenirken çoğu ana sınıfı ya da birinci sınıf öğrencisi, sayıları ve harfleri yanlış yazmaktadır. Yine de bu daha büyük çocuklar için disleksi belirtisi olabilir. Harfleri ve sayıları ters yazma durumu süreklilik gösteriyorsa, çocuğunuzun disleksi için test edilmesi gerekebilir.

5) Okuma Zorluğu: Çocuklar ve gençler arasında disleksi; öncelikle, okumayı akranlarından yavaş öğrenmeleri ya da kendi yaş seviyelerinin gerisinde kalan okuma hızı ile anlaşılır. Bu, disleksinin birincil belirtisidir. Okuma sorunları arasında şunlar da bulunmaktadır.

6) Harfler ve Sesler Arasındaki Bağlantıyı Öğrenmede Gerilik: “At” “et” “kara” para” gibi kısa sözcükleri birbiriyle karıştırma.

7) Okuma, Heceleme ve Yazmada Hata Yapma: Simetrik harflerin yazımını karıştırma (“d” yerine “b”); tersten okuma, harfleri baş aşağı şeklini algılama (“u” yerine “n”), harflerin yerini değiştirme.

Not almada ve bir sonraki bölümde neler olabileceğini tahmin etmede zorluk çekme.

8) İşitsel (Dinleme) ve Heceleme Sorunları: Disleksinin altında yatan neden, fonolojik işleme, sözcüğü işitme ya da görebilme onu farklı seslere ayırabilme ve her bir sesi sözcük oluşturacak harflere dönüştürme problemidir. Bu, çocuklar için özellikle okumayı zorlaştırsa da sık sık çocukların dinleme, açık ve doğru bir şekilde konuşma yetisini de etkilemektedir.

Belirtiler şunlardır: Hızlı talimatları anlamada ya da verilen talimatın kısımlarını hatırlamada sorun. İşitilen şeyi hatırlamada zorluk.

9) Düşünceleri Söze Dökmede Zorluk: Çocuk tereddütlü konuşabilir ya da cümleleri yarım bırakabilir.

10) Heceleri Karışık Söyleme: Anlatmak istediği şey için bozulmuş cümleler ya da benzer sözcükler kullanır.

11) Bozuk Konuşma: Çocuk anlatmak istediği şey için yanlış sözcükler ya da benzer sözcükler kullanır.

Kısa şiirler yazmada ya da kavramada zorluk çeker.

12) Fiziksel Belirtilere Bakın: Disleksi mekansal düzen ile ilgili sorunları da kapsar; dislektik çocuklar, motor becerilerle ilgili de sorun yaşar. Motor becerilerle ilgili sorunlar için yaygın belirtiler şunlardır:
Yazma ya da kopyalamada sorun. El yazıları okunmaz haldedir. Sık sık sol ve sağ; kavramlarını karıştırır.

13) Duyusal Ya Da Davranışsal Belirtiler: Dislektik olan çocuklar özellikle okulda akranlarına görece daha kolay okurken ve yazarken, bunu gördüklerinde sorun yaşarlar. Sonuç olarak bu çocuklar daha az zeki ya da bir şekilde başarısız hissederler.

Disleksi teşhisi konmadığı için;

Çocuğun öz saygısı düşüktür.
Çocuk geride kalır ya da depresiftir, sosyalleşmek ya da arkadaşları ile beraber olmak ilgisini çekmez.
Çocukta anksiyete gözlenir. Bazı uzmanlar dislektik çocuklarda anksiyetenin, en sık rastlanan duygusal semptom olduğunu ifade etmektedir.
Bu çocuklar sık sık, kendini öfke ile gösteren bir hayal kırıklığı yaşarlar. Yaşadığı öğrenme zorluğundan dikkatleri uzaklaştırmak için “oyunculuk” dahil olmak üzere davranış bozukluğu gösterir.
Odaklanma sorunu yaşarlar ve “aşırı aktif” ya da “gündüz düşü” yaşıyor gibi görünürler.

14) Engelleme Mekanizmaları: Dislektik olan çocuklar akranları, öğretmenler ve ebeveynlerinin olduğu ortamlarda okuma, yazma ya da konuşma ihtimalinin bulunduğu yerlerde bulunmaktan kaçınırlar.

Mahcup olma korkusu ile halka açık bir şekilde yüksek sesle okurken kendilerini kötü hissedebilirler.

Yetişkinlerde Disleksi Nasıl Anlaşılır?

