Bölüm 8: Demek ki Hiç Problemimiz Yok!


Erol Harbi

Erol Harbi

Okunma 25 Haziran 2015, 18:30

Yazı Dizisi:
Opak Lens Yönetim Kurulu Başkanı
Erol Harbi’nin Kaleminden
“Sektöre Bakış, Sektöre Sesleniş”

Bölüm 8: Demek ki Hiç Problemimiz Yok!


Bölüm 1: Değişen Dünya

Bölüm 2: Optometri Nedir, Ne Değildir?

Bölüm 3: Ortak Akılla Bütünsel Faydayı Üretmek

Bölüm 4: Yasa Dışı Yaralarımız

Bölüm 5: Sağlık’lı Reklam ve Tanıtım

Bölüm 6: Optisyen Enflasyonu

Bölüm 7: Çağrı

 

Saygıdeğer Optik Gazete Okuyucuları,

Yedi hafta boyunca sektörümüzün yarası olduğunu düşündüğüm konularda, dilim döndüğünce bir yandan

yazdım, bir yandan da elimden geldiğince araştırma yapmaya devam ettim.

Bu süre boyunca siz sektör mensupları içinden yazılara yorum yapan, şahsıma özel olarak yazan veya beni arayanlar olduğunu bahsetmiştim. Arayanlar kervanına göz hekimlerinin de katılarak, optisyenlerin bu fikirde olduğunu bu yazılar sayesinde öğrendiklerini belirtmesi benim açımdan bu yazıların en keyif veren geri bildirimleri oldu. Bu destek ve ilgi için sizlere tekrar teşekkür ederim.

Gelin görün ki, son yazım bir çağrıydı, başlığıyla, içeriğiyle tam bir çağrı. Ama bu çağrıya nedense hiç icabet eden olmadı!

Bir kişi de çıkıp demedi ki; “şu sorunumuzu şöyle çözelim.”

Şaşırtıcı değil mi? Aynı zamanda üzücü.

*****

Demek ki sektörümüzün hiç problemi yok! Çözmek için düşünülmediğine, fikir üretilmediğine göre ortada sorun teşkil eden bir durum da yok…

3 federasyon, 1 konfederasyon, 3 kooperatif ve sayısı 20’yi geçmiş derneğiyle yapılanmış Optik Sektörünün Sivil Toplum Kuruluşları üyelerinden hiç biri, yazılı olarak bir fikir önermediğine göre, bizim bir sorunumuz yok.

Geleceğe optisyen yetiştiren programın olduğu 37 üniversitenin öğretim üyelerinin bir tanesinden gelen birtek yazılı öneri yok. Ne kendi haklarındaki yazıyla ilgili, ne de diğerleriyle ilgili yorum yok.

O 37 üniversitenin optisyenlik programında okuyan geleceğin optisyenleri diye andığımız gençlerimiz de sessiz…

Sayıları 5300’ü aşmış optik mağaza sahipleri ve çalışanları da çeşitli vesilelerle karşılaştığımızda bu yazılardan ne kadar faydalandıklarını anlatıyorlar ama onlar da çözüm aramaya gelince ortalıkta görünmüyorlar.

Ya optik mağazaları denetleyen İl Sağlık Müdürlükleri yetkilileri neredeler?

Hele Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu yetkilileri… Neredeler?

*****

Ben bu yazıyı böyle düşlememiştim ve şimdi yazarken üzüntüm daha da arttı.

Bu arada zannetmeyin ki bu çağrının cevapsız kalışı Optik Gazete’nin sözünü ettiğim sektörümüzün ekosistemi tarafından okunmayışı değil. Optik Gazete bu sözünü ettiğim ekosistemin büyük bir kısmı tarafından sürekli okunuyor. Ayrıca bu yazılar Optik Gazete’nin veri tabanındaki tüm eposta adreslerine, mobil telefonlarına mesaj olarak gönderiliyor, sosyal medyada paylaşılarak okurların dikkati çekiliyor. Biz her bir yazının okunma sayı ve süresini dikkatle takip ediyoruz.

Buradaki sorun okunmamasında değil, yazılmamasında… Konuşma anında herkesin bol miktarda dile getirdiği fikirin ve önerilerin, iş yazmaya gelince ortaya koyul(a)mamasında

Neden diye sormayacağım, çünkü bunun nedenlerini irdelemek bize bir şey kazandırmayacak. Ancak şaşkınlığımı ve üzüntümü dile getirmekten de geri durmayacağım. Çünkü bu ilgisizliğin, sektörümüze dair yaklaşan tehlikelerin öngördüğümüzden daha hızlı ve erken bir şekilde kendini hissettireceğinin habercisi olduğu muhakkaktır.

Daha önceki yazılarımı takip edenler bu tehlikelerin şahsım ve şirketlerim açısından büyük risk yaratmadığının detaylı açıklamasını okumuşlardır. Yazdığım konular asıl optik mağazalar için ve geleceğin optisyenleri için ciddi sorunlar arz etmektedir. Ancak ilgi gösterilmeyen bir konuda açıkçası daha fazla çaba göstermeyi de gerekli görmüyorum. Neticede bir konuya ilgi çekmek için ille de polemik çıkarmak gerekiyorsa; o, işin çok kolay yanı... Gelin görün ki Optik Gazete olarak yaklaşımımız daha çözüm odaklı olduğu için, ben de bu çizgiden ayrılmak istemiyorum.

*****

İki haftalık bekleme süresinin ardından “gelseydi şimdiye kadar gelirdi” diye düşündüğüm görüş ve önerileri almaktan ne kadar ümidi kesmiş olsam da, iyimserliğimden hala vazgeçmemiş biri olarak, “belki de şimdiden sonra…” diye umut etmeye devam ediyorum.

Bu yazı dizisini “çözümler” ortaya atılmadan kapatmak istemesem de şimdilik mecburi bir nokta koyarak sizlere “hoşçakalın, esen kalın” diyorum…

 

 

                                                                                       Hayri Erol Harbi

                                                                          Opak Lens Sanayi ve Ticaret A.Ş.
                                                                                  Yönetim Kurulu Başkanı

                                                                                          Optik Gazete
                                                                                  Yönetim Kurulu Başkanı

 

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Atilla karip - 2 yıl önce
Sevgili Erol bey
Mesleğin kişiliği ile dna sıyla oynandığından dolayı düşünme yetisini kaybetmiş durumda bu anlamda oda ve birlik konusunda cağrınızı
Avatar
Atilla karip - 2 yıl önce
Yenilemezi tekrar rica ediyorum oda ve birlik bu mesleğin tek kurtuluş noktasıdır