15) Okuma ve Yazma İle İlgili Sorunlara Bakın: Uzun zamandır disleksi ile yaşayan yetişkinler çocukların yaşadığı problemlerin aynısıyla mücadele ederler. Yetişkinler arasındaki yaygın okuma ve yazma sorunları aşağıdaki gibidir:
Yavaş ve hata yaparak okumak.

Yanlış hecelemek. Dislektikler aynı sözcüğü yazının tek bir bölümünde çeşitli şekillerde hecelerler.

Yetersiz kelime haznesi.

Planlama ve organizasyonda zorluk, bilgi verme ve özetlemede problem yaşama.

Zayıf hafıza becerileri ve okuduktan sonra bilgiyi akılda tutma sorunu.

Bazı Becerilerin Ortalamadan Daha Gelişmiş Olup Olmadığına Bakın
Dislektikler okuma zorluğu çekseler de bu zeka eksikliği göstergesi değildir. Aslında dislektikler “becerili insanlardır” ve başkalarını okumakta sezgileri son derece yüksek ve etkilidir. Mekana ait düşüne becerileri son derece güçlüdür ve bu tür beceriler gerektiren mühendislik ve mimarlık gibi alanlarda çalışabilirler.

Olumsuz Sonuçlara Yol Açabilir
Yukarıdaki belirtilerden herhangi biri nedeniyle çocuğunuzda disleksi olduğunu düşünüyorsanız çocuğunuzun öğretmeni ve doktoru ile konuşun. Erken teşhis, dislektik çocuğun öğrenme soruları ile başa çıkmasına yardımcı olmak için önemlidir.

Dislektik çocukların karşılanmayan ihtiyaçları ileriki yaşamlarında olumsuz sonuçlara yol açabilir. Örneğin lise öğrencilerinin dörtte biri, lise eğitimini yarıda bırakmaktadır.

Dirim Yaşam Akademisi Başkanı Nuran Dirim Ayral:

“Bu çocuklar herkes kadar akıllıdır, sadece beyinleri farklı çalışır”

Disleksi, öğrenme güçlüğünün sadece bir tipidir. Öğrenme güçlüğü olan çocukların yüzde 80'i disleksi olduğu için genelde öğrenme bozukluklarının hepsine halk arasında ve medyada disleksi denmeye başlanmıştır.
Özgül öğrenme güçlüğü, bir çocuğun zekası normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen dinleme, düşünme, anlama, kendini ifade etme, okuma-yazma veya matematik becerilerinde yaşıtlarına ve zekasına oranla düşük başarı göstermesidir.

Disleksi, beynin çalışma biçimi ile ilgili bir sorundur ve öncelikle okuma zorluğu ile karakterize edilen bir öğrenme bozukluğudur. Disleksinin düşük zekayla ilgisi yoktur. Her ne kadar disleksi yaşam boyu süren bir durum olsa da tanı konulduktan sonra tedavi için herhangi bir ilaç kullanılmaz, yalnız eğitimle tedavi edilebilir ya da hafifletilebilir.

Disleksi olan bazı çocuklar öğretmenleri ve aileleri tarafından fark edilmediği zaman, ilgisiz ya da konsantrasyon güçlüğü yaşayan çocuk olarak adlandırılırlar. Disleksi zeka ya da motivasyon ile ilgili bir sorun değildir. Bu çocuklar herkes kadar akıllıdır. Sadece beyinleri farklı çalışır. Bu fark, bilgileri almayı ve işlemeyi etkiler. Ülkemizde öğrenme güçlüğü çok farkında olunan bir alan değildir. 2017 yılından itibaren televizyonlarda gösterilmeye başlayan kamu spotu yayınlarıyla halk tarafından duyulmaya başlanıp ilgi gösterilmeye başlanmıştır.

Birçok çocuk için disleksi okula başladıklarında ve akademik beceriler kazanmakta başarısız olduklarında göze çarpar. Yani çocukların ilkokula başladıkları ilk aylar çok önemlidir. Akademik belirtiler fark edilince, zaman kaybetmeden çocuğu bir uzmana götürmesi için aile öğretmen tarafından yönlendirilmedilir. Özellikle ilkokul birinci sınıf okutan öğretmenlere, bu konuda çok sorumluluk düşmektedir. Öğretmenlerin öğrenme bozukluğu hakkında bilgi sahibi olması ve yönlendirmesi hayati önem taşımaktadır. Çünkü öğrenme bozukluğu olan bir çocukta eğitim ne kadar erken başlarsa o kadar ilerleme kaydedilir.”
 
 
 
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.